Salı, 04 Eylül 2018 17:18

Yerel Yönetim Başkanlarına Tırpan Gelecek mi?

Belediyeler, sırat köprüsünü geçmek için hazırlık yapmaktalar… Tam gaz ileri diyeceğim(!), diyemiyorum. Son zamanlarda en çok konuşulan konuların başında yerel yönetimler gelmektedir.

2004 dört yılından beri birçok belediyecilik Türkiye tarihinde çığır açtığı gibi bazı belediyelerde ise maalesef ciddi hayal kırıklıkları yaşanmıştır. Ak Partili belediyeler teker teker masaya yatırılıyor. MKYK’da muhtemel hazırlıkların yapılması talimatını veren Başkan Erdoğan’ın çok sık dokuyup ince eleyeceği bir sürece hazırlık yaptığı ifade ediliyor. 

Bütün siyasi partiler 2019 seçimleri için tam gaz hazırlık sürecine girdiler. Ak Parti, CHP, MHP ve HDP’nin belediye başkan adayları tespitlerinde aday yarışına girildiğini söyleyebiliriz ancak malum süreçte her siyasi partinin kendine göre zorluğunun olması yanında bu dönem işler daha da zor olacaktır. Doğu ve Güneydoğu’da HDP’nin terör belediyeciliğinin sonlanması gibi birçok yeni düzenlemenin de yapılması ile muhtemel seçim hazırlıkları da sürüyor. Ak Parti’nin muhtemel ittifak arayışında kısmen veya kritik bölgelerde MHP ile ittifak olacağını düşünüyoruz ancak MHP’nin de beklentileri olacağını söyleyebiliriz. 24 Haziran seçim sonuçları itibarı ile Ak Parti’nin artı ve eksilerini değerlendirmeye alacağını ve ona göre bir yol haritasını belirleyeceğini görebiliyoruz.

Bütün partilerin aday adaylığı sürecinin sonrasında mülakatlar başlayacak. Taslak programa göre mülakatların Ekim veya Aralık ayı sonunda başlaması planlanıyor. Mülakatlar sırasında aday adayları kendilerini ve planlarını en detaylı şekilde anlatacak. Ayrıca parti yönetiminin yapmış olduğu anketlerin de adayların belirlenmesi sürecinde etkili olacağı söyleniyor.

Aday profilleri belki de ilk kez çok önemli ölçüde göz önünde bulundurulacaktır. Bazı büyük şehirler adaylar üzerinden dizayn edileceği gibi batıdaki birçok ilçede belediye başkan adaylarına demografik ve stratejik şartlar göz önünde tutularak karar verilecektir. Siyasetten yıpranmayan akçeli işlerde ismi geçmeyen, halk tarafından karşılığı olan, doğu-batı arasında ortak değere sahip olan ve en önemlisi ahlaklı uzlaşma kültürü ve halkın nabzını iyi bilen adaylar göz önünde bulundurulacaktır.

İstanbul adayı Ak Parti açısından önemli olduğu kadar CHP açısından da çok büyük önem arz etmektedir. CHP adayını belirlerken Atatürkçülük, ulusalcılık gibi kavramlarını bir kenara bırakarak HDP ile çok rahat ittifak yapacağını şimdiden dillendiriyor. Buna hazırlık yaptığını da söyleyebiliriz ki muhtemelen bütün değerlerini ayaklar altına alarak HDP’nin de sıcak baktığı bir aday üzerinden uzlaşacaktır. CHP’nin Gürsel Tekin üzerinden muhtemel bir yol haritası izlediğini ve doğrudan Doğu-Güneydoğu adı ile farklı kitlelere mesaj verdiğini, bunun yanında M. Akif Hamzaçebi ile de doğulu seçmenin sıcak bakabileceği bir adayı göz önünde tutabileceklerini öngörebiliriz.

Peki ya Ak Parti İstanbul için nasıl bir aday profili ile başarılı olur derseniz işte bu sorunun çok zor ve çetin olduğunu söylemek gerek. 2004 seçimlerinden 2014 seçimlerine kadar birçok etnik ve sosyolojik anlamda ortak adayı olarak bilinen İstanbul’un Kadir Topbaş ağabeyi son derece başarılı biri olarak CHP’lisi MHP’lisi ve HDP’lisinin de destek verdiğini söyleyebiliriz. FETÖ’nün mağduru olarak istifa etmesinin kimi çevrelerde tepki oluşturduğunu söylemek gerek. Dolaysıyla İstanbul adayının güçlü ve profili yüksek bir aday üzerinden okunmasının önemini vurgulamak gerek.

1994 yılında bir Erdoğan vardı… Heybeti ile yol yürüdüğünde ‘’evet bu adama yakışır’’ dediğimiz bir başkan… O günden bugüne çok şey değişti ve beklentiler devamlı arttı. İstanbul adayı eşittir başkan adayı dersem şaşırmayın. İstanbul bir metropolitandır. Birçok ülkenin başkenti konumundadır. Buranın adayı elbette çok mühimdir. 

Adayların belirlenmesinde etkili olacağı tahmin edilen bazı kriterlerin yanında aday gösterilmemesi gereken kişilerin de bir durum değerlendirilmesini yapmalıyız…

Öyle ki; hizmeti kendi nefsine,

Siyaseti bir sanat gibi işleyerek kişisel çıkarlarına, gücüne güç katmaya kullanan,

Adamcılık belediyeciliği yaparak parti prensiplerini hiçe sayan,

Demografik yapıları göz ardı ederek hemşericilik ayağına belediyelere dolduran,

Güçlü kurum ve şirketlere göre imar artışı sağlayan, fakiri görmezden gelen,

Başkanlık yaptıkları yerleri beğenmeyen ve lüks yerlerde oturan, 

Göz boyamak için durmadan kurdele kesme yarışına giren,

Seçime kadar bir oy için kapı kapı dolaşıp, seçimden sonra bütün kapıları halka kapatan birçok belediye başkanı ve başkan yardımcısının savurganlık hastalığından kurtulması gerekir. Bu birçok olumsuz kriteri barındıran isimlerden de adaylık noktasında uzak durulması gerekir.

Aynı zamanda makam ve mevkilerin lüks araçlardan geçilmemesi, korkunç kiralamaların yapılması,

Reklam ayaklarına kişisel PR ve menfaat harcamalarının yoğunlaşması,

Vatandaşın sorunlarının çözümü noktasında bugün git yarın gel anlayışının hâkim olması,

Call Centerların bile vatandaşı adam yerine koymaması,

Bazı belediye başkanları ve başkan yardımcıları ile müdürlerin mal varlıklarının artması gibi durumlara karşın mevcut başkanların ve muhtemel adayların devam edip etmeyeceği kararlarının verilmesi şarttır.  Vesselam…

Okunma 219 defa
Sabri BALAMAN

This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.

Yorum Ekle

(*) ile işaretlenmiş zorunlu alanların tümünü doldurduğunuza emin olun. HTML kodları kullanılamaz.

asder logo

Adaleti Savunanlar Derneğinin ilkelerini benimsiyor ve her alanda "adalet"değerini temel alan kural ve uygulamaların gerçekleştirilmesi için mücadele çalışmalarına katılmanın gereğine inanıyorsanız; bizi takip edin...

E-Bülten

E-bültenimize üye olun. Haber ve duyurularımızı kaçırmayın.

Spam göndermiyoruz.

Bu sitede yer alan yazılar, makaleler, haberler yazarların sorumluluğundadır. © 2018 ASDER. All Rights Reserved.

Design & Development by JoomShaper