Salı, 06 Kasım 2018 11:32

Lawrence’ın Çocukları Her Taşın Altında Var?

Kasım ayının ilk günlerinde İslam dünyasının birleşmesi adına çok önemli adımlar atıldı. Geçtiğimiz yıl itibariyle başlayan Uluslararası ASSAM (Adaleti Savunanlar ve Stratejik Araştırmalar Merkezi) İslam Birliği Kongreleriyle İslam dünyasının çağın lideri konumuna gelmesi adına ciddi çalışmalar gerçekleştiriliyor. 

Bugün acımasızca katledilerek, stratejik planlamalarla birliği ve kuvveti elinden alınan Müslümanların birleştirici gücü olarak Türkiye’nin imkân sağladığı çalışmalar bu noktada büyük bir önem kazanıyor. 

Suriye’de, Filistin’de, Doğu Türkistan’da, Irak’ta, Mısır’da, Arakan’da ve ismi zikredilebilecek daha birçok İslam ülkesinde korkunç bir manzara ile karşı karşıya kalıyoruz. Jeopolitik konumları ve kültür zenginlikleriyle medeniyete ev sahipliği yapacak kudrette ve güzellikte bu Müslüman ülkeler uzun yıllardır savaşlardan, darbelerden, tehditlerden nefes aldırılmaz hale getirilmeye çalışılıyor.

Türkiye’nin bu hususta esas önem kazanan konumu ise İslam dünyasını birleştirici bir kuvvet ile mazlum coğrafyaları, İslam ülkelerini tek çatı altında toplamak. İşte bu gaye ile Müslümanların ortak bir çatı altında toplanmasına imkân sağlayarak uluslararası anlamda bir İslam Birliği Kongresinin Türkiye’de düzenlenmiş olması dünyaya net bir mesaj veriyor. ASSAM’ın vesile olduğu bu kongre ile İslam’ın ortak sesini duyurmak mümkün oldu. 

Bu yıl kongrede işlenen ‘’İslam Birliği için Ekonomik İşbirliği Usul ve Esaslarının Tespiti’’ ana teması da Türkiye’nin son dönemde dış kuvvetler tarafından yoğun bir baskı altında tutulduğu ‘’Ekonomik Darbe’’ girişiminin üzerine bir cevap niteliğinde oldu. 

Faizle ilerleyen ve kapitalist bir sistem üzerine kurularak zenginin malına mal katan, fakiri de fakirleştiren düzenin İslam inancına ters düştüğünün söylenmesine gerek var mıdır? Bizler imanın şartları gereği paylaşmayı ve paylaştıkça çoğalacağına inanan bir felsefi düşünceyi benimsemiş Müslümanlar olarak İslam’da ortak bir ekonomik modelin uygulanması gerektiği inancında olmalıyız. 

Bugün parayı elinde tutan ve para ile gücünü ilan eden faizcilerin boyunduruğu altında tutulan mazlum ülkelerin sesi olmak adına İslam dünyasına kazandırılması gereken mühim meselelerden yalnızca biridir ekonomi… 

Ne yazık ki para, yeryüzünde manevi duyguların ötesine geçmiş ve gücü elde tutmak isteyen kimselerin öncelikli kazanımı olması kaçınılmaz hale gelmiştir. Belki yeryüzünün bu düzenini değiştirmek, belki de yeryüzündeki bu adaletsiz düzeni değiştirmek için İslam dünyasının da gücü elde etmek adına daha çok çalışması şarttır. 

Müslüman ülkeler geniş yatırımlara elverişli fakat uğradığı zulümlerle önüne set çekilmiş bir vaziyette. Bu vaziyeti değiştirmeye ise her bir Müslüman bireyin önce kendi çevresinden çalışmaya başlayarak şehrine, ülkesine ve Orta Doğu, İslam coğrafyasına yayması bir gereklilik halini almıştır. Gücü elde etmek için paranın elde edilmesi gereken bu dönemde gücü İslam dünyası adına elde etmek bizlerin boynunun borcudur. 

İslam dünyası bunca dert ve keder ile kanla, başla mücadele ederken bazı İslam ülkelerinin de içler acısı halini dert edinmek yine bizlere düşüyor ne yazık ki… Suudi Arabistan’ın İslam ve dış politikalarının doğruluğu sınırsız tartışmalara sebep olmakta. Gücü elde edip, İslam dünyası adına mücadele edip tarihe adını şanlı harflerle yazdırıp, Allah’ın rızasını kazanmak işin ucundayken, gündelik ihtiyaçların derdiyle yanıp da birilerinin himayesi altına girerek bir mücadele vermeyerek tarihe adını kara bir lekeyle yazdırmak nedendir? Sorarım…

Doğu medeniyeti ki; şefkati, merhameti ön planda tutarak yıllar boyu ülkeler, kıtalar üzerinde halklarını memnun tutmuş ve insanlığa büyük dersler veren bir tarih bırakmıştır ardında. Ne zaman ki, Batı’nın gaddarlığına maruz kalınarak bu altın medeniyet yok edilmek için kanla, gözyaşıyla yıkanmış, o zaman bir şeyler ters gitmeye başlamıştır. Haçlı batı her zaman görevini yerine getirmeye çalışmış ya biz? Birbirimizle uğraşmaktan gerçeklere kör olan zihniyete ne diyelim. Her zaman düşmanın görevini yaptığı gibi ülkemizde maalesef Lawrence’ın çocukları görevlerini fazlasıyla yapmaktadır, ana muhalefet ve yandaşları utanmasa Lawrence’ın mirasına ve temsilciliğine soyunacaklar, Allah akıl fikir versin. Dünya Müslümanları umudunu Türkiye ve Sayın R.T Erdoğan’a bağlarken birileri de nasıl zarar verebilirim derdinde iken anlaşılan daha çok işimiz var.

Türkiye’nin ve İslam dünyasının, İslam coğrafyalarında bugün varılan noktanın sebeplerini en ince ayrıntısına kadar araştırması ve birleştirici bir çözüm üretmesi, çözümleri uygulaması gerekmektedir.

...

http://www.yeniakit.com.tr/yazarlar/sabri-balaman/lawrencein-cocuklari-her-tasin-altinda-var-26369.html?utm_source=partners&utm_medium=gazeteoku.com&utm_campaign=feed

Okunma 142 defa
Sabri BALAMAN

This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.

Yorum Ekle

(*) ile işaretlenmiş zorunlu alanların tümünü doldurduğunuza emin olun. HTML kodları kullanılamaz.

asder logo

Adaleti Savunanlar Derneğinin ilkelerini benimsiyor ve her alanda "adalet"değerini temel alan kural ve uygulamaların gerçekleştirilmesi için mücadele çalışmalarına katılmanın gereğine inanıyorsanız; bizi takip edin...

E-Bülten

E-bültenimize üye olun. Haber ve duyurularımızı kaçırmayın.

Spam göndermiyoruz.

Bu sitede yer alan yazılar, makaleler, haberler yazarların sorumluluğundadır. © 2018 ASDER. All Rights Reserved.

Design & Development by JoomShaper