Uyarı

JUser: :_load: 239 kimlikli kullanıcı yüklenemiyor.
Cuma, 11 Aralık 2009 15:47

Reşadiye ve demokratik açılımın akıbeti

Reşadiye ve demokratik açılımın akıbeti

Genelkurmay İstihbarat Başkanlığı, 7 Aralık Reşadiye katliamının PKK’nın Tunceli kolu tarafından yapıldığını açıkladı. 8-9 Aralık tarihli telsiz konuşmalarının teknik tespiti ile bu sonuca varıldığı belirtildi. Pekin Paşa iyi bir kurmaydır, açıklamasına inanmak gerekir.

Burada şu sorulara da cevap bekliyoruz.

Birincisi teknik takiple tespit kapasitesi var ise olay öncesi konuşmalar neden dinlenemedi.

İkincisi, eğer dinlendi ise neden tedbir alınmadı.

Üçüncüsü asayiş bölge sorumlusu Jandarma subayları katliam esnasında nerede idiler ve ne yapıyorlardı? Görev ihmali araştırıldı mı?

Dördüncüsü Gayri Nizami Harpte ‘Negatif operasyon’ olarak bilinen seçenek araştırıldı mı? Yani yapması gerekeni yapmayıp bir saldırıyı önlemeyip daha büyük saldırıyı ve tehlikeyi yok etmek uygulaması söz konusu mu?

11 Eylül 2001’de istihbarat servislerinin yapması gerekeni yapmayarak teröristlerin önünü açtığı ve ikiz kule trajedisine sebebiyet verdiği iddiası açıklığa kavuşmadı.

Irak’a girmek stratejik hedefi veya ‘Demokratik Açılımı’ sabote etmek siyasi hedefi komplo teorisi değil realite olarak duruyor. Benzer iddia 1993’de Bingöl’de 33 erimizin şehadeti için de söylenmektedir.

Soruşturmalarda görevini ihmal edenlerin korunması hatta Dağlıca’da olduğu gibi ödüllendirilmesi bu şüpheyi artırmaktadır. Bu iddia önyargı değil açıklanması gereken kuvvetli şüphedir.

Demokratik açılım aslında bir süreçtir. Zihinlerdeki duvarlar yıkılmadan toplumdaki duvarlar yıkılmaz.

1- Merhum Turgut Özal’ın 1980’lerde başardığı ‘Transformasyon’ adı ile tanımladığı sürecin sadece ekonomik ayağı gerçekleşti, politik ve sosyopsikolojik ayağı gerçekleşememişti. Şu anda yapılmaya çalışılan serbest piyasanın serbest toplum ve serbest politika ayaklarıdır. Zorunlu ve kaçınılmazdır.

2- Demokratik açılım çeşitli korkular ve önyargılarla engellenmeye çalışılmaktadır. Korku ve önyargıyı gidermenin tek yolu açık iletişim, diyalog ve sebatla beklemektir. Korku temelsiz ise gerçek ortaya çıkar doğru ise yine ortaya çıkar.

3- Komşu ve eski dost insanları barıştırmanın yolu farklılıkları konuşmak ve düzeltmek değil benzerlikleri pekiştirmekten geçer. Kürt kökenli kardeşlerimizle ortak paydamız ortak ideallerimiz ortak zevklerimiz o kadar çok ki hile ve fitnecilerin oyununa gelmemeyi başarmak için çok nedenimiz var.

Türkiye’de Reşadiye katliamını Kürtler arasında referanduma soksanız büyük çoğunluk onaylamayacaktır.

4- Yönetim psikolojisinde ‘Değişim üretimi’ uygulaması vardır. ARGE birimlerinin yardımı ile geliştirilen projeler zaman ve zemini iyi hesaplanarak uygulanır.

Demokratik açılım sürecini siyasilerden çok üniversitelerin yürütmesi ve tartışması gerekir. Sivil toplum örgütleri ve üniversiteleri aktif olarak sürece katmak önemlidir..

5- Eğer değişime inananlar çoksa değişim gerçekleşir. Bunun için...
   Değişime ihtiyaç hissettirmek esas olmalı.
   Baskı ve alt etme yaklaşımı yerine olumlu yöne geliştirme çabası esas olmalı.
   Kızmak ve sinirlenmek yerine anlamaya çalışmak esas olmalı.
   Engellerde sorumluluğu başkasına yüklemek yerine öz değerlendirmeyi tercih etmek esas olmalı.

   Barış süreci gerçekleşmezse kimlerin neleri kaybedeceği beyan edilmeli.
   Barıştan uzun vadede herkesin çıkarı olduğu gerçek değil mi?

 Zamanın ruhunu zamanın çocukları yakalayamaz, zamanın ruhunu zamanın efendileri yakalar. Çünkü onlar uzun vadeli düşünürler.

Prof. Dr. Nevzat TARHAN / Haber 7

Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

 

Son Düzenlenme Cumartesi, 12 Aralık 2009 15:48
Prof.Dr. Nevzat Tarhan

Yönetim Kurulu Başkanı

www.nevzattarhan.com | Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

2 yorum

  • Yorum Linki bulentuzman Çarşamba, 16 Aralık 2009 14:31 yazan bulentuzman

    Ayrıca Doğu Perinçek ve Yalçın Küçük bu örgütte yöneticilikten öteye Kurucu oldukları rahatlıkla gözlemlenebiliyor.Hatta açıkça kendilerinide korkusuzca sergilemişler. Ama Kendini Milliyetçi, Vatansever saymış parti ile Erdal Sarızeybek ve Osman Pamukoğlu bunu neden görmezden gelirler. Bu şahısların Erlerimizin kanına ortak olması hakkında niye bir kelime etmezler. Cesaret eksikliğimi vardır? Yada bunlardan ve Bunların destekçilerinden korkuyorlarmı? İyi ya hükümete devamlı çatıyon. Bu ve diğer pis ilişkiler hakkında neden konuşmazsınız. Yoksa Mehmetçiğimizin kanını bunların akıtma serbestliğimi var? Sizi Tv lerde gören kahraman görüyor. Kahramanlığınızı gösterin. Korkaklığınızı atında bu ilişkiler için bir kelime edin. Tavukluğu bırakın.

    Raporla
  • Yorum Linki bulentuzman Çarşamba, 16 Aralık 2009 14:23 yazan bulentuzman

    Menderes Çıkmazı - Reşadiye Yokuşu,
    Güngören Menderes Çıkmazı Patlamasını PKK üstleniyor. Mesaj ise çok açık Menderes Çıkmazı, Sonra yine mesaj açık Reşadiye Yokuşu, Sembolleri ve simgeleri iyi kullanıyorlar. Bağlantı basit. 300 civarında Affedilen aşırı fason teröristin eğitiminin yaptırılması emrini PKK ya talimat verenler bugün acele şekilde Reşadiye olayını PKK ya olayı üstlenme yada ifa etme emrini veriyorlar ve PKK yaptı oluyor. Lideri Karayılan Bu affedilen aşırı sol örgütün elemanlarının eğitim emrini kimden aldı. Biz çokmu safız ya da bunlar çok mu zeki?

    Raporla

Yorum Ekle

(*) ile işaretlenmiş zorunlu alanların tümünü doldurduğunuza emin olun. HTML kodları kullanılamaz.

asder logo

Adaleti Savunanlar Derneğinin ilkelerini benimsiyor ve her alanda "adalet"değerini temel alan kural ve uygulamaların gerçekleştirilmesi için mücadele çalışmalarına katılmanın gereğine inanıyorsanız; bizi takip edin...