Uyarı

JUser: :_load: 938 kimlikli kullanıcı yüklenemiyor.
Çarşamba, 29 Aralık 2010 20:10

Bir Kınalı Kuzudan Sayın Başbakanımıza Mektup

Bu mektubda görülen samimi ifadelerden dolayı, virgül ve noktasına dahi dokunmaya gönlümüz el vermedi. Nasıl geldi, öylece yayınlandı.

Başbakana mektup

Kınalı kuzuların hatırasına…….

Sayın başbakanım,

Size bu satırları yazarken karmaşık duygular ve gelgitlerin içinde yazıyorum.

Gözlerim dumanlı, içim hicran, duygularım ebede uzanmış…gözümden iki damlayaş ha damladı ha damlayacak.

Sayın büyüğüm,

Geçen günlerde  12 yaşındaki oğlum zübeyr ile aramızda geçen bir diyaloğu anlatmak istedim. Bunu anlatırken bir babanın çaresizliğini ve çıkmazlarını ve boğazına takılan o bir yudum duyguyu özümsemenizi istedim…nede olsa siz de önce baba sonra başbakansınız…

Evet saygıdeğer büyüğüm,

Ben kim miyim???

Ben mustafa damar,

1984 yılı ışıklar askeri lisesi

1988 yılı harp okulu mezunu ve

1999 yılı ağustos y.a.ş zedesiyim.

Dedem  mehmet damar

Babam  mustafa şadi damar

Diyeceksiniz ki  seni anladıkta deden ile  babana ne oluyor?

Dedem bu vatan için yemen’e kadar gitmiş ve yaklaşık olarak 13 sene askerlik yapıp vatanına dönmüş,kurtuluş savaşında ege dağlarında milis kuvveti olarak bulunmuş ve babam 9 yaşında iken vefat etmiş  büyük bir gazi…

Babam yine bu vatana hizmet etmiş ve bu hizmetini kore’de savaşarak yerine getirmiş 79 yaşında kore gazisi piri fani ihtiyar bir gazi…

Evet ben de bu iki neslin arkasından gelen y.a.ş gazisiyim.

Dedem ve babam gibi savaşmak bana nasip olmadı ama bizde ayrı bir cephede iman ve istikamet savaşı vererek gazi olduk…

Atalarım ile aramdaki fark onlar kurşunlara göğüslerini siper etti biz imanımızı…fikriyatımızı…yaşantımızı….

Bir gün  akşam vakti işten döndükten sonra evde ailecek otururken oğlum bana beklenmedik bir soru yöneltti:

--baba bugün okulda bir anket doldurulurken babanızın mesleği diye bir bölüm vardı ve ben burayı boş bırakmak zorunda kaldım çünkü oraya ne yazacağımı bilemedim dedi

--neden oğlum o bölüme her zaman övünerek k.k.k lığından ayrılma y.a.ş zede resen emekli ordudonatım yüzbaşı olarak yazabilirsin evladım dedim…

--baba! Olmaz o tabiri yazarsam ben arkadaşlarımın yanında kendimi ezik hissediyorum. Sanki seni vatana hainlik yapmışta onun için askeriyeden uzaklaştırmışlar duygusu hakim oluyor. Kimse sizin yaptığınız annemin başını açmayarak yanında duruşunu senin namazın için her şeyi feda edebilek kadar kararlılığını, fedakarlığını ve islam kahramanlığını anlamıyor…meseleyi derinlemesine bilmediklerinden psikolojik olarak kendimide suçlu hissediyorum dedi ve benim başımdan aşağı kaynar sular döküldü, hanımla sadece birbirimizin gözlerinin içine bakakaldık.

sonra oturdum düşündüm. Bu iz bende olduğu sürece evlatlarımında arkasından  bu damga devam edip gidecek.

Oysa ben 1999 yılında  görevimden el çektirilirken oğlum 13 aylık, kızım 2,5 yaşında idi ve dünyadan bihaber idiler. Benim çocuklarımın ve benzer durumda olan diğer y.a.ş zede çocukların ne suçu olabilirdi.bugün bu çocukların ne suçu varki babalarından dolayı belkide hayat boyu yaftalanacaklar. Belki  ilerde oğlum subay olmak istediğinde olmaz sen irticai sebeplerden dolayı hüküm giymiş bir babanın oğlusun bu orduda sana yer yok diyecekler…belki kızım bir memuriyete girmek isteyecek ona da duuurr diyecekler…varın gerisini siz düşünün…

bu satırları size yazarken bir şairin şu adam benim babam ağıtını dinliyorum.nede güzel söylemiş nede güzel bizim hayatımıza özet olmuş.evet benim babam bir işçi idi 6 çocuk değil ama 4 çocuk yetiştirdi. Hemde bir işçi maaşıyla….

Hiç unutmuyorum elleri öpülesi sırtımın ebede kadar yükü olsa taşıyacağım köylü kızı anam ben 15 yaşında askeri lise imtihanını kazanıp beni bursa’ya uğurlarken

--ana neden beni bu çocuk yaşımda gurbete gönderiyorsunuz dediğimde yüreğine taş bağlayarak gözünde iki damla yaş ile

Oğlum baban işçidir aldığı maaşla 4 evladını okutmakta güçlük çekiyor sen yatılı okursan abin, ablan,kardeşin daha rahat okuyacak

Sen benim çanakkale’ye gönderilen kınalı kuzulara benzersin bende seni vatana emanet ediyorum  a yavrum ….dedi.

Ve bütün sözler orda bitti….

Dile kolay 15 yaşında başlayan bir gurbet ve 8 yıl yatılı hayatın ardından 1988 yılında ord.tğm. Olarak kıtaya ilk hareketimiz…

Ben teğmen rütbesini omuzlarıma taktığımda gazi babamın gözünde o gurur ne kadar görülmeye değerse, ben 1999 yılında meslekten ihracımda babamın inançlarında ki yıkıntı o kadar sert  ve acımasız oldu ki anlatamam.

Kore savaşındaki kurşun onu yıkamamıştı ama içerden gelen bu kahpe kurşun babamı ta kalbinden vurdu, inandığı değerlerden vurdu,

O günden sonra babamın gururla iki gözü yaşararak anlattığı kore hatıralarını artık dinleyemez olmuştuk,

Çünkü babam ağır yaralanmıştı hatta bu yara bir gün öyle kanayacaktı ki iki dizinin üstüne çökecekti…

Bir gün askeri hastane kapısında bir uzman çvş. Kapıda bu koca çınarı durduracak ve amca sakalını kesmeden hastaneye giremezsin diyecektir…

Babamda ne diyorsun oğlum ben bu vatan için canımı ortaya koymuşum desede o gün bugündür babam bir daha asla o kapının önünden geçmedi…geçemedi…geçmek istemedi…

Ve bana bir gün telefonda şunu söyledi sen haklıymışsın be  oğul, bunu yapanlar gerçek vatan evladı olamaz….

Babam beni hep subay olarak hatıralarında yad etsin diye izmir’de yanlarına taşınmaktansa gözünden uzak olmak adına istanbul gurbetine geldim.

Ama ne geliş mak.müh. Bir ev hanımı , 1 yaşında oğlum zübeyr, 2,5 yaşında kızım zeyneb ve sudan çıkmış balık misali bir ben. Ne elde var ne avuçta…şu dünyada yiyeceğimiz lokmalarımızı kıskanmış bizi o halimiz ile sokağa atmış garip düşünceli insanlar…

Meslek…y.a.ş zede yüzbaşı,

o güne kadar hep arazide eğitim alanında, karargahta emir almış emri yerine getirmek için varını yoğunu ortaya koymuş gencecik bir subay idim, ama 33 yaşımdan sonra vasıfsız bir çalışan oldum.

Onuru kırılmış, tel örgüsünün içinden başka hayatı tanımayan bir garip.

Dediler ki ne iş yaparsın,

yaz be zübeyr’im baban için

O .. Yani benim babam ne iş olursa yapar, ama öncelikle vatan için canını vermekse onu en  başta yapar…çünkü atasından aldığı ilk dersi bu

Vatan için bu canlar feda olsun.

İşte zübeyr’im sen kınalı kuzuların inşaallah son temsilcisi olacaksın…

Çünkü inanıyorum ve rabbimden dua ediyorumki bu vatan gerçek evlatlarını  bir gün anlayacak ve gerçek demokrasi ile tanışacaktır.

Sayın büyüğüm, başbakanım,

Sizden birtek şey istiyorum  şu anda 45 yaşındayım, türkiye içinde dönen olayları daha iyi idrak ediyorum. Belki bu yaştan sonra gel eski mesleğini yap deselerde o enerjiyi artık kendimde bulamıyorum ama çocuklarımız için tüm samimiyetimle onurumuzu ve meslek ünvanımızı geri istiyorum. Geri istiyorum çünkü çocuklarımız bizim kimliğimiz altında ezilmesinler…

İnanıyorum ki bu vazifeyi yapmak arzusu sizi de allah(c.c) katında ayrıca onurlandıracaktır.çünkü bu iradenin sizde olduğunu ve daima olacağını müşahede ediyoruz.

Allah yar ve yardımcınız olsun…

2011 yılının milletimiz, memleketimiz ve islam alemine hayırlara vesile kılması nı dua eder,

Saygılarımı  sunarım.

Zübeyr bahadır , zeyneb berrenur ve bir ay sonra doğacak

Nesibe zehra damar’ın

Y.a.ş zede babası

Mustafa damar

30.12.2010

Son Düzenlenme Perşembe, 03 Mart 2011 19:52
ASDER Genel Merkezi

Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

24 yorum

  • Yorum Linki Tamer KOÇ Perşembe, 06 Ocak 2011 18:28 yazan Tamer KOÇ

    ALLAH C.C BİZİ SABREDENLERDEN NASİP ETSİN.
    AMA SANIRIM İMTİHANIN ZORLUKLARI BİTTİ.ALLAH C.C SONUMUZU HAYR ETSİN.DUA İLE

    Raporla
  • Yorum Linki Alattin Yalçın Perşembe, 06 Ocak 2011 15:11 yazan Alattin Yalçın

    Sayın Komutanım; Bir Y.A.Ş. zede J.Astsb. olarak sizin hikayenize yakın bir yaşantımız oldu. Rabbim Yar ve Yardımcımız Olsun. Duygularımıza tercüman olmuşsunuz. Allah (c.c.) ' a emanet olunuz. Saygılarımla

    Raporla
  • Yorum Linki turgut önal Perşembe, 06 Ocak 2011 14:04 yazan turgut önal

    ben de başımı örterek hiç mesaiye gitmedim.çünkü başörtüsü bi kadın giysisi. yok eşim başını örttü ise bu ondan başkasını zaten ilgilendirmiyor.maalesef bu tür zulümler kabile devletlerinde bile olamaz.

    Raporla
  • Yorum Linki mcyalcin Perşembe, 06 Ocak 2011 01:23 yazan mcyalcin

    HİKAYEM TAMAMEN AYNI OLMASA DA BENDE 1998 YILINDA YÜZBAŞI RÜTBESİNDE KEYFİ GEREKÇELERLE HAKKIMDA HİÇBİR MAHKEME KARARI OLMAKSIZIN ÜÇ KİŞİNİN İMZASIYLA DİSİPLİN YOLUYLA MESLEĞİNDEN EDİLMİŞ VE MEKTUPDA BELİRTİLEN TÜM ACILARI YAŞAMIŞ BİRİYİM. TÜM KALBİMLE KATILIYORUM BU ACILARIN YAŞANMAMASI VE HİÇ BİR KİMSE VE MAKAMIN BU ACILARI YAŞATMAYA HAKKI OLMADIĞINA.

    Raporla
  • Yorum Linki salih özdemir Perşembe, 06 Ocak 2011 00:30 yazan salih özdemir

    1998 yılında Y A Ş kararı ile ayrıldığımda 6 yaşındaki oğlum o ezikliği hissediyordu hala aynı duygularla yaşıyor.Hala babasının mesleğini gururla söyleyeceği günün hayalini kuruyor.70 yaşınhaki anam bunu kimseye anlatamadı,kahırla yaşadı öylede öldü.

    Raporla
  • Yorum Linki selçuk yayla Perşembe, 06 Ocak 2011 00:22 yazan selçuk yayla

    Tanrı yardımcınız olsun! yardımcımız olsun.

    Raporla
  • Yorum Linki habip gündoğdu Cumartesi, 01 Ocak 2011 02:56 yazan habip gündoğdu

    Sayın komutanım;yine bizlerin duygularına tercüman oldunuz. Yine duygulandırdınız bizi. Selam ve hürmetlerimle...

    Raporla
  • Yorum Linki MUHSİN POLAT Cuma, 31 Aralık 2010 23:21 yazan MUHSİN POLAT

    SEVGİLİ YÜZBAŞIM YAZINIZI OKUDUM DUYGULANMAMAK ELDE DEĞİL. EN ÇOK ETKİLENDİĞİM CÜMLENİZ ÇOCUKLARIMIMIZ BİZİM KİMLİĞİMİZ ALTINDA EZİLMESİN OLMUŞ. BÜTÜN YAŞZEDELERİN DERTLERTİNE TERCÜMAN OLMUŞSUNUZ. DAHA GÜZEL İFADE EDİLEMEZDİ. İNŞALLAH BÜYÜKLERİMİZDE BU DUYGULARI BİZİMLE PAYLAŞIYORLARDIR. BAŞBAKANIMIZIN VE VE SAYIN KILIÇDAROĞLUNUNDA BU DUYGULARI TAŞIDIKLARINI VE BİZLERİN SORUNLARINI ÇÖZMEK İÇİN ELLERİNDEN GELENİ YAPACAKLARINA GÖNÜLDEN İNANIYORUM. BU ORDU BİZİM, BU ÜLKE BİZİM, BU VATAN BİZİM. YANLIŞ YAPANLAR İNŞALLAH YAPTIKLARININ FARKINA VARIRLAR

    Raporla
  • Yorum Linki KARDEŞİN İLYAS Cuma, 31 Aralık 2010 19:32 yazan KARDEŞİN İLYAS

    S,A
    Bende Zübeyr'in Zeyneb'in amcası,
    1999 yaş zede İlyas ÇELEBİ.
    Şu yukarıdakilerine aynen katılıyorum
    Sayın ağabeyim ve KOMUTANIM,
    yazdıklarına aynen katılıyorum ve AMİN diyorum.
    ALLAH C.C. yeni yeğenimide size ve vatana MÜBAREK eylesin.

    Raporla
  • Yorum Linki E BE KARDEŞİM AĞLATTIN BENİ : Cuma, 31 Aralık 2010 18:43 yazan E BE KARDEŞİM AĞLATTIN BENİ :

    BU BİZİ İŞTE BİZ HEPİMİZ BUNLARI YAŞADIK YAŞAMAKTAYIZ

    Raporla

Yorum Ekle

(*) ile işaretlenmiş zorunlu alanların tümünü doldurduğunuza emin olun. HTML kodları kullanılamaz.

asder logo

Adaleti Savunanlar Derneğinin ilkelerini benimsiyor ve her alanda "adalet"değerini temel alan kural ve uygulamaların gerçekleştirilmesi için mücadele çalışmalarına katılmanın gereğine inanıyorsanız; bizi takip edin...