Salı, 30 Ocak 2018 10:11

ABD bölgemizde hâkimiyet kuramaz Ey gafiller

Suriye iç savaşının yaşanmaya başladığı günden itibaren Türkiye gündemi allak bullak oldu. Bizler 2002 Ak Parti iktidarı sonrası genel olarak ekonomik anlamda hangi sahada iyi olduk, nereye geldik gibi konuları konuşurken birilerinin bizleri uzun süredir izlemeye aldığının fakında bile değildik. Ancak Türkiye düşmanlarının bütün gelişmelerimizi takip altına aldığını ve sosyal, ekonomik bütün gelişmelerimizi inceleyip bölgemizle ilgili birçok tehlike oyunları organize ettiğinin farkında bile değildik.

Sözde dost, müttefik ABD’nin 2013 sonrası Suriye politikalarını incelediğimizde Türkiye dostu ve müttefiki algısının altında derin tuzakların olduğunu analiz edemediğimiz bir gerçektir. Ancak bizdeki bazı siyasiler lider koltuğuna oturduklarında tüm her şeyi bilen ve yorumlayan, üstün bir akla sahip olduğunu ifade etmeye çalışan bir tavır takınırlar. İsim vermeden elleştirmek doğru mudur? Tartışılır fakat bu aralar herkesin vurduğu biri olduğu için ben vurmak istemiyorum. Stratejik derinliği ipucu olarak versem sanırım tanırsınız.

Suriye iç savaşı sırasında Türkiye’nin geliştirdiği güvenli bölge arayışı ve yerinde göçü engelleyecek güvenli bölge anlayışı mülteci izdihamlarını önleme hizmetleri gibi sorunları tartışırken dönemin başbakanı dost ve müttefik(!) ABD’yi samimi algıladı ancak ABD dostun değil postun derdindeydi. Bunu analiz edemeyen bizdeki derin stratejik akıl bizleri birçok yanlışa sürükledi. Derin aklın yanındaki bazı ileri zekalı gazeteci ve aydınlarsa farkında olmadan Türkiye’yi bir uçurum kenarına sürüklediğinin analizini bile yapamadılar.

Suriye politikalarımıza ve Afrin operasyonuna Rusya ses çıkaramaz ve çıkarmaya da hakkı yoktur. İran ise iyi düşünmelidir:  İlhak edilecek toprakların YPG ve ABD elinde bulunması ve temelli onların olması mı iyidir, yoksa geçici bir müddet Türkiye’nin himayesi altında kalması mı? Yapılacak ilhaka ABD de ses çıkaramaz. Çünkü Suriye topraklarında onun hiçbir hakkı yoktur. Kürtlerin o topraklardaki hakkı ise bölgenin asli unsurudur, Kürtler o toprakların kadim milletlerindendir. Kürtlerin yoğunlukla yaşadığı bölgede de Kürt çoğunluğun izni ve rızası olmadan YPG ve ABD hâkimiyet kuramaz. 

O halde ABD Suriye topraklarını derhal terk etmeli ve YPG ile İsrail’in arkasından çekilmelidir. Çünkü ABD’nin Suriye ve Filistin topraklarında hiçbir hakkı yoktur. Bir terör örgütüne destek vermesi ise gayri meşrudur ve suçtur! 

ABD yönetimi işlemekte olduğu bu suçu derhal bırakmalı, bırakmadığı takdirde ise BM tarafından hesabı sorulmalıdır. Türkiye ise bölge halkının rızasıyla ilhak edeceği Suriye topraklarını, Suriye’de durum düzelince yani Esad iktidardan çekilince ve rejim demokrasiye dönüşünce, tekrar Suriye halkının demokratik yönetimine iade etmelidir. Türkiye bu konuda İran, Rusya ve Suriye muhalefetiyle bir anlaşmaya varabilir.

Eğer ABD destek vermekte olduğu terör örgütü YPG’nin arkasından yakın zaman içinde çekilmez ve desteğini kesmezse, ABD’nin Suriye’de Türkiye, Rusya, İran ve Suriye muhaliflerince vurulması hak olur. ABD karşısındaki hak sahipleri de bu hakkı yerine getirmekle mükelleftir. Türkiye, terör örgütü ve ABD’nin elinde bulunan toprakları almak ve gelecekteki demokratik Suriye yönetimine iade etmek zorundadır. Eğer kurtuluş isteyen Suriye halkına yardım etmek ve kendi topraklarımızın geleceğini korumak istiyorsak, bu savaşı başka ülkeler üzerinden izlemek yerine Türkiye’nin sorumluluğunda ÖSO birliklerinde görev alarak kendi ülkemizin de bağımsızlığı için mücadele etmek zorundayız.

Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip ERDOĞAN’ın akılcı siyaset yaklaşımı ve Sayın Başbakan Binali YILDIRIM beyin samimi sağduyulu açıklamaları ile süreci çok iyi yönettikleri kanısındayım. Hatta yeni ASYA bloğu içinde derinlik mesajlarının yer almasının birilerinin canını çok sıktığının farkındayız. Dolayısıyla YPG’nin ABD ile müttefiklik anlayışının daha fazla sürmeyeceğini, tehlikenin bütün Ortadoğu’yu germeden sonuçlanacağının umudunu koruduğumu ifade etmek isterim ki; aksi halde Sayın Adnan TANRIVERDİ paşanın söylediği gibi 5 mağlubiyeti sonrası altıyı ve yediyi de yaşatabiliriz.

Sayın Kemal KILIÇDAROĞLU ise şunu artık öğrenmeli: Elbette ordu milletin, asker bizim. Unutmayın ki sizlerin patronları Türkiye’yi yönettiklerinde on iki adayı kayıp etik. Afrin’e gelince; önce milli şuura sahip olmak gerek. Milli ruha sahip bir lider ancak bu kararları alabilir. İçinizdeki monşerler olduğu sürece sizler ancak CHP’nin sonunu hazırlarsınız. Size gelince; bir eliniz Alman, bir eliniz Pensilvanya, işiniz zor.  İsrail aklı bile sizleri kurtaramaz. 

Vesselam...

Okunma 317 defa
Sabri BALAMAN

This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.

Yorum Ekle

(*) ile işaretlenmiş zorunlu alanların tümünü doldurduğunuza emin olun. HTML kodları kullanılamaz.

asder logo

Adaleti Savunanlar Derneğinin ilkelerini benimsiyor ve her alanda "adalet"değerini temel alan kural ve uygulamaların gerçekleştirilmesi için mücadele çalışmalarına katılmanın gereğine inanıyorsanız; bizi takip edin...

E-Bülten

E-bültenimize üye olun. Haber ve duyurularımızı kaçırmayın.

Spam göndermiyoruz.

Bu sitede yer alan yazılar, makaleler, haberler yazarların sorumluluğundadır. © 2018 ASDER. All Rights Reserved.

Design & Development by JoomShaper