Kardeş Azerbaycan'da Başörtü Yasağı Hakkında Adaleti savunanlar Derneğinin Bildirisi
7 temmuz 2026'da Azerbaycan milli meclisinde eğitim mevzuatına kıyafet Birliği adı altında yeni yasa ilave edildi. 21 Eylül'de ise bu kanun gerekçe gösterilerek Azerbaycan bakanlar kurulu tarafından kıyafet standardı sağlamak bahanesiyle tek tip kıyafet zorunlu hale getirildi. Böylece başörtüsü tek tip kıyafette engel sayılarak okullarda öğretmen ve öğrencilere başörtüsü yasağı getirildi. Başörtüsü laik devlete tehdit ve tehlike olarak gösterildi. Ancak iktidarlara karşı en büyük tehdit ve tehlikenin vatandaşlarının haklarına konulan yasaklar olduğu unutuldu.
Bu yasakcı zihniyeti bizler Türkiye'de de görmüştük. Türkiye'de başörtüsü yasağının 28 Şubat 1997 tarihinde düzmece gerekçelerle nasıl başlatılıp sürdürüldüğünü biz adaleti savunanlar çok iyi biliyoruz. Bu süreçte başörtülü olan öğrencilerin eğitim görmeleri engellendi. Kamu kurumlarında başörtülü olan görevlilerinin işlerine son verildi. Başörtülü olanların kamu hizmetlerinden dahi yararlanmaları yasaklandı.
Bin yıl sürecek denilen yasaklamalar 10 yıl bile sürmedi. 28 Şubat'ın güçlü liderleri olarak gösterilen darbeci generaller yargılandı. 21 generale müebbet hapis verildi.
Azerbaycan halkı bizim kardeşimizdir. İlham Aliyev'in Azerbaycan'lı kardeşlerimizin İslam inanç ve yaşayışlarına karşı eğitimdeki yasakçı tutumu kabul edilemez. Eğitim almak evrensel insan hakkıdır engellenemez. Devlet vatandaşlarına karşı ayrım gözetmeden eğitim hizmeti vermek zorundadır.
Birleşmiş Milletler salonunda soykırımcı Netanyahu konuşurken salon neredeyse boşalmışken Azerbaycan temsilcisinin salonu terk etmemesi bizi derinden yaralamıştı. Şimdi de Azerbaycan'ın eğitimde bölücü karar alarak uygulaması karşısında Azerbaycan halkının feryadları yaralarımızı tekrar kanatmıştır.
Başta ilham Aliyev olmak üzere Azerbaycan yönetimine çağrımızdır; eğitimde başörtüsü yasağından vazgeçiniz, vatandaşlarınızın feryadına kulaklığınızı tıkamayınız. Yasaklamanızın arkasında ittifak yaptığınız siyonist İsrail devleti görünüyor. İsrail bir din devletidir tahrif edilmiş Tevrat'la yönetilmektedir. Son 3 yılda Gazze'de şehit edilen çoğu kadın ve çocuk 75.000 insanın katilidir. Dünya kamuoyu tarafından lanetlenmiştir. Her türlü dini sembol İsrail'in eğitim kurumlarında serbesttir.
Dileğimiz kardeş Azerbaycan'ın laiklik anlayışını dinsizlik olarak algılamasından vazgeçmesidir. Kargaşa içinde bir Azerbaycan kurulma aşamasında olan Türk İslam birliğine zarar verebilecektir. Zaten siyonist İsrail'in ve yandaşlarının da istediği budur.
Başörtüsü eğitimi engel değil başörtüsünü engel gören anlayış adalete engeldir.

