Perşembe, 01 Mart 2018 12:01

Lojmanımıza saklanarak giriyorduk

Eşi başörtülü olduğu için 1998’de YAŞ kararlarıyla TSK’dan atılan Hakan Şimşek, “Kendi lojmanımıza taksi tutarak, havanın kararmasını bekleyerek, eşimizi arka koltukta gizleyerek, girmeye çalışıyorduk” dedi.

Star

Şubat sürecinde tüm baskılara rağmen inancından taviz vermediği için TSK’dan ihraç edilen Lojistik Astsubay Kıdemli Üst Çavuş Hakan Şimşek yaşadıkları sıkıntıları anlattı. Henüz 30 yaşındayken 1998’da Hasdal Kışlası’ndaki görevinden, Olağanüstü Yüksek Askeri Şura (YAŞ) kararlarıyla ordudan ihraç edilen 4 çocuk babası Hakan Şimşek (50) Türk Silahlı Kuvvetlerine(TSK) 14 yaşında girdiğini 15 yılını bu ulvi görevde geçirdiğini kaydetti.

TEK TEK FİŞLEDİLER

Maruz kaldıkları baskılardan örnekler veren Hakan Şimşek, “ Bugün havsalamızın almayacağı, bireysel ibadetten tutun da, eşinizin başörtülü olması, içki içmemesi, balo, batı tarzı bir takım sosyal faaliyetlere katılmaması gibi hususlar bile fişlemek için yeterli sayıldı. Kişisel yaşantısından dolayı bir çok kesimle birlikte TSK’da görev yapan subay, astsubayda  fişlendi, baskıya maruz kaldı. Yargısız, sorgusuz, sadece ilk amirlere verilen talimatlarla belirlenmiş standartlar doğrultusunda TSK’ dan ilişiği kesildi. TSK’ dan o dönemde ihraç edilen 2 bine yakın personelin hepsi malasef ordusuna, milletine, vatanına faydalı, askeri geleneklere bağlı, disiplinli başarılı bir çok kesim ihraç edildi.”

1996 yılına kadar görev yaptığı yerlerde hiçbir sorunlar karşılaşmadığını aktaran Şimşek, “Hakkımda bir takım soruşturmalar, fişlemeler yapıldığını biliyordum ama bizim gizleyecek bir şeyimiz yoktu, kişisel yaşamımıza devam ettik. Ama 1997’den sonra kurumsal fişlemeler, ikna odasını, karargahlarda yaşıyorduk. Çeşitli sorgulamalara tabi tutuluyorduk. ‘Eşinin başı neden örtülü, açsan olmaz mı?’, ‘Sosyal içkili faaliyetlere de neden katılmıyorsun?’ Neden içki içmiyorsun, zararlı olduğu için mi yoksa, içkinin haram olduğuna mı inanıyorsun’ alt seviyede spesifik sorulara kadar iniliyordu.  En travmatik yaşadığım hadise ise  oturduğum lojmanlara eşimin başörtülü olarak girememesiydi. “Kapıda eşinizin bu kılıkla içeri girmesi yasak” deniliyordu. Neden yasak diye sorduğumuzda, “Emir bu şekilde” deniliyordu. Kendi lojmanımıza taksi tutarak, havanın kararmasını bekleyerek,eşimizi arka koltukta gizleyerek, lojmanımıza girmeye çalışıyorduk. Eşlerimiz artık lojmandan dışarı çıkmak istemiyordu. Çıkarlarsa fişlenip bizlerin işinden olacağını düşünüyorlardı. O korkuyu eşime hiç yaşatmadım. Saklayacak bir şeyimiz yoktu”ifadelerine yer verdi.

EVİME SOKULMADIM

 Hakan Şimşek, “Eşime, ‘Sen benim inancımın sancağısın, sen benim yanımda olacaksın, atılacaksa takdiri ilahi’ demiştim. Yaşantımıza devam ediyorduk. 1998 Haziran ayında akşamleyin lojmana girerken önümüz kesildi. ‘Giremezsiniz’ denildi, ben de ciddi bir tepkiyle kimliğimi nöbet kulübesine bırakarak, ‘Burası benim, burada  yaşıyorum, ailemi de bu şekilde taciz edemezsiniz’ deyip girdim. 1 ay geçmeden de TSK’dan ihraç edildim. Bilgi edinme yasası çerçevesinde aldığım verilerde bu maddeler yazıyordu. Eşinin başının örtülü olmasında direndiği, lojmana girilmesine yasak olduğu halde direnç gösterdiği, karşı koyduğu, disiplinsiz davranışlarda bulunduğum şeklindeki gerekçelerle ordudan atıldık” dedi.

BÇG İLE FETÖ İKİZ KARDEŞ

“Bizim darbeyi getiren nedenleri çok iyi irdelememiz gerekir. TSK’da  bu fişlemeyi yapan Batı Çalışma Grubu(BÇG) o gün, TSK’da FETÖ yapılanmasına zemin hazırlamıştır. FETÖ o dönemde, bu baskılar karşısında gizleyerek, başını aç denilmiştir açmıştır, içki de içmiştir, yaşantısının tamamını yer altına indirmiştir. Bunun bir sonucu da olacak 15 Temmuz’da TSK’da bir yapılanmanın nasıl oluştuğuna şahit olduk. BÇG ve FETÖ bana göre aynı ananın rahminde büyümüş ikiz kardeştir. Ve 15 Temmuz, yolunun taşları 28 Şubat sürecinde döşenmişti. O dönemin darbeci vesayetçi BÇG ve FETÖ’nün uşaklarının amacı bir gün halka kurşun sıktırabilecekleri komuta kademelerini oluşturmaktı. Ve bunu başardılar. 28 Şubat sürecinde biz derdimizi kimseye anlatamadık. Herkes, ‘Namaz kıldınız, şu kitabı okudunuz’ deyip kılıfına uydurup atıldınız dediler. Bunu yıllarca anlatmakta zorlandık.”

Okunma 240 defa
ASDER Genel Merkezi

This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.

Yorum Ekle

(*) ile işaretlenmiş zorunlu alanların tümünü doldurduğunuza emin olun. HTML kodları kullanılamaz.

asder logo

Adaleti Savunanlar Derneğinin ilkelerini benimsiyor ve her alanda "adalet"değerini temel alan kural ve uygulamaların gerçekleştirilmesi için mücadele çalışmalarına katılmanın gereğine inanıyorsanız; bizi takip edin...

E-Bülten

E-bültenimize üye olun. Haber ve duyurularımızı kaçırmayın.

Spam göndermiyoruz.

Bu sitede yer alan yazılar, makaleler, haberler yazarların sorumluluğundadır. © 2018 ASDER. All Rights Reserved.

Design & Development by JoomShaper