Pazartesi, 23 Temmuz 2018 14:22

Kadınlar Yuvalarına Dönmeli

Yaşadığımız asır; kadınları yuvalarından uçurmuş aynı zamanda beşeri de yoldan çıkarmıştır. Ev hanımları ve yaşlı kadınlar hatta ninelerimiz de dâhil olmak üzere bütün kadınlara karşı olması gereken hürmet kırılmıştır. Üstüne üstlük kapitalist yaşam; kadını çalışma hayatına zorla sokarak gösterilmesi gereken saygıyı yerle bir etmiştir.

Zorunlu olmadıkça kadının çalışma hayatına sokulması ne dinen ne de örflerimize göre uygun değildir. Mecbur kalırsa örneğin kocası vefat etmişse veya hastalık gibi nedenlerle çalışamaz durumda olursa kadın aile bütçesine yardım için çalışma hayatına girebilir. Aksi takdirde yuvasını terk ederek üç beş kuruş için çalışmak; kadınlara karşı bir şey kazandırmadığı gibi aynı zamanda bir insanlık hakkı gaspıdır.

Kadınlar yuvalarına döndüğü takdirde hürmet görecektir. Olması gereken saygıya kavuşacaktır. Zira çalışma hayatında göremedikleri huzur ve mutluluk aile hayatındadır. Hem çalışıp hem de sağlam bir aile kurmak ise günümüzde neredeyse hiç mümkün değildir. Zaten kadınların fiziksel özellikleri; her iki işi birden yapması için yeterli değildir.

Bir kadının rahat ve mutluluğu yuvasındadır. Zira kadına gösterilen saygının en önemli sebebi yaratılıştan gelen güzellikleridir. Günahtan kaçınmak; kadının en cazip ve erkeğe güzel gelen tarafıdır. İffetsiz bir kadın ne kadar güzel olursa olsun erkeklerin saygı ve sevgisini kazanamaz, güzel görünemez. Daima aşağılanıp hakarete uğrayacaktır. Bu nedenle hayâsını muhafaza ettiği ölçüde kadın; güzel, değerli ve saygındır.

Kadını diğer insanlardan üstün yapan şey ise şefkat duygusudur. Peygamberimiz aleyhisselatü vesselam “cennet annelerin ayağı altındadır” buyurmuştur. Onlara Allah rızasını kazandıran en büyük haslet; merhametli olması nedeni iledir. Hâlbuki iş hayatında merhamet gösterenler asla kabul görmezler. Kapitalizm onları acımasız yapmıştır. Merhamet, işten kovulmak için yeterli bir sebep haline gelmiştir.

Bir kadın, en çok çocukları ile oyun oynamaktan hoşlanır. Bir anne için bundan daha güzel bir eğlence olamaz. Çocuğu olmayıp da uzun tedaviler sonucu evlat sahibi olmuş bir kadının yüz ifadesine bakın. Kariyerinin en yüksek basamağına ulaşmış hiçbir kadının yüzünde; bu mutluluğu göremezsiniz. Suni ve yapmacık görüntüler bizleri aldatmasın. Ya da seküler yaşamın dayattığı ahlaksız eğlencelere kapılmış kadınların yalancı hallerine kanmayalım.

Günümüzde en fazla hücum edilip ortadan kaldırılmaya çalışılan şey ise; kadınların o güzel hayâ duygusudur. Bunu yıkmak için türlü türlü dolaplar çevrilip en ahlaksız filimler, diziler yayınlanmakta, bunu iyi becerebilen artistlere, dünyanın parasını vermektedirler. Ne kadar hayâsız olursa; mesleğinde o kadar başarılı sayılmaktadır. İşte böyle bir ahlaksız saldırı karşısında demir gibi bir yürek ve sağlam bir sebat lazımdır. Yoksa kurulan tuzaklara düşmek çok kolaydır.

Kadınların günümüzde ahlak kavramını ziyadesi ile yok etmesinin mağdurları, aynı zamanda erkeklerdir. Çok samimi arkadaşlıklar, dostluklar ve iş yaşamındaki dayanışma; bir güzel kadının aralarına girmesi ile birlikte derhal bitiverir. Bir daha ara ki; o eski zevkli çalışma ortamını bulasın. Kadınların iş yaşamına girmesi ile birlikte erkekler arasındaki rekabet kızışır adeta dostunu arkasından hançerlemek gibi hıyanetler bir bir ortaya çıkar. Sonrasında “ben arkadaşıma bu kötülüğü niye yaptım?” diye hayatına küsen binlerce, milyonlarca erkek vardır. Düşünemez ki o işyerine gelen güzel ve alımlı kadın, buna sebep olmuştur.

Kadınların çalışma hayatına girip erkeklerle fink atması, kadın istismarının reklamlar ile yayılması, hayâ denilen mefhumun yok edilmesi kötü ahlakın toplumun her kesimine yayılması sonucunu doğurmuştur. Plazalardaki acımasız savaşlar, üç kuruşluk menfaat için bir düzine yalan söylemeler, hırsızlığın her türlüsünün çoğalmasının bir sebebi işte budur.

İnsan ruhunu öldürmek ve onu bir robot gibi koşup hizmet ettirmek isterseniz yapacağınız en kolay şey; o kişinin ahlaki ve dini özelliklerini yitirmesini sağlamaktır. Allah’tan korkmayan bir insan kuldan utanır mı? Dini ortadan kaldırırsanız kula kulluk ettirmek artık çok kolaydır. Bundan sonra vurun abalıya! Her türlü pis işi kolaylıkla yaptırmak mümkündür.

Ne yazık ki insan ruhunu öldürmek için en çok kullanılan vasıtalardan bir tanesi kadın bedenidir. Üryan bir vaziyette televizyonlarda, gazetelerde ve caddelerde sergilenen kadınlar; şehvani duyguları harekete geçirmekte; ulvi duyguları ise öldürmektedir. Eşine karşı göstermesi gereken duyguları da azaltan bu şekildeki kadın istismarı, yuvaların yıkılmasında en önemli etkenlerin başında gelmektedir.

Bu konuda yazacak daha çok şey var lakin bunu başka bir yazıya bırakıp burada son söz olarak şunu söylemekte yarar vardır. Yaşadığımız devir ahir zamandır ve bu devirde ahlaki yozlaşma hiç bir asırda olmadığı kadar aşırı noktalara varmıştır. Bu konudaki hadisleri dikkatle dinlemeli, alimlerin sözlerine kulak vermeli ve ona göre hem kendimizi hem de ailemizi korumaya almalıyız, vesselam…

Okunma 524 defa
Dr.Vehbi KARA

This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.

Yorum Ekle

(*) ile işaretlenmiş zorunlu alanların tümünü doldurduğunuza emin olun. HTML kodları kullanılamaz.

asder logo

Adaleti Savunanlar Derneğinin ilkelerini benimsiyor ve her alanda "adalet"değerini temel alan kural ve uygulamaların gerçekleştirilmesi için mücadele çalışmalarına katılmanın gereğine inanıyorsanız; bizi takip edin...

E-Bülten

E-bültenimize üye olun. Haber ve duyurularımızı kaçırmayın.

Spam göndermiyoruz.

Bu sitede yer alan yazılar, makaleler, haberler yazarların sorumluluğundadır. © 2018 ASDER. All Rights Reserved.

Design & Development by JoomShaper