Çarşamba, 17 Ağustos 2011 09:59

İsmail CEVAHİRLİ’nin hukuk zaferi

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ

KARARI İLE İLGİLİ ÖZET BİLGİLER

 

 

1) Olay tarihi : 31.03.2002

Olay yeri    : Sıhhiye Ordu Evi /Ankara

Olayın Kısaca özeti : Ben TSK dan 1996 yılında kendi isteği ile emekli olmuş Kd.Binbaşıyım. Bolu/Gerede de Serbest Avukatlık yaptığım yukarıda belirtilen tarihte,sağlık nedeniyle bir gece kalmak üzere ordu evine gidilmiş,iki kişilik bir odaya  yer tahsisi yapılmıştır.Diğer oda arkadaşı görevde olan hakim bir albayın saat 22.00 sıralarında TV de maç seyretmesi  ve odanın çok dar seccade serecek yer olmaması  nedeniyle,çantamda olan  özel seccadem çıkarılmış,antrede yalnız kat görevlisinin oturduğu , koltukların ve çamaşır makinasının bulunduğu bölümde namaz kılmak isteğim görevli askere iletilmiş,asker , nöbetçi amirine  sorup gelmiş , “müsaade etmediğini” söylemiştir.Belirtilen saatte dışarıdaki tüm mescitlerin kapalı olması ve ordu evinde de mescit için ayrılmış özel  bir bölümün olmaması nedeniyle ,ordu evinin son kat merdiven boşluğunun sahanlığında, sokak ışıkları ile aydınlanan beton zeminde, kimsenin görmediği  bir yerde , özel seccadem  serilerek yatsı namazı kılınmıştır.Namaz sırasında Nöbetçi Amiri olay yerine  gelmiş,kimliğim istenmiş,birlikte resepsiyona gidilmiş, önce hemen çıkış işlemi yapılmasını istemiş,sonra fikir değiştirerek ,görevli askere yarın sabah “ çıkış işleminin  yapılmasını” emir vermiştir.Bir gün sonra  çıkış işlemi yapılmış ve  olay Ordu Evi Md.Albaya sözlü olarak  tarafımdan iletilmiş,ancak kendi personelini savunmuştur.

 

2) 01.07.2002 tarihinde Ordu evine GİRİŞ YASAĞI  SÖZLÜ OLARAK aynı binbaşı tarafından tarafıma tebliğ   edilmiştir. YAZILI EMİR,Genelkurmay Başkanlığınca şahsıma tebliğ edilmemiş ve emir, aynı binbaşıda olmasına rağmen sureti de  şahsıma verilmemiştir.

 

3) 24.12.2002 tarihinde Ank.Adliyesindeki bir duruşma nedeniyle akşamdan Sıhhiye ordu evine gittim,Subay Kimliğimi göstermeme rağmen ordu evine alınmadım.O tarihten sonra da, bir daha ordu evinde konaklama taleplerim kabul edilmemiştir

 

4) Bu nedenle,09.01.2003 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde,Milli Savunma Bakanlığı aleyhine  idari işlemin İPTALİ  DAVASI açılmıştır.

 

5) AYİM 03 Ekim 2003 tarihinde (2003/67) sayılı kararı ile davayı  reddetmiştir. ( Bu mahkemenin (5) kişiden oluşan mahkeme heyetinin (3) ü hakim sınıfından,(2) si hakim olmayan Jandarma ve Piyade sınıfından idi.)

 

6) 03.04.2004 tarihinde,Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ncı maddesinde yer alan Adil Yargılanma Hakkı ile 9 ncu maddesinde yer alan Düşünce Vicdan ve Din Özgürlüğü ili ilgili maddelerine aykırı hareket edildiği gerekçesi ile AİHM de (Strazburg) DAVA açılmıştır.(15067/4)

 

 

7) AİHM,önce taraflara DOSTANE  ÇÖZÜM önermiştir.

Bu öneri tarafımdan KABUL edilmiş,ancak,Davalı İdare(HÜKÜMET) tarafından REDDEDİLMİŞTİR.

 

8) AİHM,19 EKİM 2010 tarihinde davayı KABUL  ederek,davalı İdareyi(hükümeti) MANEVİ TAZMİNAT ödemeye mahkum etmiştir.

 

-------------------------

 

SORU : Şu anda neler hissediyorsunuz ?

CEVAP : Mutluyum.Sonuçta uzun soluklu bir mücadele olmuştur.(2002-2010)

Hak, kısmen yerini bulmuştur.AİHM nin, Din ve Vicdan Özgürlüğü  ihlali ile ilgili davalarda TARAFLI davrandığını düşünüyorum. Örneğin mahkeme, kürt vatandaşlarımızla ve azınlıklar ile ilgili davalarda, daha adil kararlar verebilmektedir.

 

SORU : Mahkeme, sizi  hangi yönlerden  haklı buldu ?

CEVAP: AİH Sözleşmesinin 6 ncı maddesinde yer alan ADİL YARGILANMA HAKKINA aykırı hareket edildiği için haklı bulmuştur.AİHM , Davalı İdarenin Askeri Yüksek İdare Mahkemesine GİZLİ  BELGE sunmasını ve buna mağdurun ulaşamamasını hukuka  aykırı bulmuştur.

AİHM ,silahlarda eşitlik prensibine azami şekilde riayet etmektedir.

 

SORU : Bu dava sırasında sizi üzen bir şey oldu mu?

CEVAP :Evet oldu.O da şudur.Ak parti gibi bir hükümetin iktidarında, mahkemenin

Sunduğu DOSTANE  ÇÖZÜM önerisinin kabul edilmemesi olmuştur.

 

SORU : Benzer uygulamalara maruz kalan arkadaşlarınıza tavsiyeleriniz nelerdir.

CEVAP : Hiç korkmadan  ve yılmadan haklarını arasınlar.Hak aramak için Avukat olmak gerekmiyor.Belli şart ve kuralları var,katlanılabilir masrafları var.Ancak en önemlisi sabırla beklemek ve takip etmek  gerekiyor.Meslektaşlarımıza, mahkeme safahatı ile ilgili olarak, her zaman  yardımcı olmaya  hazırım.

Teşekkür ederim.

 

Av.İsmail CEVAHİRLİ

(Em.Öğ.Kd.Binbaşı)

 

EKİ      :

AİHM nin Hüküm  sayfası kapağı

İLETİŞİM :

GSM : 0536 442 51 48

 

Not: Basın açıklamasındaki nota, sadık kalınması  önemle rica olunur.

AHM_2

Son Düzenlenme Pazartesi, 19 Mart 2012 16:07
ASDER Genel Merkezi

Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

6 yorum

  • Yorum Linki Fatih ÇOBAN Salı, 23 Ağustos 2011 09:37 yazan Fatih ÇOBAN

    Merhabalar.
    Tebrikler İsmail bey.
    Allah razı olsun.
    Müspet düşüncede olduğunuz, hakkınızı aradığınız, hislerimize tercuman olduğunuz için.
    Sizin AİHM kararına göre, aynı durumdaki diğer mağdurlar da maddi veya manevi hak sahibi olabiliyor mu acaba?
    Bilgi verirseniz memnun olurum.
    Ben o durumda değilim ama emsal oluyorsa onlar da belki ilgili yerlere başvurarak haklarını alırlar.
    Bu adil yargılanmanın ihlali yönündeki karar, TSK dan YAŞ kararıyla değil de disiplin yoluyla üçlü kararnameyle ihraç edilen ve AYİM de davalarını zaten kaybeden, ancak YAŞ yasası kapsamı dışında görülen mağdurlar için, bir umut ışığı olabilir mi acaba?
    Çünkü AYİM sadece idari yönden ilişik kesmeyi inceliyor sebebe bakmıyor ve mağdur personeli de neticede haksız bularak bilgi belge de vermeden mağdura sonuçlandırıyor davaları.
    Bu yönde AİHM e açılan dava var mı, varsa dava kazanılırsa diğer tüm mağdurlar hak sahibi olur mu acaba? Teşekkür ederim.

    Raporla
  • Yorum Linki ahmet ERBEK Pazar, 21 Ağustos 2011 22:20 yazan ahmet ERBEK

    Kararlı mücadelenizden dolay tebrik eder saygılarımla

    Raporla
  • Yorum Linki ahmet ERBEK Perşembe, 18 Ağustos 2011 20:56 yazan ahmet ERBEK

    İsmail beyi tebrik ederim. Bende 28 şubatta bu yana hukuk mücadelesi veriyorum. Bazen el kapılarında hukuk aramak işe yaramayabiliyor. Ve oralarda hak aramak zoruma gidiyor. Hukuk devleti olmak kağıt üzerinde olmamalı. Düzen bazen kendi koyduğu kanunları hiçe sayabiliyor. Kapansın el kapıları açılmasın bir daha ............. Saygılarımla

    Raporla
  • Yorum Linki naim Çarşamba, 17 Ağustos 2011 22:30 yazan naim

    Tebrikler Hak sönuna kadar aranmalıdır.Çünkü ö tür insanlar her şeyi yapabilecek kapasiteleri kendilerinde uygun gorüyorlar

    Raporla
  • Yorum Linki mete Çarşamba, 17 Ağustos 2011 11:53 yazan mete

    Tebrikler İsmail Bey,
    Yapılan haksızlık ve usulsüzlükleri sineye çekmeyip bu şekilde mücadele edilse, değil TSK da tüm ülkede haksız, keyfi uygulamalar son bulur.
    Sizin elde etmiş olduğunuz bu karar herkese emsal olacaktır.

    Raporla
  • Yorum Linki Abdullah SELÇUK Çarşamba, 17 Ağustos 2011 11:34 yazan Abdullah SELÇUK

    İsmail CEVAHİRLİ beyi,sabırli ve kararlı mücadelesinden dolayı tebrik ediyorum.....

    Raporla

Yorum Ekle

(*) ile işaretlenmiş zorunlu alanların tümünü doldurduğunuza emin olun. HTML kodları kullanılamaz.

asder logo

Adaleti Savunanlar Derneğinin ilkelerini benimsiyor ve her alanda "adalet"değerini temel alan kural ve uygulamaların gerçekleştirilmesi için mücadele çalışmalarına katılmanın gereğine inanıyorsanız; bizi takip edin...