Çarşamba, 21 Mart 2012 00:00

Çanakkale Zaferi Anısına

Değerli Dostlar, Bu yıl Çanakkale zaferinin 96’nci yıl dönümünü anıyoruz. Dünya komuoyunun Gelibolu seferi olarak tanımladığı, Çanakkale Zaferi’nin önemine yönelik hususlara değinmeden önce tarafları harbe hazırlayan gelişmelerin gözden geçirilmesinde fayda görüyorum.

            13. Yüzyıl ortalarında Rumeli’ye geçişimizle tarihimizde yer alan Çanakkale’nin, milletlerarası ilişkilere konu olması 18. Yüzyıl ortalarında başlamaktadır. Bu tarihe kadar Akdeniz ve Karadeniz tam hâkimiyetimiz altında kalmış, boğazlar bir iç suyolu mahiyetini taşımıştır. Ancak 18. Yüzyıldan itibaren Rusların Karadeniz’e inmeleriyle bu devir sona ermiştir.

            Çanakkale 19. Yüzyıl başlarından itibaren muhtelif uluslararası emperyalist, işgalci nitelikli konferansların paylaşılma konusu olmaya başlamış, sıcak denizlere bir çıkış yolu arayan Rusya boğazlara göz dikmiş, İngiltere’de Akdeniz’deki menfaatlerini ve buradan geçen imparatorluk yollarını korumak maksadıyla, Rusya’ya karşı cephe alarak, o tarihlerde yanımızda yer almıştır.

            Ancak 1. Dünya Savaşında, Osmanlı Devletinin Yavuz ve Midilli oldu-bittisi ile harbe katılmasından 10 gün sonra, İngiltere, Almanya’yı iki cephede savaşmaya mecbur kılmak, Osmanlı İmparatorluğu’nu çökertmek ve boğazlar meselesinin Rusya lehine çözümünü sağlamak maksadıyla, Fransızları da yanına alarak, boğazın ele geçirilmesi yolunda, tarihte eşine az rastlanır bir birleşik donanma ile Çanakkale Boğazı önlerine dayanmıştır.

            Uzun yıllar boyunca atıl kalmış köhne Osmanlı Donanması, Haliç’ten çıktıktan 3 yıl sonra, henüz tam bir muharebe deneyimi elde etmemişken, İtalyanlarla Trablusgarp, müteakiben Balkan Harbini yaşamış ve bu harplerin yaralarını sarmakta olduğu sırada İtilaf Donanmasını durdurma vazifesi ile karşı karşıya kalmıştır. Donanma, mevcut durumu ile bu görevi yapamazdı. Ancak kaderin bir tecellisi olarak, büyük düşman donanmasına ilk dur diyen denizden topladığı 26 mayınlık yüküyle mütevazı Nusret Mayın Gemisi olmuştur Churchill’inde hatıralarında değindiği gibi “-Bir savaş gemisinin pergel ve pusulaları dünyada o güne kadar rastlanmadık kanlı muharebelere yol açmış; neticede kazanan inanç, azim, fedakârlık ve yaratıcı fikir olmuştur.”

            Bütün dünyada yankı uyandıran ve büyük donanmanın prestijine darbe indiren bu hizmetin neticesinde müttefikler, Ortadoğu’da geniş ve olumsuz politik etkileri olabileceği korkusuyla, donanmayla zorlayarak geçemeyeceklerini anladıkları boğazı bu sefer karadan ele geçirmeye karar vermişler, ancak kader bu kez de karşılarına, imanı ve vatan sevgisiyle bir irade abidesi olan Mehmetçiği çıkarmıştır.

            Savaşa karar verenlerin nasıl olsa yetersiz dedikleri, iki harpten yenik çıkmış, silahları eski, cephanesi kıt orduyu değerlendirirken gözden çıkardıkları Türk’ün kararlılığı, iradesi, imanı ve vatanseverliği olmuştur.

            Komutanlarda; “-Bir kişi kalana kadar hepimiz ölerek düşmanı mutlaka denize dökmek lazımdır. İçimizden ve askerlerimizden, Balkan Harbinin utancını bir daha görmektense ölmeyecek yoktur. Böyleleri varsa onları kendi ellerimizle kurşuna dizelim.” kanaati vardı ki daha iki yıl önce Balkan Savaşında bir nefeste bir vilayeti bırakıp dağılanlar, bu kez bir alayın kanını bir emirle kurban etmişlerdir.

            500.000’in üzerinde askerimizden 211.000 vatan evladını şehit verdiğimiz, düşmanın ise 489.000 askerden 252.000’ini yitirdiği toplam 463.000 kişinin hayatına mal olan ve “ Milli Mücadelenin Ruhunu Oluşturduğu” Çanakkale Muharebeleri bugün olduğu gibi, bundan sonrada milletimizin aziz hatıraları içinde anılacaktır.

Çanakkale Harbi; harpte talimname usullerinin yanı sıra insan zekâsının, yaratıcılığının, fedakârlığının ve yokluk içinde fakat inanmış bir milletin evlatlarının başarı ile sevk ve idare edildiğinde neler yapabileceğini, Türk Milletinin kahramanlık ve asaletini tüm dünyaya bir kez daha göstermiştir.

Dostlar, Geçilemeyen Çanakkale’den gemilerimiz her defasında gururla, albayrağımızı dalgalandırarak geçerken, bizler ebedi Türk Yurdu olarak kalacak Çanakkale’deki şehitlikleri gezerken; Yiğit Komutanları, tüm personelinin istisnasız şehit olduğu kahraman ve şehit 57 nci Alayı, bir düşman zırhlı gemisini tek başına attığı top mermisi ile batıran Koca Seyit’i Nusret mayın gemisinin fedakâr personelini, Van’lı İsmail’i, tüm şehitlerimizi, gazilerimizi şükran ve minnet hisleriyle anıyoruz.

Ruhları şad olsun… 

Son Düzenlenme Pazartesi, 19 Mart 2012 09:34
Halil MERT

(E) Topçu Yarbay

Strateji ve Yönetim Uzmanı

https://www.youtube.com/user/81mert1 | Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

Yorum Ekle

(*) ile işaretlenmiş zorunlu alanların tümünü doldurduğunuza emin olun. HTML kodları kullanılamaz.

asder logo

Adaleti Savunanlar Derneğinin ilkelerini benimsiyor ve her alanda "adalet"değerini temel alan kural ve uygulamaların gerçekleştirilmesi için mücadele çalışmalarına katılmanın gereğine inanıyorsanız; bizi takip edin...