Cumartesi, 06 Aralık 2008 02:29

TSK HUKUK ÇİZGİSİNDE KALAMIYOR

TSK HUKUK ÇİZGİSİNDE KALAMIYOR

 

02 Aralık 2008 tarihinde toplanan yılın ikinci Şûrası ile ilgili olarak Genelkurmay Başkanlığı,  resmî internet sitesinde, “ Türk Silahlı Kuvvetlerinin temel yapısını ve disiplinini bozacak şekilde; uyuşturucu alışkanlığı ve ahlak dışı ilişkileri bulunan 19 personel ile irticai tutum ve davranışları tespit edilen 5 olmak üzere toplam 24 personelin Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayrılmasına oy çokluğuyla karar verilmiştir.” açıklamasını yapılmıştır.

Silahlı Kuvvetlerimizin hukuk çizgisinde kalacağına dair Ağustos 2008 Şûrasında oluşan ümitlerimiz boşa çıkmıştır.

Şûranın inadını anlamak mümkün değildir.

Amaç disiplinin temini olamaz.

Bu tür hukuk dışı, adaletsiz uygulamarda israr  etmenin başka anlamları olmalıdır.

Başbakanın ve MSB'nın muhalefet ettiği ihsas ettirilen bu karara, askerî Yargı kararlarının dayanak yapılmadığı anlaşılmaktadır.

Silahlı Kuvvetlerin temel yapısını bozacak şekilde;

l  Uyuşturucu alışkanlığının,

l  ahlak dışı ilişkilerin ve

l  İrticaî tutum ve davranışların,

Neler olduğunu bilmek istiyoruz.

 

Nasıl bir uyuşturucu alışkanlığı tespit edilmiştir?

Bağımlılık derecesi nedir? Bu kişiler nasıl uyuşturucu bağımlısı olmuşlar? Tedavileri için gayret sarf edilmişmidir?  Bu kişilerin uyuşturucu bağımlısı olduklarını kim tespit etmiştir? Asarı gizlenemeyecek ve vazifesini aksatacak derecede uyuşturucu bağımlısı olduğuna dair yargı kararları mevcutmudur?

Bu kişiler, askerî mahkemeye sevk edilseydi, Askerî Ceza Kanunun 151.1 inci maddesine göre bir aydan altı aya kadar hapis  ve yine askerî ceza kanununun 30. maddesine göre de Silahlı Kuvvetlerden çıkarılma cezası ile cezalandırılabilirdi. YAŞ Kararı ile çıkarıp da kişinin Anayasal savunma ve yargıya baş vurma hakkını neden elinden alınıyor?

 

YAŞ Kararında bahsedilen ahlak dışı işilkiler nelerdir?

Bu kişiler; Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlarla basit ve nitelikli zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı veya şeref ve haysiyeti kırıcı suçtan veya kaçakçılık, resmi ihale ve alım satımlara fesat karıştırma, Devlet sırlarını açığa vurma suçlarından birini mi işlemişlerdir?

Bu suçlardan birini işleyenler var ise; Askerî Mahkemeye verilselerdi, Askeri Ceza Kanununun 131. maddesine göre  bu kişiler beş seneye kadar ağır hapis cezası ile cezalandırılabilirler; bir yıldan fazla ceza almaları halinde de, 30. maddenin birinci fıkrasına göre mahkeme kararında belirtilmemiş olsa dahi silahlı Kuvvetlerden de çıkarılırlardı.

Yoksa;

Askeri elbise ile umumhanelere, kumarhanelere veya sair haysiyete dokunan mahallere girmek; Askeri elbise ile halk nazarında mayup (ayıplı) görülen kimselere bilerek refakat etmek; mükerreren kumar oynamak; İffetsiz bir kimse ile evlenmek veya böyle bir kimse ile yaşamak;  gayri tabii mukaranette (ilişkide) bulunmak veya bulundurmak suçlarından biri ile mi suçlanıyorlardı.

Eğer öyle ise; mahkemeye verildiklerinde, Askerî Ceza Kanununun 150,151,152,153. maddeleri gereğince bir aydan altı aya kadar ve Silahlı Kuvvetlerden çıkarılma cezası ile cezalandırılırlardı.

Askerî mahkemelerde hüküm giyenler, kararı yargıtayda temyiz edebilirler, onaylandığında da, YAŞ Kararına gerek kalmadan Silahlı Kuvvetlerden çıkarılırlardı. Bu yöntem hukukî olurdu.

Eğer, “uyuşturucu alışkanlığı ve ahlak dışı ilişkileri bulunanlara” yargı yolu uygulanmışsa, bunların durumu YAŞ'a neden getirildi? Yargı yolu kullanılmadıysa, neden kullanılmadı?

Suç işlenmişse, kanunda da cezası varsa ve buna rağmen YAŞ devreye sokuluyorsa, ya bu insanların suçluluğu kanıtlanamamaktadır. Ya da daha başka sebep vardır.!..

 

Gelelim, “irticaî tutum ve davranışları tespit edilenlere”;

Bu tutum ve davranışlar nelerdir? Genelkurmay Başkanlığ millete bunu açıklamalıdır.

Eğer, bu kişiler; irticaî bir programı olan, siyasî bir partinin üyesi olsalardı; siyasî amaçla toplantı ve gösterilere katılsalardı; Siyasî amaçla nutuk ve demeç verselerdi, yazı yazıp telkinde bulunsalardı; siyasî toplantılara resmî veya sivil kıyafetle katılsalardı vb. faaliyetlerde bulunsalardı; bu suçlarından dolayı da mahkeme edilselerdi, Askerî Ceza Kanununun 148. Maddesi gereğince bir aydan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılırlar ve Silahlı Kuvvetlerden de çıkarılırlardı. Bu suçlar işlenmiş olsaydı ve yargı yolları suçlananlara uygulansaydı, YAŞ'a gerek kalmaz, işlem de hukuka uygun olurdu.

Ama onüç senedir böyle yapılmadı. Çünkü kimse bu suçları işlemedi.

Namaz kılanlar, ibadetlerini yapma gayreti içinde bulunanlar veya eşleri örtülü olanlar, irticaî tutum ve davranış içinde olmakla suçlandılar. İnanç ve ibadet dünyanın hiçbir yerinde suç değildir. Onun için, yargı ve hak arama imkanını devre dışı bırakacak olan YAŞ devreye sokulmaktadır.

İnançlı subay ve astsubaylar 1982'den beri disiplinsizlik kisvesi ile tasfiye ediliyordu. 2006 yılından itibaren, yöntemde bir değişiklik yapıldı. Silahlı Kuvvetlerden çıkarılanlar;

“Uyuşturucu alışkanlığı ve ahlak dışı ilişkileri bulunanlar” ile “irticai tutum ve davranışları tespit edilenler” olarak iki kategori halinde, ama TSK'nin temel yapısını ve disiplinini bozacak fiiller şeklinde kamu oyuna sunulmaktadır.

Askerî Yargı sistemi TSK'de disiplinin sağlanması için yeterlidir.

Yargı yolu kullanıldığında, suçlar ortaya çıktıkça,  suçluların cezalandırılması ve Silahlı Kuvvetlerden çıkarılması peyderpey olacağından, toplumun dikkati de çekilmemiş olacaktır.

Anlaşılan o ki; YAŞ Kararı ile Silahlı Kuvvetlerden çıkarmanın amacı sadece disiplinin sağlanması değildir. Ayrıca, bu işlemlere, toplumun dikkati de çekilmek istenilmektedir

 

YAŞ'ın tasfiye Kararları ile ne yapılmak isteniyor?

l  Yasal bir suç isnat edilemeyen tasfiyelerde, yargıya başvurma imkanı tamamen kapatılmak isteniyor.

l  Uyuşturucu alışkanlığı ve ahlak dışı davranışlarla dindarlığın, askerliğin temelini ve disiplini sarsan eş anlamlı fiiller olarak görüldüğü mesajı verilerek, dindarlık aşağılanmak isteniyor.

l  Dindar insanlara tahammül edilemeyeceği mesajı, toplumun bütün kesimlerine verilmek isteniyor.

l  TSK Personeli üzerinde ihraç baskısı sürdürülmek isteniyor.

l  Uyuşturucu alışkanlığı ve ahlak dışı davranışlarda bulunanların YAŞ Kararı ile tasfiyesi paravan olarak kullanılıp, daha az tepki ile, dindar insanların tasfiyesine devam edilmek ve YAŞ ile ilgili Anayasa değişikliği engellenmek isteniyor.

l  Tasfiyeye siyasî kadrolar da ortak edilmek isteniyor.

l  Tasfiye işlemi, TSK'deki siyasî çizginin göstergesi ve psikolojik baskı aracı olarak kullanılmak isteniyor.

İşlem, hukuk dışı, adaletsiz, siyasî  amaçlı ve ideolojik kadrolaşmanın bir aracı olarak kullanılmaktadır.

İstişârî bir kararı, idarî bir işlem haline getiren siyasî kadrolar da vebale ortaktır.

Yargısız tasfiye yetkisi YAŞ'ın elinden alınmalıdır. Mağdurların hakları tazmin edilmelidir.

04 Aralık 2008

Adnan Tanrıverdi

E.Tuğgeneral

ASDER Gnl. BŞK.

 

Son Düzenlenme Cumartesi, 06 Aralık 2008 04:06
Adnan Tanrıverdi

Emekli Tuğgeneral

www.adnantanriverdi.com | Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

2 yorum

  • Yorum Linki HALİD BAĞDATLI/1971/2 Cumartesi, 13 Aralık 2008 17:10 yazan HALİD BAĞDATLI/1971/2

    Yazınızı beğendim.Memnun ve mesrur oldum.Çok teşekkür ederim saygılar sunarım.Bu kıymetli görüş ve düşüncenizi İnşaAllah Akıllıyım diyen bürokratlar okur da yüzlerce yaş mağduru mazlum insanların yaralarına bir nebze de olsa merhem olurlar.Sadece sizin değil sizin gibi isti-datlı ve kalemi kuvvetli yaş mağdurlarının veya bunların dertleriyle dertlenen vicdanlı ve merhametli köşe yazarlarının da bu konularla ilgili duygu ve düşüncelerini yazarak hadiseyi gündemde tutmak dileğimle tüm yaş mağdurlarına şahsınızda sağlık,sıhhat ve mutluluklar temenni ediyorum.

    Raporla
  • Yorum Linki mete Cuma, 12 Aralık 2008 05:41 yazan mete

    Elinize dilinize sağlık Sayın Başkanım,
    YAŞ kanalıyla ihraçla
    yargı yolunu kapalı tutmak hukuk devletiyle bağdaşmıyor; ülkemizin ayıbı...

    Raporla

Yorum Ekle

(*) ile işaretlenmiş zorunlu alanların tümünü doldurduğunuza emin olun. HTML kodları kullanılamaz.

asder logo

Adaleti Savunanlar Derneğinin ilkelerini benimsiyor ve her alanda "adalet"değerini temel alan kural ve uygulamaların gerçekleştirilmesi için mücadele çalışmalarına katılmanın gereğine inanıyorsanız; bizi takip edin...