KİME ATILDI
Dünya ajanslarına şok bir haber düştü. Amerika Devlet Başkanına, işgal ettiği ülke olan Irakta veda ziyareti esnasında bir gazeteci tarafından ayakkabı fırlatılmıştı.
Tekrar tekrar verilen sahne ve yorumlar, yorumlar…
Hepsi bitecek, tüm yorumlar unutulacak fakat o sahne hiç unutulmayacak. Tıpkı üç maymun (biri ağzını, biri gözünü, biri kulağını kapatan meşhur üç maymun fotoğrafından mülhem) hükümetinin sembolü haline gelen ve o günleri bir kelime ile özetleyen ve adeta mührünü vuran kasa atma olayı gibi, Bush hükümetinin Irak işgalinin neticesi olarak da ayakkabı atma hadisesi, işgale tek kelimeyle mührünü vurmuştur.
Misafire yapılır mı, yapılmaz mı? Şık olmuş mudur, olmamış mıdır? Batılıya yakışır da doğunun o felsefi derinliğine yakışır mı yakışmaz mı? Daha güzel bir protesto olamaz mıydı? Gazeteciye uydu mu uymadı mı? Yok, solcuymuş, filanmış falanmış. Bunların hepsi konuşulacak, tartışılacak.
Ben de ayakkabının kime atıldığı konusunda biraz düşünmeye çalıştım. Ayakkabı kime atılmıştı?
Ayakkabı, Amerika rüyasına, yalan, hile ve zulmüne atılmıştır.
Türlü hilelerle, dünya kamuoyunu da arkasına alarak, güya Irak halkını bir diktatörün baskılarından kurtarıp insanca, özgür bir yaşama kavuşturma yalanlarına, Amerikan halkının erişmiş olduğu refah içindeki yaşantısına eriştirme hayallerine, demokrasinin tozpembe renge bulanmış hak, hukuk, mutluluk getirme aldatmacasına atılmıştır.
Katledilen, işkence edilen, sakat bırakılan, tecavüz edilen kadın, ihtiyar, çoluk çocuk bir milyon insanı temsilen verilen doğal bir refleks cevaptır o.
İşgalci devlet başkanına veda ziyaretinde, yürüttüğü politikalarının ne olduğunu simgeleyen ve adeta mühürleyen, zihinlerden hiç çıkmayacak sonuçtur o.
Selamlar.
Gürcan Onat.

