Pazartesi, 20 Şubat 2023 13:57

HER İKİ DEPREMİ DE BİZZAT YAŞADIM "DEVLET NEREDEYDİ ?!" DİYENLERİN DE OKUMALARINI İSTİRHÂM EDİYORUM.

( 1. KISIM )
Kıymetli dostlarım, işim icâbı, 3 Şubat 2023 gecesi Kayseri'den Gaziantep'e gitmiştim. 5 Şubat gecesi arabam yükleme rampasına çekildi (kullandığım araba MERCEDES AXOR 2529 kamyon), Kahramanmaraş'ın malzemeleri yüklendi. 6 Şubat saat 04.17'de meydana gelen 7,7'lik ilk deprem esnâsında, ben arabada uyuyordum ; şiddetli sarsıntı üzerine uyandım. İlk anda, arabaya çok ağır malzemelerin yüklenmekte olduğunu ve ondan dolayı çok sarsıldığını zannettim, aşağıya indim, baktım ki bina içinde benden başka kimse yok. Bir müddet sonra şef geldi, deprem olduğunu söyledi.
(Bulunduğumuz yer, Büyükpınar / Sam mezrası mevkii 1. OSB, Gaziantep şehir merkezine 15 Km kadar mesâfede.)
Saat 05.30'da (depremden 1 saat 10 dakika kadar sonra), Kahramanmaraş'a hareket ettim. Arabası olan hemen herkes yola çıkmıştı, müthiş bir trafik yoğunluğu vardı, hava soğuk ve yollar da kaygan idi.
Narlı'daki çimento fabrikasının çaprazındaki otoyol kavşağına kadar devam eden 10 Kilometrelik dik ve virajlı bir iniş var; kontrolü kaybetmemek için 6. Vitese aldım (45 Km/s sürate tekabül ediyor). Çok şükür ki, öyle yapmışım - sâir zamanlarda 8. vitesle inerdim - zirâ yolun sağında ve solunda bulunan yar'lardan, kaya kütleleri düşmüş, yola saçılmış.. Deprem sebebiyle panik halinde araba kullanan bir kısım insanlar, bu kayalara çarpmışlar ve yolda kalmışlardı, onları gördüm.
Narlı'ya yaklaştığımda, jandarma-polis kontol noktasına varmadan birkaç yüz metre berideki kavşakta trafik akışı durdu. Yolun bir kısmında yarılma, bir kısmında tümsekler oluşmuştu. Polisimiz ve jandarmamız vazifelerinin başında idiler ve onların tâlimatları ile yolun uygun kısımlarından geçmeye muvaffak olduk.
Narlı'dan 10 Km kadar sonra, yoldaki yarılma / çökme / tümsekler artmaya başladı. O saatlerde hava henüz aydınlanmadığı için, bir kısım insanlarımız bunları görememişler ve kaza yapmışlardı. Burada da Karayolları ekiplerimizi gördüm ve çalışmalarına şâhit oldum ; saat 07.00 suları idi.. Ve bu kadar erken saatte ve bu kadar yoğun trafikte, trafik polislerimizin ve karayolları ekiplerimizin, nasıl büyük bir gayret gösterdiklerine de şâhit oldum.
Nihâyet saat 07.30'da, Kahramanmaraş'ta yükü boşaltacağım kargo merkezine vâsıl oldum. Orada saat 13.00'e kadar bekledim, personel gelmeyince, geri dönmeye karar verdim.
Tam, tali yoldan ana yola çıkarken, bu sefer de 7,6'lık ikinci depreme yakalandım. Henüz 5. viteste idim (30 Km sürate tekabül ediyor). Araba müthiş bir şekilde yalpalamaya başladı ; kaygan bir zemine rastgeldiğimi zannettim, yola baktım, zemin kupkuru.. Sonra dedim ki "eyvah, bijon kestim, tekerler çıkıyor" ; aynadan baktım, tekerler yerliyerinde.. Bu arada önümdeki araçlar durmaya başladılar ; az kaldı iki tanesine çarpacaktım, çok zor kurtardım. Ben de durdum, "imdat" dediğimiz kolu çektim, arabayı sabitledim. Fakat araba öne-arkaya, sağa-sola ve yukarı-aşağı öyle sarsılıyor ki, devrileceğini düşünmeye başladım. Tabiî, ağzımızdan "ALLAHUEKBER" zikrimizi de eksik etmiyoruz..
Nihâyet arz sakinleşti, Kahramanmaraş'ın üzerinden yeni bir toz bulutu yükseldi ; anladım ki, ilk depremde ağır hasar alan binalar, bu sefer tam yıkıldılar..
Evet, saat 13.24 idi ve ben Kahramanmaraş'ta hem AFAD, hem UMKE ve hem de Karayolları ve Belediye ekiplerini gördüm ; şâhidim.
Dönüş yolumda hava aydınlık olduğu için, güzergâhım üzerindeki binaların çoğunun ayakta olduklarını gördüm ve mutlu oldum. Çünkü bu derece büyük ve üstüste gelen iki depremden sonra, şehrin tamamen enkaza dönmesi, kimseyi şaşırtmazdı.. Lâkin elhamdülillâh, netice o derece vahim olmadı.
Kahramanmaraş-Narlı ve Narlı-Çimento fabrikası arasındaki karayolunda, tam da fay hattı üzerindeki kısımlarda meydana gelen kırıklar / yarıklar / çökmeler sebebiyle, oradan sabahki geçişimden sonra kaza yapan araçları da gördüm.
Karayolları ekiplerimiz, Çimento fabrikasından sonraki kısımda, yola düşen bütün kayaları temizlemişlerdi. Keza Gaziantep Belediyesi de, kendi hudutları içinde icap eden temizleme ve tâmirât işlerini yapıyorlardı ; buna da şâhidim.
Kıymetli dostlarım, yazı biraz uzun olunca, bazı insanlarımız çabuk yoruluyorlar, okumaktan imtinâ ediyorlar maâlesef.. Onun için, bu mevzudaki fikirlerimi, kanaatlerimi ve nâçizâne teklif ve tâvsiyelerimi, müteâkip kısımlarda arzedeceğim inşallah. Bu ilk kısımda, bizzat yaşadıklarımı ve gördüklerimi arzettim.
Arzettim ki, "Devlet neredeydi ?!" diyerek, aslında Hükümetimize ve Cumhurbaşkanımız'a "çakmaya çalışan" bir kısım haddini bilmezlere / ard niyetlilere cevap olsun !
Onlara "sahada" da en güzel cevaplar verildi ve veriliyor..., fakat onlar vicdan ve adâlet hislerini iptâl ettikleri için, gene de yalan ve iftirâlarına devam ediyorlar !
Çok şükür ki, aziz Milletimiz hakikati görüyor ve onların yalanlarına ve iftirâlarına itibâr etmiyor, kaale almıyor..
Bir sonraki kısımda "Devlet neredeydi ?!"yi biraz daha açacağım inşallah, kıymetli dostlarım. Çünkü bu suâlin içinde hem yalan ve iftirâ, hem dört dörtlük cehâlet (eskilerin güzel tâbirleri ile "cehl-i mürekkep") ve hem de insanları tâhrik ve kışkırtma gibi "hâinâne yılan'lıklar" var !
Selâm ve dua ile.
Rasim Duman.
Emekli J.Ord.Astsubay.
18 Şubat 2023 - Kayseri.
Not : Paylaşmak serbesttir.
Son Düzenlenme Pazartesi, 20 Şubat 2023 14:07
Rasim Duman

Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

Son Ekledikleri: Rasim Duman

Yorum Ekle

(*) ile işaretlenmiş zorunlu alanların tümünü doldurduğunuza emin olun. HTML kodları kullanılamaz.

asder logo

Adaleti Savunanlar Derneğinin ilkelerini benimsiyor ve her alanda "adalet"değerini temel alan kural ve uygulamaların gerçekleştirilmesi için mücadele çalışmalarına katılmanın gereğine inanıyorsanız; bizi takip edin...