PSİKOLOJİK HAREKATIN SİYASİ BOYUTLARI
Ülkede siyasi gündem canlı…
Nedeni mi? Türkiye bölgesinde etkinleşiyor. Ben de “ABD-İsrail eksenli Psikolojik taarruzlara hazır olun!” demiştim. Diyorlar ki: “EKSEN KAYMASI” Doğru… Ama 2’nci Abdulhamid Han’dan sonra ülkemiz eksenine oturuyor. Bölgesinde ve dünyada Etkin ve Başat Ülke olma yolunda özellikle Dış İşleri Bakanı Ahmet DAVUTOĞLU’undan sonra ciddi bir gayret gösteriyor.
Tüm bunların karşısında siyasiler nasıl duruyor peki? CHP bir şey olmamış gibi yapıyor. Hatta ülkenin ekseni gidiyor diye nara atıyor. Çaresizliği ise şurdan, 28 Şubatçılar Avrasyacı takılıyorlardı. Ergenekon’cularda. CHP’de onlarla ağız birliği etmenin, avukatlığa soyunmanın sıkıntısını çekiyor. İktidar son anlaşmalarla dedi ki; “-Alın size Avrasya Birliği”. Ama görünen o ki, etkin dış politika onların derdi değil. MHP mi? Anayasa değişikliği paketine sadece karşıydı. Aktif dış siyaset konusunda da bir fikri yok. Eskiler “Türk Birliği” derdi, “Turan” derdi. Bunlar da yok. BDP ise, Güneydoğu ve Kuzey Irak elinden kaçıyor diye çok tedirgin. Peki kim makul siyaset yapıyor?
AK PARTİ
CHP, MHP ve DP’de neler oluyor? Kim nereye yönlendiriyor?
CHP geleneksel laikçi söylemlerini yumuşatıyor, devletin üst yargı organlarını kullanma ve bürokratik kralın adamlarından medet umma ve onları kullanma yerine “Halkçı!” söylemlerle zemin oluşturuyor. MHP ise CHP ile yakınlaştırılıyor. Genel seçimlerden sonra bir koalisyon olabilir ümidi üfleniyor AKPARTİ karşıtlarının kulağına… DP ise CİNDORUK ve DEMİREL’le CHP’den daha şahin, daha laik. Bu ikili halka gerçek yüzünü 28 Şubattan bu yana net olarak gösterdi aslında. DP’nin eski başkanı Süleyman SOYLU muhafazakardı ve SP ile seçim ittifakı bile yapabilirdi. Şimdiki kadro CHP-MHP-DP ittifakına hazırlanırlar. ABD’ne yakın bir çizgi diye değerlendiriyorum. OBAMA ve İsrail Türkiye’den emin olmak istiyor. Bu ittifak ABD’nin son ümidi gibi görünüyor. Otobanda DP’nin reklamlarını görünce şunu düşündüm. “Değirmenin suyu bir yerlerden geliyor?” STK yapılarının toplumsal hareketlerine ve medyanın son yönlendirişlerine dikkat edin.
Eksen kayması eleştirisi, Türkiye maceraya sürükleniyor kaygısı, toplumun öğretilmiş ve şartlandırılmış korkaklığı kullanılmaya çalışılıyor. Oysa Türkiye’nin aktif dış siyasetinden bölgedeki rakipleri rahatsız. Yeni atanan MİT Müsteşarı İsrail gizli servisi MOSSAD’ı bile tedirgin etti. Dolayısı ile kasıtlı yayılan endişe ve korkulara dikkat edilmelidir. Bunların tamamı maksatlıdır.
Eylemlere ve süikastlere dikkat! Verilecek siyasi rüşvetlere de…
Bu aşamadan sonra sansasyonel eylemlere ve işlenebilecek menfur süikastlere dikkat edilmelidir. ülkede siyasi katılımcılık ve istikrar devam etmektedir. Bu başta büyük devletler olmak üzere bölgedeki güç odaklarının işine de gelmemektedir. Siyasi cinayet ve karışıklıklar bölge ülkeleri açısından en büyük handikaplardan biridir. Dışarıdan Milli zemine düşman STK’na ve bir kısım siyasi partilere akıtılacak paralara ve sonuçlarına karşı da halkımız çok uyanık olmalı, iç karışıklık çıkartmak isteyenlere karşı da oy kullanırken de sorumluluklarının bilincinde davranmalıdır.
Halil MERT
(E) Topçu Yarbay
Strateji Uluslararası İlişkiler ve Yönetim Uzmanı

