Salı, 09 Ekim 2018 17:54

Örgütlü Kripto İmparatorluklar Kolay Yıkılır Mı?

Bir örgüt düşünün Orta Asya’dan başlayıp Orta Doğu’ya, Afrika’dan Latin Amerika’ya kadar her yerde sistemli yayılmayla dünyada her türlü faaliyeti yürütebilecek… Buna inanmak sanırım saflık olacaktır. Ülkemizde uzun yıllara dayanan baskıcı sistem ve tek tipli yaşam rejimi dayatması birçok olumsuzluğu da beraberinde getirmiştir. Totaliter baskıcı sistemin FETÖ gibi örgütlerin doğmasına vesile olmuştur.

Baskıcı devlet anlayışı, dinini radikal İslam’dan uzak yaşamaya çalışan ılımlı cemaatlerin doğmasına bir çıkış sağlamıştır. Bazı dış mihraklara ve CIA gibi servilere de gün doğduğunu ifade etmek gerek. 

Bizdeki Kemalist aklın hep kendilerinin akıllı olduğunu ifade etmesi, yalnızca kendilerini aydın göstermesi yok mu?.. Zır cahil olduklarının apaçık göstergesidir.

Ulusalcıların kamuoyunda herkesin bildiği bir marşı var. 

‘’Çıktık açık alınla on yılda her savaştan/ On yılda on beş milyon genç yaratık (haşa) her yaştan/ Başta bütün dünyanın saydığı başkumandan/ Demir ağlarla ördük anayurdu dört baştan. 

Hadi ordan… Burada durun bari. Nefsiniz, kibriniz sizleri kör etmiş. Yıllarca darbe, muhtıra, CIA’e uşaklıkla her türlü handikapa girdiniz. Göz boyama, nutuk atma, ‘’Mustafa Kemal’in askerleri’’ naraları, ‘’En büyük asker Mustafa Kemal’in askeri’’ gibi içi boşaltılmış cumhuriyetçi söylemlerle yıllarca darbeci generallere ve subaylara şakşakçılık yaptınız. Sevgili dostlarım, ne olur bana kızmayın. Adamlar demir gibi bütün kamu kurumlarını istila edip ağ gibi örmüşler. Bu insanlar mütedeyyin muhafazakâr düşmanlığı yaparken, tarihimizi çalarken neredeydiniz? Cemaatin ‘’kırk yıllık’’ yapısı bu ülkenin gençliğini çalarken neredeydiniz? Onca bilim insanı, devlet insanı, polis, asker şehit edilirken neredeydiniz? Ne yazık ki hep uyutulduk… Bu olup bitenlerin birer sonucundan ibarettir FETÖ. Sizin hiç suçunuz yok mu Kemalist arkadaşlar?

FETÖ zeminini oluşturan, içimizdeki hain yapıdır. Yıllarca Kemalist, Atatürkçü geçinerek kendilerini gizleyen generaller, subaylar, hakimler, savcılar ve dahası birçok vatan haini kamu kurum çalışanlarıdır. Onurunu, namusunu birkaç dolara veya liraya tercih edenlere ‘’neredeydiniz?’’ diye sormazlar mı?

Gülen’e cemaat yolunu açanların hiç mi suçu yok? 1980’in darbeci subayları, generalleri nerede? Kimse üzerine almıyor. Nerede cumhuriyetin başsavcıları? Bu zemine kim müsaade etti? Bu olup bitenler birer tesadüf mü? Marşların hemen hepsi bir halkı, milleti motive etmek veya diri tutmak içindir ancak temelinde uyutma ve geçekleri gizleme olmamalıdır. 

Peki, Fethullah Gülen emniyet, asker, eğitim, bürokrasi, vb. alanlarda kendisine böylesine bağlı ve geniş bir kadroyu nasıl oluşturdu? Burada, kadro yetiştirmeyi temel alan salya sümük ve son derece becerikli bir kişinin 40 yılı aşkın bir süre boyunca yürüttüğü titiz ve yoğun bir faaliyet söz konusu. Bunlara cemaatin küresel faaliyetlerini, dünyanın dört bir tarafındaki okulları ve diğer kurumları eklersek, kimi araştırmacıların ‘imparatorluk’ benzetmesi abartılı olmaz sanırım. Ama bu vebalin tamamını Ak Parti’ye mal etmek de vicdansızlıktan başka bir şey değildir. Ak Parti’yi eleştirmek herkesin hakkı olabilir ama el vicdan demek de gerçekleri açığa çıkarmaya yetiyor.

Örneğin Türkiye’de 12 Eylül faşizminin darbecileri komünizme karşı mücadele adına cemaatlerin önünü açtı. Turgut Özal döneminde Cemaat sivil siyasetle ilişkileri geliştirmeye başladı. Özal ve MHP lideri Alpaslan Türkeş, Cemaat’in özellikle Orta Asya Türk Cumhuriyetlerindeki faaliyetlerini teşvik etti. Tansu Çiller, Gülen’i bir tür stratejik ortak olarak görürken, Bülent Ecevit onu ‘inançlara saygılı laiklik’ önermesine uygun bir din adamı olarak gördü. Ve hatta Gülen, Ecevit’e şefaat edebilecek kadar hoşgörüsünü ifade etmiştir. Refah Partisi’nin 1990’larındaki yükselişinden ürken egemen sınıflar da Gülen ve cemaatini onun karşısına bir alternatif olarak çıkarmaya kalktı.

Sonuç olarak Fetullah Gülen’in yapılanması hafife alınacak bir yapı olarak göz ardı edilmemeli. Devlet kurumlarında halen etkili, yetkili birçok alanda kripto yapısı mevcut ve uyuyan hücre konumunu koruyorlar. 

...

http://www.yeniakit.com.tr/yazarlar/sabri-balaman/orgutlu-kripto-imparatorluklar-kolay-yikilir-mi-26061.html?utm_source=partners&utm_medium=gazeteoku.com&utm_campaign=feed

Okunma 125 defa
Sabri BALAMAN

This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.

Yorum Ekle

(*) ile işaretlenmiş zorunlu alanların tümünü doldurduğunuza emin olun. HTML kodları kullanılamaz.

asder logo

Adaleti Savunanlar Derneğinin ilkelerini benimsiyor ve her alanda "adalet"değerini temel alan kural ve uygulamaların gerçekleştirilmesi için mücadele çalışmalarına katılmanın gereğine inanıyorsanız; bizi takip edin...

E-Bülten

E-bültenimize üye olun. Haber ve duyurularımızı kaçırmayın.

Spam göndermiyoruz.

Bu sitede yer alan yazılar, makaleler, haberler yazarların sorumluluğundadır. © 2018 ASDER. All Rights Reserved.

Design & Development by JoomShaper