Salı, 10 Nisan 2018 10:19

Birileri Kürtlerden özür dileyecekse onlar Ermenilerdir

Mezopotamya ve Kafkasya’nın yakın tarihinin birçok katliam ile anılmasının insanlık tarihinde utanç verici bir sayfa olarak karşımıza çıkması hepimizi derinden yaralıyor... Son yıllarda Türkiye üzerinden subliminal algı yönetimleri yoğunlaşmalarının tesadüf olmaması ile beraber bütün bu mesajların bilinçaltı çalışmaları ile yönetilmesi de çok boyutlu bir projedir. 

Rusların 1890’da yeniden güçlenmesi ve komünizmi yaymak için sınırlarını genişletmesi, Kürtlerin kaderinin Ermeni çetelerine tutsak edildiği tarihtir. Ruslar ilk hamlelerini 1905 yılında Ermeni Hınçak çetesini destekleyerek, Kürtlerin kültürel varlıklarını hiçe sayıp ciddi asimile politikalarına başlayarak gerçekleştirmişlerdir. Ekim 1917’deki sosyalist devrimden sonra kurulan Sovyetler Birliği, bütün dünyayı komünizme hazırlayan bir imparatorluk olmak istiyordu. Osmanlı’nın dağılmasını fırsat bilen Ruslar kendilerince doğru bir yol olarak Ermenileri müttefik görmüştür. Müslümanlara karşı güçlü bir ittifak oluşturup tarihin sayfalarında yer edinmiştir.

Konuya Revan Kürtlerinden başlayalım. Revan Kürtleri Kafkas coğrafyasında Müslüman olan ve Azeri Türkleri ile ortak paydada kardeş olan önemli bir topluluktur. Rusların 1917 yılında Kızıl Komünizmi yaymak için önemli atılımlar içine girdiğini ve bu atılımlarda Ermenileri partner olarak kullandığını söyleyebiliriz. Kafkasya’da Revan Kürtlerinin kalabalık ve Azeri Türkleri ile ortak hareket etmesinin yanında Müslüman olmaları da Rusları ciddi derecede rahatsız etmekteydi.

Kafkasya’da Ermeniler tarafından Türklere ve Kürtlere sayısız katliamlar yapılmıştır. Justin McCarthy, bunun sebebinin Ermenilerin, Ermenistan devleti sınırlarının genişletilmesi talebinden kaynaklandığını belirtmiştir. Vilayet-ı Sitte’de nüfusları %19 (Ermeni kaynaklarına göre %39) olan Ermeniler; Justin McCarthy’e göre bu nüfusun oranını artırmanın yolu bölgedeki Müslüman sayısını azaltmaktan geçmekteydi.

Stalin’e danışmanlık yapan Ermeni çetelerin, binlerce Kürt aileyi Kazakistan, Kırgızistan ve Türkmenistan’a sürdüğünü söyleyebiliriz. Hatta Stalin’in, Ermenilerin Müslümanlara olan kinlerinden dolayı, Kürt Müslümanlara karşı en ağır, en acımasız cezaları vererek, tüm işkence ve zulümleri onayladığı öne sürülmektedir. 

Ermenistan’ın ilk başbakanı Ovanes Kaçaznuni ise 1905 ve 1906 yıllarında Müslümanlar ile Ermeniler arasında kanlı olayların yaşandığını belirtmektedir. 1914 yılında ise Ermeni birliklerinin Kürt ve Türklere karşı faaliyetlerini başlattıklarını söylemektedir. Bazı kaynaklara göre 1915 yılında Van’ın Ermeni valisi olan Aram’a Rus bir komutan bölgedeki Kürtlerin öldürülmesini emreden bir emir göndermiştir fakat Aram, emrin ancak doğrudan Ermeni çeteler tarafından işlenebileceğini belirtmiştir. Osmanlı arşivleri 1910-1922 yılları arasında 523,000 Türk ve Kürt’ün Ermeniler tarafından öldürüldüğünü belirtmektedir. 

Fransa Dışişleri Bakanlığı’ndan Rusya’nın Paris büyükelçiliğine gönderilen 14 Mayıs 1915 tarihli bir yazıda, Van isyanı sırasında bölgede yaklaşık 6000 Kürt Müslümanın öldürüldüğü belirtilmektedir. Rus bir general, Ermeniler tarafından Müslümanlara karşı tecavüzlerin de gerçekleştirildiğini söylemiştir. 19 Ağustos 1915›te dönemin Avusturya büyükelçisi de Ermeniler tarafından Kürt ve Türklere karşı yapılan büyük ölçekte katliamlardan bahsetmektedir. 

Hüdavendigar Onur’un araştırmalarına göre ise, 1914-1918 yılları arasındaki olaylarda, Ermeniler tarafından sayısı 2.5 ile 3 milyon arasında değişen Müslüman nüfus hayatını kaybetmiştir.
Milli mücadele kahramanı Kazım Karabekir ise katliamı şöyle anlatıyor: “Alaca köyünde cenazeler, insanın aklını oynatacak bir halde idi. Bütün çocuklar sürgülenmiş, yaşlılar ve kadınlar samanlıklara doldurulup, yakılmış, gençler baltalarla parçalanmıştı. Çivilere asılmış ciğerler ve kalpler görünüyordu.’’

Soykırım kurbanı olduklarını iddia eden Ermenilerin işlediği bu suçlar, doğru açıdan bakıldığında Ermenilerin Kafkasya’da, Anadolu’da Kürtlere ve Müslüman milletlere karşı yaptıkları soykırımın hikâyesidir. 1991 yılında Azeri Türklerine ve Kürtlerine karşı Ermenilerin katliam ve yıkım girişimlerini unutmadık. Sadece Zengelan bölgesinde bile 15000 Kürt Müslüman etnik temizliğe maruz bırakıldı. Ermeniler, daha önce çeşitli yerlerde yapılan soykırımlar sırasında kullanılan yöntemlere benzer yöntemlerle tarihi örtbas edip yeniden yazma girişimi izledi. Ermeni diasporası her daim güçlü lobi faaliyetlerini sürdürdüğü gibi acımasızlıklarını da çok rahat yalan yanlış üzerine örtbas edebilir. 

Ermeni zulmünü ve tarihini tekrar canlandırmamın ana sebebi; haddini aşmış ve Ermeni diasporası gönlünü kazanmaya çalışan, sözde Kürt aydını ve Kürt aşiret temsilcisi gibi görünmeye çalışan bazı hadsizlerin; Kürtler Ermenilerden özür dilesin demesidir. Bu hadsiz Ermeni uşaklarına cevap vermek boynumuzun borcudur. Unutmayalım ki; hiçbir semavi din insan öldürmeyi emretmez. Ancak bunca acıyı, Ermeni zulmünü görmezden gelerek tarihi çarpıtmanın, zulmü aklamayacağını bilmek gerek. Birileri Ermeni olabilir, Ermeni dostu da olabilir ancak hiç kimse Kürtlerin Ermenilerden özür dilemesini beklemesin. Kanlarında Ermeni kanı olanı da zaten sorgulamam… Birileri Kürtlerden özür dileyecekse onlar Ermenilerdir. Vesselam…

Okunma 235 defa
Sabri BALAMAN

This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.

Yorum Ekle

(*) ile işaretlenmiş zorunlu alanların tümünü doldurduğunuza emin olun. HTML kodları kullanılamaz.

asder logo

Adaleti Savunanlar Derneğinin ilkelerini benimsiyor ve her alanda "adalet"değerini temel alan kural ve uygulamaların gerçekleştirilmesi için mücadele çalışmalarına katılmanın gereğine inanıyorsanız; bizi takip edin...

E-Bülten

E-bültenimize üye olun. Haber ve duyurularımızı kaçırmayın.

Spam göndermiyoruz.

Bu sitede yer alan yazılar, makaleler, haberler yazarların sorumluluğundadır. © 2018 ASDER. All Rights Reserved.

Design & Development by JoomShaper