Çarşamba, 03 Ağustos 2011 09:07

Devlet Ebed-Müddet Ve Ciddiyet

Necib Milletimizin asırlardır uyguladığı, İslamla şereflenmeye müteakip, muhabbetle, İ’lay-ı Kelimetullah’la taçlandırdığı bir devlet geleneği vardı. Bu devlet geleneği, devlete ve millete karşı sorumluluklar noktasında, Emr-i İlahi’yi de zaman zaman zorlardı. Yani Devlet Ebed-Müddet çok değerliydi. Peki bu devletin tanımı nasıl yapılmıştı?

Geleneksel Devlet Anlayışımızın Dayandığı Esaslar:

1. “İnsanı yaşat ki, devlet yaşasın..” Kurduğumuz tüm devletler İnsan Odaklıydı. Devlet hizmet etmeliydi vatandaşına. Değerli olan varlık İnsandı. Devlet insanın değerleriyle yaşaması için kurduğu bir teşkilattı.

2. “Ya devlet başa, Ya kuzgun leşe..” Ecdadımız, en kötü devleti devletsizliğe yeğlemişti. İstiklal Harbinde bile bir devleti, kurduğu hükümeti ve hükümetleri vardı. Milletin bekası kesinlikle devletle kaimdi. Bu uğurda “Kelle veren Merzifon’lu Şehit Kara Mustafa Paşa”da bu ülkenin generalidir.

3. “Devlet, Ebed-Müddet.” O devlet ebedi olmalı, akamete uğratılmamalıydı. Bu yönü ile bakıldığında Milletimizin hep devleti oldu. Selçukludan, Osmanlıya, Osmanlı’dan Türkiye Cumhuriyeti’ne devlet sürekliydi.. Siz son yüzyılda T.C’nin gökten zembille indiğini anlatanlara inanmayın. TBMM’nin tutanak defteri bile Osmanlı Meclisinden getirilmişti.

Ordu ve Devlet neden değerli?

Milletimizin bekası devletleri ile devletlerin bekası ise ordusu ile olmuştu. Dolayısı ile bu Müslüman Millet askerine Küçük Muhammed manasında “Mehmedcik”, Ordusuna da “Peygamber Ocağı” demişti. Ordu ve Peygamber Ocağı.. Kur’anla, dua ile askere gönderilen Kınalı Koçyiğitler.. Dolayısı ile taşınması en zor mes’uliyettir TSK mensubu olmak. İnsanımız ordu mensubu ise gözü kapalı senetsiz malzeme verir, ordu mensubuyla soruşturmadan kızını verir. Her erkek çocuğu asker ocağından geçer, her kız çocuğu da kahraman doğurmaya yönlendirilir. Devletin gözbebeği Ordusu, Milletin gözbebeği de Subayı ve askeri olmuştur. Peki, sonra ne oldu?

Ordu Göreve.. “-Haydi darbe yapın!” diyen demokrasi düşmanı –batıcı- aydınlar

Özellikle Birinci ve İkinci Dünya Savaşlarından sonra bölgemize yeni rejimler, devrim diye sunulan yarısı Asyayı ve Medeniyetimizi yozlaştırmaya dönük yenilik diye sunulan zorlamalar maalesef hep ordular aracılığı ile sokulmuştur. Oysa dünyanın tüm çağdaş orduları, muhafazakârdır, gelenekçidir, dinin hayatında ağırlığı çok fazladır. Bizde ise maalesef tam tersi cuntacı generaller aracılığı ile yapılmıştır. 28 Şubat Darbesi bunun en somut örneğidir. O sürecin toplum hayatımıza yaptığı tahribat 1000 yılda gitmez. Ordumuzun tepe kadrolarının sorgulaması ve telafi etmesi gereken kayıp buradadır.

Kışla mescidine botla girmek, asker anasını türbanlı diye yemin törenine almamak..

Ordumuzun toplum gözünden düşürülmesi maalesef sivil topluma ordunun müdahalesi ile oluşmuştur. Okullardaki öğretmenlerin kılık-kıyafetlerine kadar, yerel yönetimlerin koyacağı heykelin yerine kadar müdahale eden generaller maalesef karşılarındaki belki de hiç hak etmeyen sivilleri bile kahraman yapmışlardır. Tabii burada sivil yöneticileri küçümsemiyorum. Ancak yerelde bu tarz kabalıklar seçim malzemesi dahi yapılarak, Ordumuz süreç içinde basit basit sorgulanmaya başlanmıştır.

Balyoz, Darbe vb. girişimler

Balyoz Harekât Planı, darbeciliğin TSK’inde geldiği noktayı gösteren kötü bir karamizah örneğidir. Gelen bilgilerin sonucunda medya ve sivil darbecilerin çoğu o gözlerinde büyüttükleri darbeci dostlarını sonunda mukavvaya da benzetmişlerdir. Böylece darbeci damar sivil desteğini de kaybetmiştir.

Generallerin Emekliliği

Aynı anda verilen bu dilekçeleri birkaç yönü ile değerlendirebiliriz.

1. Aynı anda emeklilik dilekçesi vermek eğer ard niyetli ise sorumsuzluktan ve bencillikten başka bir şey değildir. Kuvvet komutanları zaten ay sonunda emekli olacaklardı.

Peki ya Genel Kurmay Başkanının açıklaması.. “-Personelimin Hakkı..”

Adalet ne için var? Hepsi yargıya intikal etmiş.

28 Şubat sürecinde ve öncesindeki faili meçhul işleri bir düşünün.. İnternette açtığınız toplumu galeyana getirecek iç çatışma çıkartacak siteleri. Burada hedef sadece hükümet değil ki. Ayrıca istikrarı bozmak, halkı Türk-Kürt Çatışmasına zorlamak.. Hatırlayın o siteleri.. Genel Kurmay suç işleyenlere karşı ne işlem yapmıştır? Bunun hesabını vermeden neyin hakkından söz edilmektedir?

2. Demokrasi açısından, büyük bir blöfü ne halkımız ne de hükümetimiz kaile almamış, üç saat içinde gerekli atamaları yapmıştır. Medya ve Batı bu kez darbeci yapılanmaların yanında duramamıştır. Bunda hükümetin gücü ve kararlılığının da büyük payı vardır.

3. Devletin bekası açısından bakıldığında ise, devlet içindeki çok başlılık bitmiştir. Yürütmenin başı hükümettir. Görevini de bir kriz oluşmadan gürültüye mahal vermeden yerine getirmiş, resmi gazetede de aynı gün kararnameyi yayınlamıştır. Evet, bu Türkiye Cumhuriyetinin Büyük Devlet olduğunun da göstergesidir.

4. Generallerin emekliliğini istemesinde maalesef asıl sebebi kriz çıkarmak olarak değerlendiriyorum. Gerisini yazamıyorum bile..

5. Güneydoğuda bu kadar birlik bulunduran TSK çözüm önerilerine gelince iktidarın hiçbir programına destek olmamıştır. Bu suçtur. Orada asker/sivil tüm devlet erkanı kahve de, cami de her yerde halkımızla beraber olmalıdır. Olmalıydı..

General Sayıları Polemiği ve Timur’un Filleri

“582 bin personel. 364 paşa. Oran bin 600'e bir.[1]

Stratejik Düşünce Enstitüsü'nün YAŞ Raporu'na göre, TSK'da 301 olması gereken general sayısı yasal kadro aşılarak 363'e çıkarıldı.[2]

Meseleye buradan bakılmamalıdır. Bu kadrolar sivil iktidarlarla koordine edilerek yapılmalıdır. İhtiyaçlar dikkate alınmalıdır. Bizde maalesef general rütbeleri en başta TSK için “Timur’un Filleri”ne dönüşmüştür. Lojmanı, makam arabası, emir subayı, orduevindeki ayrı masasından, kamplardaki köşklerine kadar, evindeki hizmetçi erlerden hanımefendinin makam aracına kadar maalesef kıtalara kötü örnek olmuştur. Bu kötü manzara sivillerin desteği ile aşılacaktır. Halkın içinde vali, kaymakam, vb. makam sahipleri, Generalleri de Halkın içine girmeye davetlerle, karşılıklı misafirliklerle zorlamalıdırlar. Sayın Başbakanımız bu manada iyi bir örnektir. Herkes onda kendinden bir şeyler bulmaktadır. Devlet Adamlığı böyle bir şeydir. Bu arada harekât bölgesinde görev verilecek diye emekli olan albaylarda maalesef bu ordudadır. Halka aleni hakaretleri, Milletimizi aşağılamaları internete düşen generallerde maalesef sadece bizim ordumuzdadır.

SONUÇ VE DEĞERLENDİRME

1. Demokrasimiz zor bir sınavı çok kolay atlatmıştır. Medyaya, STK’na ve Hükümete teşekkür edilmelidir.

2. Artık darbe sözü devlet yönetimimiz için tarihe gömülmüştür. Gözümüz aydın.

3. Yeni “Darbeci Damarlar” oluşmaması için Ordumuz ve Milletimiz uyanık olmalıdır.

4. Ordu Milli Gelenek ve teamillerle kavga eder görüntüden kurtarılmalı ve kışlasında ülkenin bekası ve güvenliği ile ilgili, milletin evladına “Harp Sanatı”nı öğretmekle meşgul olmalıdır.

5. Genel Kurmay Başkanlığı MSB’na bağlanmalıdır. Geçiş sürecinde emekli bir üst devre komutan MSB’na atanabilir. Sonra sivil bakana alışılır. MSB tedarikçi değil, hükümetteki ordunun temsilcisi olmalıdır.

Yeni sürecin Milletimize hayırlı komşu Arap ülkelerine de örnek olmasını diliyorum.

 

Halil MERT http://www.facebook.com/81mert,  http://twitter.com/#!/merthalil

(E) Topçu Yarbay

Strateji Uluslararası İlişkiler ve Yönetim Uzmanı

Son Düzenlenme Çarşamba, 03 Ağustos 2011 09:16
Halil MERT

(E) Topçu Yarbay

Strateji ve Yönetim Uzmanı

https://www.youtube.com/user/81mert1 | Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

1 yorum

  • Yorum Linki Halil MERT Cumartesi, 10 Eylül 2011 21:49 yazan Halil MERT

    Bu yazımda generallerin emeklilik kararlarını dile getirdim.. İncelemek isteyenlere arz olunur. Ayrıca, samanyolu haberde de inceledim canlı yayın konuğu olarak. Buradan da özetlerini izleyebilirsiniz.
    "http://www.facebook.com/81mert#!/video/?id=650682489"

    Raporla

Yorum Ekle

(*) ile işaretlenmiş zorunlu alanların tümünü doldurduğunuza emin olun. HTML kodları kullanılamaz.

asder logo

Adaleti Savunanlar Derneğinin ilkelerini benimsiyor ve her alanda "adalet"değerini temel alan kural ve uygulamaların gerçekleştirilmesi için mücadele çalışmalarına katılmanın gereğine inanıyorsanız; bizi takip edin...