Pazartesi, 14 Mayıs 2018 10:55

Yazarımızın Röportajı Rus ve Kazak sitelerinde yayımlandı

AVRUPALININ “HASTA ADAM” DEDİĞİ UZUN ZAMAN SONRA İYİLEŞTİ.

 Habervaktim Yazarı, ASSAM Strateji ve Yönetim Uzmanı E. Yb. Halil MERT ile Kazakistan Tengrinews Haber ve Yayın grubunun usta habercilerinden Saule SMAGULOVA’nın yaptığı röportajı Rusça ve Kazak Türkçesi’den Türkiye Türkçesi’ne Diana ASTANAYEVA çevirdi.

Röportaj aşağıdaki sitelerde yayınlandı.

AVRUPALININ “HASTA ADAM” DEDİĞİ UZUN ZAMAN SONRA İYİLEŞTİ. “Больной человек Европы" давно выздоровел”

https://tengrinews.kz/conference/246/

Halil Mert: Nur-aga ailemizin büyüğü görünüyor. “Халил Мерт: Нұр-аға біздің отбасымыздың үлкені секілді”

https://qazaquni.kz/2018/04/21/83855.html

Halil Mert: Yarın biri diyebilir ki, "Kazakistan topraklarının yarısı bizimdir. "Халил МЕРТ: Ертең біреу «Қазақстан жерлерінің жартысы біздікі» деп айтуы мүмкін

https://newsasia.kz/p/1445

http://abai.kz/post/69267

AVRUPALININ “HASTA ADAM” DEDİĞİ UZUN ZAMAN SONRA İYİLEŞTİ.

Türkiye'nin modern dünyadaki yeri ve ülkenin siyasi elitlerinin küresel gündemdeki olayları nasıl algıladığı hakkında Tengrinews.kz için siyaset bilimci, Türkiye Cumhuriyeti'nin Milli Değerleri için çalışan Strateji Merkezi ASSAM Strateji ve Yönetim Uzmanı Emekli Yarbay Halil MERT ile yapılan özel bir röportaj..

TENGRINEWS: Türkiye ile Amerika ve bölgenin diğer devletleri arasındaki ilişkiler bugün nasıl gelişiyor?

Halil MERT: Modern Türkiye, Osmanlı İmparatorluğu’nun yerini alan bir devlettir. Hatırlarsanız, Birinci Dünya Savaşı sırasında Osmanlı İmparatorluğu'na Avrupa Devletleri “Hasta Adam” diyordu. Doğal olarak Birinci Dünya Savaşı'nın asıl amacı Osmanlı İmparatorluğu topraklarının bölünmesiydi. Şu anda kriz yaşanan toprakların imparatorluğun birer parçası olduğunu hatırlıyorsunuz. Bugün bu bölgedeki olayları köklerine inerek anlayabilirsiniz.

Özgürlük istedik, savaştık. Sonuç olarak, 1923'te bir cumhuriyet devleti kuruldu. İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra, 1952'de NATO'nun bir parçası olduk. Hiçbir şeyimiz yoktu. Silah yoktu. Amerika bize İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra kalan silahları verdi. Dolayısıyla, belirli bir aşamada, Türkiye tamamen bağımsız bir dış politika yürütemedi. O zaman, ülke iğne bile yapamıyordu. Doğal olarak, Türkiye buna direnmeye çalıştı. Birincisi ve en önemlisi, Dinmuhamed Kunayev'in bir zamanlar Kazak Ruhunu uyandırmaya çalıştığı gibi, Milli öz farkındalığı arttırmak gerekiyordu. Kazakistan’ın SSCB'nin bir parçası olarak yaşadığı gibi, yani ülkenizin uzun süre bağımsız olamadığı gibi yaşayamazdık. NATO’daki Türkiye de tamamen egemen olamazdı. Elbette, Türkiye gelecekte kendi gelişimi için hedeflerini tam olarak belirlemek için önlemler aldı ve alıyor.

Bir milleti güçlü yapan nedir?

Birincisi, her şeyden önce, Ülke Sevgisi, Vatan. İkincisi Milletimizin gelenekleri ve kültürü, yani Millet. Üçüncüsü kişinin ve Milletimizin dinine bağlılığıdır, yani Din. Din hakkında konuştuğumuzda, Hizbullah ya da El-Kaide gibi terörist grupları düşünmeyin. Türk dili konuşan halklar, Türk Milleti genel olarak oldukça dindarız, bu da bizim genetik kodumuza var. Neden yurttaşlarımızın çoğu inanıyor? Çünkü yaşlılar bize Allah'a ibadet etmeyi öğretti. Örneğin, devletten ve Milletten bir şey çalmak büyük günahtır. Neden günahtır? Çünkü dinimiz bize yasaklıyor. Kişide Allah korkusu olması ve dinimizi yaşamak İmanlı olmak saygı duymak ve sevmek başka bir şeydir. Dine saygı duymak kötü anlama gelmez. Bununla birlikte, kişisel amaçlar için bencil çıkarları için dini kullanmak kabul edilemez. Dördüncü Devlet. Bu dört kavram çok önemlidir. Atalarımız bu dört temel birleştirici unsuru takip etmemizi istedi. Bugün bu dört şeye bağlıyız.

Geçtiğimiz beş yıl boyunca, Recep Tayyip Erdoğan'ın önderliğinde toplumumuz ülkesi için gurur duyuyor. Örneğin, silahlarımızı kendimiz üretiyoruz. Dünyaca ünlü "ATAK" helikopteri de üretiliyor. Altay tankı, Hürkuş ve İHA uçakları, Mızrak anti-tank füzesi gibi. Bu silah isimleri ortak tarihimize, Türk Tarihi’ne aittir.

Şüphesiz, amacımız tüm komşularımızla dostane ilişkiler kurmaktır. Kültür coğrafyamız iki bölümden oluşmaktadır. Bir kısım Türk Dünyası ki bu dünyanın çoğu Müslüman. İkinci kısım İslam dünyasıdır. İslam Dünyası, dinine hürmetkâr Türkleri sever ve kabul eder. Örneğin, Katar bize askeri üs sağlamıştır. Bu bölgede bir askeri üssümüz vesilesi ile İran, Irak ve Suudi Arabistan'ın politikalarını etkileyebileceğiz. Bundan önce, İngilizler buradaydı ve kimse sesini çıkartmıyordu. Şimdi neden biz geldik birlikte diye kötü olsun?

TENGRINEWS: Askeri üs bu bölgede ne zaman kuruldu?

Halil MERT: Üç yıl önce. Bu coğrafyada atalarımızın kanı var. Mesela Sultan Baybars kimdir? Kazakistan’ın bu toprakların kaderinde ve geleceğinde karar vericilerden olması gerekmez mi? Bu topraklara müdahale etmek için Amerikalılar burada ne kaybetti? Bu topraklar atalarımızın kanıyla sulandı Sultan Baybars ve Yavuz Selim kim?.. Bu topraklar Türklere karşı kurtuluş savaşları ile elden çıkmadı. Bu topraklar, yüzlerce yıl önce Atababalarımız tarafından fethedildi. Şu anda yerel nüfus gelişmekte ve şuurlanmaktadır. Bu Amerika ve Batı ülkelerinin zararınadır. Zengin mineral zenginlikleri Müslüman Dünyasına yani buranın insanlarına aittir. Müslümanlar yükselirse, kimse onları Batı'ya geri vermez gelirleri yerli halka kalır. Bu anlaşılabilir bir şeydir. Bugün bu dünyadaki kanlı savaşlar bu yüzden. İnsanlarımız emperyalizmi kovmak ve geçmişteki gibi birlikte olmak istiyor.

TENGRINEWS: Sizce Erdoğan ve Trump buluşursa, hangi sorunları tartışırlar?

Halil MERT: Her şeyden önce sınır sorunları. Ortadoğu’da sınırlara bak, hepsi cetvelle çizilmiş. Bu Osmanlı Milletleri’nin aşağılanması değil mi? Bir zamanlar bu topraklar Osmanlı İmparatorluğu'na aitti. Şimdi Büyük Nil'in başladığı Sudan, Güney ve Kuzey olmak üzere ikiye ayrıldı. İsrail ve İngiltere'nin askeri üsleri Güney Sudan’da. Tarımın gelişmesi için Kuzey Sudan bize araziler verdi. Askeri üssümüz de var. Neden peki? Kızıldeniz’de Süveyş Kanalı olduğunu biliyorsunuz. İsrail başka bir kanal açıyor. İsrail ve Britanya'nın askeri üslerinin varlığı onlara Nil'i kontrol etme fırsatı veriyor. Türkiye şimdi Kızıldeniz’den İsrail'i kontrol edecek.

Amerika ve İngiltere’nin bu toprakta mazisi yok. Biz zengin bir kültüre sahip büyük bir milletiz. Bu nedenle, harika hedefler belirliyoruz. Örneğin, Anadolu coğrafyası tüm dünyanın merkezidir. Dünyada 18 bin çeşit ot bulunmaktadır. Anadolu'da 13 bini yetişiyor. Aynı anda yedi iklim, dört mevsim yaşanıyor. Türkiye dünyanın köşe taşlarından, merkez ve kavşak ülkelerinden biridir. Bu, atalarımızın neden buraya yerleştiğini açıklıyor. Burası verimli bir topraktır.

Dürüst olmak gerekirse, yaklaşık 40 yıldır PKK terör örgütü ayrılıkçı faaliyetlerde bulundu. Örgüt, Marksizm-Leninizm fikrine bağlıydı. PKK’nın Türkiye'deki Kürtlerle ilgili bir sorun olmadığını, terörizmle ilgili bir sorun olduğunu belirtmek isterim. Kürtlere gelince, Kürtçe, Farsça’nın alt lehçelerinden biridir. Ancak Kürtlerin Farisi olmadığı, daha fazla Türk köküne sahip oldukları not edilmelidir. Perslerin etkisinin bir sonucu olarak, maalesef Selçuklu gibi bazı büyük Türk Devletleri’nin resmi dillerinin de Farsça olduğu düşünülürse, Kürt dediğimiz insanımız Farsça'ya benzer bir dil oluşturdular. Kürtlere ek olarak, Taciklerin ve Afganistan’daki Türk topluluklarının bir kısmının da dillerini kaybettikleri belirtilmelidir.

Şimdi Afrin'dayız. Bize: "Türkiye’nin Afrika'da ne işi var?" diyorlar. Soruyorum dünyanın diğer ucundan Amerika, İngiltere, Almanya, Rusya ve İran’ın orada ne işi var? Türkiye’nin sınırı, biz girer girmez birileri, maalesef içimizdeki satılmışlarda dâhil “Türkiye’nin Afrin’de ne işi var?” dediler. Bu adil mi? Yüzlerce yıl önce bu topraklar bize, Türklere aitti. Şu anda Afrin’de, Türkiye ile aile bağları olan Araplar, Kürtler ve Türkler yaşıyorlar. Afrin’den terörist gruplar Türkiye’ye sızdı. Bir yıl içinde ülkemize 900 füze atıldı. Çocuklar da dâhil olmak üzere birçok sivili öldürüldü, kaç tane cami yok edildi. Ve tüm bunlardan sonra bize şunu soruyorlar: "Burada ne işiniz var?" Bu adil bir soru mu?

"Turan" sözcüğünün anlamını biliyor musunuz? Tüm Türklerin yaşadığı topraklara Turan denir. Turan; Türkiye, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan, Azerbaycan, Tacikistan, Moğolistan, Yakutistan, Doğu Türkistan, Tataristan, Başkurdistan, Hakasya, Altay bölgesini, Uygur, Macaristan ve Balkanlar ile Kafkasya’yı kapsamaktadır. Şimdi Putin "Turan" adında bir Özel Kuvvet Birliği kurdu. Sadece Müslümanlardan: Kazaklar, Kırgızlar, Özbekler, Dağıstanlı, Çeçenler ... Bu "özel birim" dir. Neden sadece Müslümanlardan oluşuyor? Bu haliyle İslam topraklarında güzel ve sempatik! Örneğin, Rus üniforması giymiş bir asker, adı Ahmet. O nereye gider? Namaz için camiye. Kimse Putin’e ne dinci der ne de Turancı. Ancak, Türkiye böyle yaparsa, o zaman Erdoğan çok fazla dinci olur, Turancı olur. İtham ve iftira edilir.

Amerikalılar da aynısını yaptı. Mesela, Türkiye'deki darbenin başlatıcısı Fethullah Gülen nerede? Amerika'da. O neden orada? 2007'den beri Türkiye ekonomik olarak daha güçlü hale geldi. Amerika ve İngiltere'yi kaile almayacağımız bir seviyeye ulaştık. O günden bu yana Gülen okulları Türkçe'den daha fazla İngilizce öğretmeye başladı. Putin, Gülen'in okullarını kapatmak istedi. Özbekistan’da kapalı. İhanete uğramayacağımızı düşündük. Yanıldık. Çocuklarımız bu okullarda okudu. Hayata karşı, topluma karşı tuhaf bir tavırları var. Para nerede, yemek nerede, ev nerede, orası Vatanımız diyorlar. Düşünün!

Türkiye her yanından Amerika, İngiltere ve Almanya tarafından kuşatıldı. Batı, Türkiye'nin gelişmesinden, İslam dünyasının ve Türk devletlerinin Türkiye’den yana tavır almasından mutsuzlar. Türkiye’nin yönünü kardeşlerine dönmüş olmasından rahatsızlar.

TENGRINEWS: Türk Dünyası’nın lideri sayılan Erdoğan, İslam devletleriyle işbirliği içinde ne yapıyor?

Halil MERT: Biz öyle düşünmüyoruz. Kimsenin dışlanmasını istemiyoruz. Örneğin, Nur-Aga Türk Dünyasının Aksakalıdır. Kazakistan, Türk dünyasının merkezidir. Mesela, Sudan'da bir yıl boyunca dört mevsimde dört kez tohum ekip, biçebilirler. Kazakistan’da bu mümkün değil. Buna rağmen hep Kazakistan'a gitmek istiyorum. Niçin? Çünkü Türk Dünyasında dostluğun daha da güçlenmesini istiyorum. Üstelik Kazakistan bizim tarihi vatanımızdır. Atayurdumuz. Türkistan’ın, Ahmed Yesevi’nin Kazakistan’da bulunduğunu unutmamalıyız. Ayrıca, Kızıl-Orda'da bulunan Korkut Ata'yı da, Türkiye’nin Kurtuluş Savaşına atfen, Büyük şair Mağcan Cumabay tarafından Türk kardeşlerine destek vermek amacıyla yazılan “Uzaktaki kardeşime” şiiri unutulmamalıdır.

TENGRINEWS: Erdoğan 15 yıldır Türkiye'yi yönetiyor. Politikada otoriterlik hakkında ne düşünüyorsunuz? İyi ve kötü taraflara dair fikriniz nedir? Yeni sistem demokratik ilkelere aykırı mıdır?

Halil MERT: Türkiye'de seçimler çok yüksek katılımla yapılıyor. Tek şey biliyorum, Recep Tayyip Erdoğan, halkına, vatanına faydalı, sadık çalışması sayesinde bugünkü düzeye ulaştı. 2007 yılında başka bir partinin üyesiydim, 2009 yılında aynı partiden Belediye Başkan adayı oldum. 2013 yılında Kültür Bakanı Numan KURTULMUŞ ile birlikte “HAS" partiyi kurduk. Recep Tayyip Erdoğan bütün insanları doğru zamanda birleştirdi. Bu yüzden onun partisine girdik. Kimse bizi zorlamadı.

Otoriterlik denince, bazıları Recep Tayyip Erdoğan’ı ya da Nursultan Nazarbayev’i suçluyor. Ama ülkelerinde istikrar ve gelişim yaratan onlar değiller mi? Aynı zamanda, Erdoğan ve N. Nazarbayev'i otoriterlikle suçlayanlara yanıt olarak, bugün Birleşik Krallık İngiltere Kraliçesi II. Elizabeth'in 1952'den beri ülkeyi yönettiğini hatırlatmak isterim.

Demokratik bir ülkede, Yöneticinin uzun zamandır iktidarda bulunması onun başarıları ve halkının sevgisinin göstergesidir.

TENGRINEWS: Mesela, Atatürk halkı İslamileşmeye karşı uyarıyordu, Erdoğan ise İslam’a çağırıyor...

Halil MERT: Olaylar sadece İslamilik bakış açısından görülmemeli. Atatürk'ün getirdiği yenilik, İslamlaştırmaya karşı alınan önlemler olarak algılanabilir. R. Erdoğan'ın farkı, çağdaş bilimsel değerler ile geçmişin inanç ve kültürel değerlerini birleştirebilmesinde.

TENGRINEWS: Fakat Batı’da Erdoğan’ın iktidara gelmesiyle Türkiye’nin, özellikle İslam ve din konusunda çok değiştiği hakkında görüşler var. Biz de onu görüyoruz.

Halil MERT: Şimdi siz bir Türkün evindesiniz. Bu Türk günde 5 kez namaz kılıyor. Şimdi bu evde sizi rahatsız eden bir şey oldu mu? Dinde şiddet ve zorlama yoktur. Bizim için çok önemli, değerler var. Tayyip Erdoğan sadece değerlerimizi sistemleştirdi.

Osmanlı İmparatorluğu'nun zamanında altı yüz yıldır Şeriat boyunca hiç kimsenin eli kesilmemişti. Hiçbir kadın taşlanmamıştı. Eğitim sistemi, dini ve insanlık değerleri yüksek gelişim göstermişti. İslam birdir, Müslümanlar çoktur. İslam’a içinde kalmak kaydıyla herkesin kendi görüşü ve tatbikatı vardır. Ve Türk dünyası da İslam'a kendi görüşüyle bakar. Erdoğan yedi kez tekrar seçilmişti. Aslında, yolculuğun başlangıcında onun politikası her zaman bütün Türk halkının değerlerine uymuyordu. Hatalar oldu. Ama bugün onun hata yaptığını görmeyeceksiniz. Tayyip Erdoğan'ın gelişiyle çok şey değişti, ciddi bürokratik engeller daha basit hale geldi, hatta bazıları yok oldu. Örneğin, STK ve dernek kurmak için yetkililerin izni gerekiyordu. Şimdi o kaldırıldı. Bununla birlikte, okullarda isteyene Kürtçe de öğretiyorlar.

TENGRINEWS: Bu Kürtlerin güçlenmesine fırsat vermiyor mu?

Halil MERT: Kürtler Turanî bir halktır, biz onları Türk halkından ayırmıyoruz. Perslerin etkisinden dilleri Farisileşti. Kürtler, Türk Dünyası’nın tüm ülkelerinde yaşamaktadır. Biz onlarla aynı gelenekleri, kültürü ve inancı paylaşıyoruz.

TENGRINEWS: Ama Kürtler ayrılmak için referandum yapmayı planlıyorlardı...

Halil MERT: Kürtler değil, Marksistler. PKK. Onlar Amerika tarafından destekleniyorlar. Örneğin, Türkiye Afrin'e girdiğinde, Amerika'dan getirilen 120 silah deposu bulundu. Türkiye, 170 köy, 7 bölge, 1 şehri kurtardı ve kurtuluş faaliyetleri sırasında kimse ölmedi. Türkiye’nin girdiği Afrin’i ve hem Amerika’nın hem de Rusya’nın bombaladığı Halep’i, Rakka’yı kıyaslayın. Bugün ordumuz Cuma namazını yerel halkla birlikte kılıyor. Afrin bizim için Türkiye’nin bir şehri gibidir. Ordumuz Batılı işgal Orduları ve onların beslediği terör gurupları gibi asla davranmaz.

TENGRINEWS: Türkiye'nin Suriye'ye yönelik politikası nasıl gelişecek?

Halil MERT: Türk ve Rusların bu konuda kendi çıkarları var, ortak anlaşmaları vardır. Rusların arzusu askeri üslerini orada tutmaktır. Türkiye buna karşı değil. Türklerin sadece bir isteği var, tek bir amaç peşinde koşuyoruz: Akdeniz’e kadar sınır sahasının terörist gruplardan temizlenmesi.

TENGRINEWS: Düşürülen Rus uçağıyla ilgili ne düşünüyorsunuz? O dönemde dünya politik arenasında Erdoğan hakkında çok fazla olumsuzluk dile getirilmişti.

Halil MERT: Doğru söylüyorsunuz. Fakat bunun bir sebebi var. Bu olaydan önce farklı yerlerde fethullahistler vardı. Uçağı düşüren adam şimdi hapishanede. Farklı bir ifadeyle, Türk devletine karşı bir tuzaktı. Maalesef, o zamanki Başbakan Ahmet Davutoğlu, bu olay hakkında bilgi sahibi olduğunu ifade etti. Başbakan böyle bir açıklama yaparak, Cumhurbaşkanının ellerini bağladı. Ondan sonra, bildiğiniz kadarıyla Ahmet Davutoğlu istifa etti. Kazakistan’da Ruslarla iyi ilişkide olan bakan var diye düşünelim. Bir de Amerikalılarla iyi ilişkide olan bir bakanı düşünelim. Onları biliyoruz, ama görevlerinden almıyoruz. Niçin? Onlara ihtiyacımız mı var? Bunun içinde bir denge, bir hesap vardır.

Dünyanın her tarafına füzeler ateşleyerek bütün dünyayı korkutmaya çalışan Kuzey Kore'nin liderini hatırlayın. Neden o yapabiliyor, ama biz yapamayız?

TENGRINEWS: Bu olay Türkiye ekonomisini nasıl etkiledi?

Halil MERT: Türkiye 35 milyar dolar kaybetti. Bir şeyi belirtmek gerekiyor, Türkiye'ye karşı politika yürütmek Rusya'nın çıkarlarına göre değil. Rusya'da kökleri Türk olan birçok etnik azınlık yaşamaktadır. Jirinovski, "Türkiye baş belamızdır." derken haklıdır. Ahmedinejad bir zamanlar İslam Dünyasının katıldığı bir konferansta “Tüm Asya Türklere çok şey borçluyuz, Türkler Asya'yı Batıdaki barbarlardan 600 yıl boyunca korudular.” dedi. 1870'te İngilizler Babur'u devirdi. Sonra Osmanlı İmparatorluğu yıkıldı. Kaşgar Hanlığı da devrildi. Böylece, Türk imparatorlukları yok edildi.

Şimdiki politikamız yıkılanları yeniden ihyayı amaçlıyor. Bugün bu coğrafyada Müslümanlar uyanıyor, Türkler uyanıyor.

TENGRINEWS: Şu an İstanbul'da terör saldırıları durdu mu?

Halil MERT:  Sizce neden durdu? Ana nedeni, Emniyet görevlilerinin F. Gülen adamlarından temizlenmesidir. Mesela, Rus büyükelçisi Karlov'un katili, Fethullah Gülen'in adamıydı. Tabi ki, böyle insanlar poliste görev yaptıkları zaman terörist saldırıları olacaktır. Hükümetimizden değil, Amerika'daki F.Gülen'den emir alıyorlar.

TENGRINEWS: Bu polis memuru İslamcı terör guruplarına mı mensuptu?

Halil MERT: Bu çok kritik bir soru. Çok önemli bir nokta. İslam dünyasında iki tehlike var. Birincisi El Kaide, Boko Haram, DEAŞ gibi terörist gruplardır. Onlar Amerikalılar ve İngilizler tarafından yaratıldılar, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Ürdün tarafından finanse ediliyorlar. İkincisi "Ilımlı İslamcılar". Onlar devlette sinsice yapılanarak, özellikle askeri ve adliye alanında Batının çıkarlarına hizmet etmeye başladılar. Fethullah Gülen bu “Ilımlı İslam”ın bir parçasıdır. "Batı ve Haçlılar size ve inancınıza dokunmayacak." diyorlar ve buna inanmamızı istiyorlar.

TENGRINEWS: Türkiye NATO’dan çıkabilir mi?

Halil MERT: Hayır. Mesela, bu odada bize düşmanlık yapanlar var. Burada otururken, düşmanımızın hareketlerin görebiliyoruz. Dışarıda olursak göremeyiz.

TENGRINEWS: Ancak, bazı NATO ülkelerinin hareketleri Türkiye için “yanlıştır”…

Halil MERT: Dış ilişkilerde, herkesle dostane ilişkilerde bulunmak gibi politika yoktur. Örneğin, yarın biri "Kazakistan topraklarının yarısı bizimdir" diyebilir. İster sevin, ister sevmeyin, buna yanıt olarak bir politika yürütmeye ihtiyacınız olacak.

TENGRINEWS: Türkiye'de bugün Erdoğan'a karşı muhalefet grupları var mı?

Halil MERT: Genel olarak Türkiye'de 40'tan fazla parti var. Bugün bazı büyük muhalefet partileri iktidar partisi ile birlikte çalışıyor.

TENGRINEWS: Türkiye'de yolsuzluğa bakış nedir, hangi önlemler alınıyor? Mesela, Erdoğan’ın oğlu çok zengin bir adam olduğunu herkes biliyor.

Halil MERT:   Erdoğan'ın oğlu zengin değil. Onu kimse pahalı restoranlarda görmedi. Üsküdar'da bir evi var. Gerisi sosyal medyada dolaşan söylentiler. Türkiye, yolsuzluğa karşı, polisin de yardımıyla etkin bir şekilde mücadele etmenin yanı sıra ciddi önlemler alıyor ve yasalar çıkartıyor.

Okunma 556 defa
ASDER Genel Merkezi

This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.

Yorum Ekle

(*) ile işaretlenmiş zorunlu alanların tümünü doldurduğunuza emin olun. HTML kodları kullanılamaz.

asder logo

Adaleti Savunanlar Derneğinin ilkelerini benimsiyor ve her alanda "adalet"değerini temel alan kural ve uygulamaların gerçekleştirilmesi için mücadele çalışmalarına katılmanın gereğine inanıyorsanız; bizi takip edin...

E-Bülten

E-bültenimize üye olun. Haber ve duyurularımızı kaçırmayın.

Spam göndermiyoruz.

Bu sitede yer alan yazılar, makaleler, haberler yazarların sorumluluğundadır. © 2018 ASDER. All Rights Reserved.

Design & Development by JoomShaper