Cumartesi, 30 Aralık 2017 14:18

15 Temmuz Kahramanları ve Cezai Sorumluluk

Bakanlar kurulu 15 Temmuz darbe girişimine karşı koyan sivillerin cezai sorumluluklarının olmayacağına ilişkin kanun hükmünde kararname yayınlandı. Kararname ‘Resmi bir sıfat taşıyıp taşımadıklarına veya resmi bir görevi yerine getirip getirmediklerine bakılmaksızın 15/7/2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe teşebbüsü ve terör eylemi ile bunların devamı niteliğindeki eylemlerin bastırılması kapsamında hareket eden kişiler hakkında herhangi bir yargılama yapılamaz.’şekliyle ifade edildi.

CHP grup sözcüsü; “Bu madde silahlı sivil çete kurma maddesidir, kabul edilemez. Maddelerin iptali için Anayasa mahkemesine gideceğiz” diyerek maddeye karşı çıktı. Ömer Suha Aldan diye bir CHP’li vekil var ki ‘Benim bir sürü…var onları salarım sokağa anlayışı’ diyerek ağıza alınmaması gereken küfürlerle maddeyi eleştirdi. Başbakanımız Sayın Binali Yıldırım da “15 Temmuz darbe teşebbüsü ve devamında sokağa inen vatandaşlarımızda ilgili düzenlemedir. CHP’nin kafası karışık. Darbecilerin yanında mı yoksa darbeye karşı olanların yanında mı olacağız. Madde doğrudur. Bir değişikliğe gerek yoktur’ ifadeleri ile eleştirilere cevabı verdi. Kanun hükmünde kararnameyi ve bu konuda yapılan tartışmaların anlaşılması için yaşananların incelenmesine ihtiyaç var.

15 Temmuz darbe girişimi; ordunun içinde yuvalanan Fetullahçı Terör Örgüt’ünün ( FETÖ) bölücü PKK ve dış güçlerle iş birliği içinde devleti ele geçirme ve vatanı işgal hareketi idi. FETÖ’nün asker elbisesi giymiş teröristleri kendilerine emanet edilmiş Milletin silahlarını millete karşı kullandılar. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan Anayasanın kendisine tanıdığı Başkomutan sıfatı ile askerleri kışlaya davet ederken vatandaşları da meydanlara, sokaklara darbeye karşı koymaya davet etti. Vatandaşlar bu çağrılara uyarak ellerinde bayraklarla tankların, askeri araçların, silahların önünde durdu. Genel Kurmay Başkanı ve üst düzey komutanları da etkisiz hale getiren darbeciler vatandaşlarımız ve vatansever güvenlik güçlerimiz sayesinde etkisiz hale getirildi. Darbe girişimi bastırıldı. Darbe girişimi sırasında 250 şehit verdik, 3000’den fazla yaralımız vardı. Milletçe gazi olduk. Özellikle televizyonlarda görüntülerini izlediğimiz bazı sahneleri anlatmadan geçemeyeceğim. 15 Temmuz şehitler köprüsünü tutan asker üniformalı teröristleri kışlalarına dönmeye ikna etmek için bir grup insanımız ellerinde bayraklarla köprüye doğru yürüdü. Ellerinde bayraklardan başka bir şey olmayan bu insanlara karşı savaş helikopterleri ve mevzilenmiş askerler ateş açtılar. Burada da şehitlerimiz ve gazilerimiz oldu. Köprüyü daha fazla tutamayacağını anlayan asker üniformalı teröristler teslim olmak zorunda kaldı. Ancak darbe taraftarı olan bazı çevreler köprü çatışmasında palalı sivil kişiler ‘Mehmetçiğin kafasını kesti’ diye iftira atarak Suriye’de DEAŞ tarafından kafası kesilen askerin görüntüsünü sosyal medyada paylaştı.

Diyanet İşleri Başkanı’nın emri ile salalar vererek milletimizi darbe girişimine karşı direnişe davet eden müezzinler, bazı camilerimizde darbe taraftarları tarafından darp edildi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun 15 Temmuz’da ve sonraki bazı durumları var ki cevap bekliyor. Atatürk Hava Limanı tanklar tarafından çevrildiği için hava alanından çıkamayan Kılıçdaroğlu telefon görüşmesinden sonra tankların çekildiği noktadan arabası ile ayrılıp Bakırköy Belediye Başkanı’nın evinde saklandı. Kılıçdaroğlu hava alanından ayrılması için kim veya kimlerle irtibat kurmuştur? Sorgulanmalıdır? Daha sonra ‘kontrollü darbe’ diyerek darbeyi sulandırmak istemesi, FETÖ’cüler ve PKK’nın siyasi kanadını da yanına alarak darbe duruşmalarının yapıldığı dönemde sözde ‘Adalet’ yürüyüşünü yapması ne anlama gelmektedir? CHP’nin 15 Temmuz darbe girişimini durdurmak için kahramanca mücadele veren vatandaşlarımızın cezai sorumluluğunun olmaması ile ilgili kararnameye neden bu kadar sert tepki vermektedir? Daha önceki darbeleri nerede ise davul zurna ile karşılayan CHP, ilgili kararnamenin bundan sonraki darbe girişimleri için caydırıcı olacağını bildiği için mi kararnameye karşı gelmektedir? CHP’nin HDP ve aşırı sol gruplarla birlikte İstanbul Taksim’de ki Gezi Parkı ağaçlarını bahane edip ülkenin her yerinde etrafa zarar vererek yaptığı eylemler hala hafızalardadır. Bu eylemlerde özel ve kamuya ait araçlar ateşe verilmiş kaldırımlar ve trafik levhaları sökülmüş, resmi ve özel binalar hasar görmüştür. Gezi Parkı olaylarında Kılıçdaroğlu ve CHP’nin sözcülerinin beyanları ve halk hareketi adı altında kanun dışı kalkışma ile iktidarı devirme eylemleri hepimizin hafızasındadır. Gezi olaylarında etrafa zarar verenlerin kaçı yargılandı? Ne cezalar aldı? Gezi olaylarında kanun dışı eylemler yaparak güvenlik güçleri ile çatışanlara sahip çıkan Kılıçdaroğlu’nun CHP’sinin 15 Temmuz’da vatanını savunmak için göğsünü siper eden kahramanlarımızın cezai sorumluklarının olmayacağına ilişkin kararnameye karşı çıkmaları ne kadar da düşündürücü? Kılıçdaroğlu ve CHP üst yetkililerine Atatürk’ün Gençliğe Hitabesini anlayarak okumalarını öneriyorum. Anlayarak okuduklarında kendileri CHP zırhına bürünmüş, ancak Atatürk’ün ifade ettiği gaflet, delalet hatta hıyanet içinde bulunan kimse konumuna düşmüş olmuyorlar mı? 15 Temmuz’da kahramanlık gösteren sivil halkın yargılanmasını engelleyen kararnameye karşı çıkan Kılıçdaroğlu’nun CHP’si ne istiyor? Acaba cezalandırılmasını istediği; vatandaşı ezen tankı çalışamaz hale getiren vatandaşlarımız mı? Minarelerden vatandaşlarımızı teröristlere karşı birlik olmak için davet maksadıyla sala veren müezzinler mi? Vatan savunması için her durumda gençliğin (sivil halkın) harekete geçmesini isteyen Atatürk mü?

Vatan savunmasında şehit olan kahramanlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum. Vatan tehlikeye düştüğü zaman nice 15 Temmuz destanları yazacak kahramanlara selam olsun…

Okunma 112 defa
Mehmet İnkaya

This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.

Yorum Ekle

(*) ile işaretlenmiş zorunlu alanların tümünü doldurduğunuza emin olun. HTML kodları kullanılamaz.

asder logo

Adaleti Savunanlar Derneğinin ilkelerini benimsiyor ve her alanda "adalet"değerini temel alan kural ve uygulamaların gerçekleştirilmesi için mücadele çalışmalarına katılmanın gereğine inanıyorsanız; bizi takip edin...

E-Bülten

E-bültenimize üye olun. Haber ve duyurularımızı kaçırmayın.

Spam göndermiyoruz.

Bu sitede yer alan yazılar, makaleler, haberler yazarların sorumluluğundadır. © 2018 ASDER. All Rights Reserved.

Design & Development by JoomShaper