Sonunun böyle olacağını kimse hayal edememişti, o günlerde.
O ihtişamlı zamanlarında; esip gürlerlerken, tehdit ve gözdağları dağıtırken sessiz halkın şaşkın gözlerine; tiyatro gibi sergilemişlerdi post modern darbelerini.
Mükemmel kurgusuyla; yardakçılarının teslimiyeti, haman ve bel’amlarının desteğiyle kusursuz gerçekleştirdiler, senaryolarını.
Medya başta olmak üzere, bürokrasiye, yüksek yargıya, üniversitelere, STK, kurum ve kuruluşlara sızmış şahsiyet fukarası şakşakçılarıyla kasırga gibi esiyorlardı.
Direnmeye çalışan şahsiyetli vicdanlar derhal gazaba uğrayarak tarumar ediliyor, şiddetli hortumun girdabına tutulmuş gibi yerlerinden sökülüp, ıssız çöllere savruluyorlardı.
Bazen kazıklı voyvoda oluyor, yağlı kazığa oturtma eylemi planlıyorlardı.
Hükümeti iktidarsızlaştırmakla kalmayıp, defterini de dürüverdiler bir senede.
Getirdikleri üç maymun hükümetini hizaya soktular, dirsek temas aralığı.
Başbakan müsveddesi adını ağzına alamazdı destursuz. Parmaklarını omzuna götürüp dört yıldız işareti yapardı, talimatını alınca.
Bir taraftan soygun gemi azıya alınca bankalardan başlayıp, tel tel dökülmeye başladı tabi hazineyi devlet.
Üniversite önlerinde perişan edilince yavrucuklar firavun azdıkça azdı, kamuya da girmesinler bu kapalılar demeye başladı.
Yiğit bırakılmadı TSK içerisinde; ya atıldılar, ya emekli oldular, çaresiz.
O kadar mazlum ürettiler ki; iş gayretullaha dokundu.
Önce ASDER şahsı manevisinde, sonra muktedir olabilecek iktidar kimliğinde Musa ruhunu yarattı, Cenabı Allah.
Koyun zannedilen sessiz halk seçim zamanlarında devleşiverdi.
Kibir ile yoğrulmuş iblisin torunları irtifa kaybetmeye başladı yavaş yavaş. Bin yıl sürmesi planlanan zulüm de salasız ve namazsız defnedildi, leş çukuruna.
Fakat yine de bu gün karşımızdaki tabloyu göreceğimizi düşünemedik, o soğuk şubat günlerinde.
Firavunun yargılanabileceğini düşünemedik.
Aslında bilmeliydik. Hak her zaman üstündür!
İşte firavun (ahiretteki hesabı uhdesinde kalmak üzere) yargılanmaya başladı. Adalet tecelli edecek. Ülkem layık olduğu sisteme kavuşacak. Halkımız; insan olması münasebetiyle, doğuştan kazandığı hak ve hürriyetlerine eksiksiz olarak kavuşacak. İleri demokrasi herkesin içerisine sindirebileceği bir şekilde gelecek.
Bir daha nemrutlar, firavunlar, kazıklı voyvodalar çıkamayacak şekilde yasal düzenlemeler yapılacak.
Halk kendi anayasasını hazırlayacak.
Millet iktidarını muktedir olacak.

