Çarşamba, 30 Haziran 2010 15:09

MAVİ MARMARA ÜZERİNDEN

MAVİ MARMARA ÜZERİNDEN

Gelişmiş demokrasinin yerleşmiş olduğu dünya ülkelerinde olduğu gibi ülkemizde de Sivil Toplum Kuruluşları Yönetimlere karşı sivil toplumun sesi ve demokrasinin olmazsa olmazı olarak hak ettiği yeri almaya başlamıştır.

Bu hususta Mavi Marmara gemisi önümüzde çok güzel bir örnek olarak durmaktadır. Yakın zamanda yaşadığımız bu hadise ile STK’ların yönetimleri nasıl harekete geçirdiği müşahede edilmiştir.

Uluslar arası ilişkilerde diplomasinin ağır ve hantal bürokrasisi adeta hükümetlerin elini kolunu bağlayıp, resmiyete boğarak bol fotoğraflı başkanlar görüşmeleri ve medya görüntülerinden öteye, çözüme yönelik pek geçit vermemektedir.

Fakat STK’lar resmiyetten uzak, sivil, pratik ve eylem odaklı yapıları gereğince çok seri ve hızlı hareket edebilme kabiliyetleriyle hadiselerde çözüm üretebilmektedirler.

Kangren haline geldiği halde ve dünyanın gözleri önünde insanlık dramlarının yaşandığı Filistin’de, kınamalardan ve basın açıklamalarından başka devletlerde somut bir eylem göremediğimiz Gazze olayında, bir STK tüm dünyanın gündemine oturacak ve neticede devletlere somut adımlar attıracak eylemini organize edebilmiştir.

Tam bir sivil toplum kuruluşu mantığı ile tamamen hükümetlerin kontrolleri dışında, bir insani yardım ve sivil itaatsizlik sergilenmiştir. Bu şekilde tüm dünya ülkelerine İsrail’in Siyonist yönetiminin ne kadar insanlıktan uzak ve ne denli bir cani çete hükümeti olduğu ispat edilmiştir.

İşte STK budur.

STK’da diplomasinin ağır, hantal, hiçbir işe yaramayan bürokrasisi yoktur.

STK’da halk vardır. Halkın vicdanı vardır. İnanç vardır. Eylem vardır. Netice Allah’a aittir.

Mavi Marmara gemisi bize göstermiştir ki; artık zaman STK zamanıdır. Devletlerin diplomasi ve bürokrasi kültürleriyle sorunlar çözülemiyor. Sıkıntılar giderilemiyor. Ama bir eylem ile bir anda tüm dünya soruna odaklanabiliyor ve vicdanlar harekete geçirilebiliyor…

Halkların yönetimlere müdahaleleri ve hükümetleri harekete geçirebilmeleri günümüzde Sivil Toplum Kuruluşları ile mümkün olabiliyor.

Artık halk STK’sı ile eylemini yapacak hükümetler arkalarından gelerek, olaylara müdahil olacaklar. Bugün geldiğimiz nokta budur.

Devlet denilen dev teşkilat bir file benzemektedir. Fil ağır vücudu ile yerinden kalkıp bir iş yapıncaya kadar, bir arı gibi olan STK vızıldayıp uçacak gerektiğinde iğnesini batıracak, gerektiğinde ise çiçek çiçek gezerek balını üretecektir.

Bunun için binlerce arıya, binlerce peteğe, binlerce kovana ihtiyaç vardır. İster dernek deyin, ister vakıf ya da platform veya oluşum ne olursa olsun her türlü sivil toplum kuruluşu, içerisinde barındırdığı binlerce aktivist ve gönüllüsüyle işçi arılar gibi çalışarak, insan hakları adına fayda üretecekler ve daha yaşanılır bir ülke ve daha yaşanılır bir dünya oluşması yolunda çaba sarf edeceklerdir.

Sadece uluslar arası değil, ulusal sorunları da STK’lar çözebilirler. Ülkemizin en önemli sorunu olan darbeci zihniyetten kurtulma, yüksek yargıda yapılanmış olan vesayet yanlılarından temizlenme ve terör belasından da STK’lar aracılığıyla kurtulabiliriz.

Soruyorum size; binlerce STK ve bunların organize ettiği milyonlarca halk tankların yürümeye niyetlendiği bir anda bütün kışlaların önünü doldurursa hangi tank kışlasından çıkabilir?

 Aynı şekilde milyonlarca insan hukuk faciası olan kararları almaya kalkan ve kendilerinin seçtiği hükümetleri çalışamaz hale getirmeye çalışan yüksek yargıçların binalarını sarsa hangi kendini bilmez yargıç hukuksuz karar alabilir?

Türk ve Kürt kökenli vatandaşlarımızın oluşturduğu STK’lar el ele milyonları güney doğu vilayetlerine götürerek, yeter bu kardeş kıyımı diye haykırsa hiç mi etkisi olmaz?

Daha bunları yapmadık.

Ama gerektiğinde yapabiliriz!

Dedik ya; gün STK günüdür.

Halkın STK’lar ile kendi hak ve hukukuna sahip çıkma günüdür.

Dünyayı yaşanılır kılma günüdür.  30.06.2010

                         

Gürcan ONAT

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Son Düzenlenme Perşembe, 01 Temmuz 2010 15:09
Hasan Hüseyin Uludağ

Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

Yorum Ekle

(*) ile işaretlenmiş zorunlu alanların tümünü doldurduğunuza emin olun. HTML kodları kullanılamaz.

asder logo

Adaleti Savunanlar Derneğinin ilkelerini benimsiyor ve her alanda "adalet"değerini temel alan kural ve uygulamaların gerçekleştirilmesi için mücadele çalışmalarına katılmanın gereğine inanıyorsanız; bizi takip edin...