Ortadoğu ısıtılıyor. Çünkü Devlet-i Aliye parçalandıktan sonra ki amaç, büyük petrol kaynaklarını sömürmekti. Medeniyet Coğrafyamız parçalanmaya ve küçültülmeye devam ediyor. Neden? Bölgeyi istikrarsızlaştırma zayıf tutmanın en büyük sebebi. Bunu sağlamak içinde iç huzursuzluk ve kavga çıkartılmalı. Bunu da en iyi terörle yaparsınız.
Neden terör?
Terör Uluslararası siyasi kavgada karşı tarafta zaafiyet oluşturarak bir şeyi kabul ettirmek için uygulanan bir yöntemdir. Maksat karşıdaki ülkede huzursuzluk, gerginlik ve çatışma çıkartarak, o ülkeyi güçsüz düşürmek, çaresiz bırakmak ve büyümesine engel olmaktır. Bakınız geçenlerde PKK militanlarının kullandığı silahların dökümleri yayımlandı. Rusya başta olmak üzere, İtalya, Almanya, Fransa, Çek Cumhuriyeti, Çin üretimli silahlar. Hani şu topuk kopartan mayınlar var ya, hani mayın dedektörlerinin tespit edemediği İtalyan malı. Üretici ortak ta Fiat.. Yani KOÇ grubunun ortağı. Demek ki siyasi olarak Türkiye PKK kullanılarak dost ve müttefik görünen ülkelerce sıkıştırılıyor.
Bu arada derin PKK’da Suriye’li PKK militanları var. Peki PKK Suriye’de neden eylem yapmaz? Kürtler orada daha mı özgür? Suriye’de Kürtler kaba tabirle boynunu çeviremiyor. Peki o zaman Fehman Hüseyin dene adam neden kendi doğduğu topraklarda yaşayan Kürtler için mücadele etmiyor?
Kuzey Irak’ta PKK kampları sınıra 15-40 km. mesafelerde boncuk gibi dizilmiş, adeta Kışlaya döndürülmüş durumda. Çok mu zor tedbir almak?
Terörün Yeni Yüzü
Liberal aydınlar diyordu ki, "Kürt sorunu ve PKK sorunu birbirinden ayrılmaz.." Yanıldılar. Çünkü PKK uluslar arası istihbarat servislerinin maşası ve taşeronudur. Maalesef siyasi anlamda özgürleştirilmeye devam eden BDP de şehir örgütlenmesi ile birlikte aleni olarak halkı PKK’nın içine terörün içine çekmeye çalışmaktadır.
Son olaylarda bile bunca şehide aldırmadan, BDP'nin polis tokatlayan milletvekili Sebahat Tuncel, artan terör olayları sonrası Hükümetin terör örgütü yandaşlarına yönelik olarak yargı sürecini başlatacağı haberleriyle ilgili olarak "-Biz buradayız, gelin bizi tutuklayın!" dedi. Evet artık örgütün polis tokatlayan Türkiye Devletini hiçe sayan, sahte kahramanları da oluşmaktadır. Burada bana göre asıl tehdit yeni gelinen süreçte özellikle Hakkâri ve Şırnak’ta halkın da olayların içine çekilmesidir.
Düşünün Hakkâri’de Şırnak’ta polis sokakta linç edilmekte, bir olayın planlayıcısı BDP teşkilatlarında yönetici kadroda biri olabilmektedir.
Neler yapılmalı?
En başta geçmişte yapılan hatalar yapılmamalıdır. Halka Güvenlik Kuvvet ve birimleri kötü davranmamalıdır. Geçmişte böyle davranışların sonunda PKK o köye gelmiş ve gençleri dağa çıkmaya ikna etmiştir.
Çok iyi bir istihbarat ağı oluşturulmalı, bilgiler hem iyi korunmalı hem de ilgili birimlerce paylaşılmalıdır. İlgili Valilikler nezdinde sür’atle “Halkla Bütünleşme ve Koordinasyon Merkezi” oluşturulmalı, bu merkez Valilerin koordinasyonunda oluşturulmalıdır. Valilerin emir verme, operasyonel karargâh oluşturma, Karma Güvenlik Harekâtlarını koordine etme, teşkilat oluşturma gibi yetkileri arttırılmalıdır.
Diğer yandan Hükümet, İçişleri ve Genelkurmay sür’atle bu bölgede görev yapacak personeli revize etmeli, bu personel; fedakâr, insanımıza aşina, halkımızla camisinde kahvesinde beraber olabilecek kişilerden seçilmelidir. Bu personelin özlük hakları ve terfilerinde öncelikler yasa ile belirlenmelidir.
Halkla bütünleşmeden asla ödün verilmemelidir. Bu gün PKK’ya ve bölücülüğe taraf batıda da hemşeri dernekleri oluşturulmaktadır. Bu derneklere baktığınızda insanların geleneksel yapısını kaybettiğini ve ahlaken zafiyet geçirdiği görülecektir. Geçen hafta böyle bir derneğin lokaline girdim İstanbul Güneşli’de. Ramazan, içerde yoğun bir sigara dumanı.. Selam verdim, yabancıyım diye kimse selamımızı almadı. Burada terörle kitle birbirinden mutlaka uzaklaştırılmalıdır.
Derin PKK ve Derin Ergenekon İlişkileri deşifre edilmelidir. bu PKK ve Ergenekon yapılanmalarından duyulan toplumsal tedirginlik ve korkuyu azaltacak, ayrıca PKK’ya güven duyanların sayısı da azalacaktır.
Terörist faaliyetlere destek vermenin cezaları arttırılmalıdır.
PKK’nın en büyük gelir kaynağı uyuşturucudur. Bunun da önüne geçilmelidir. Bölgede maalesef kaçakçılığın bir kısmını da devlet yanlısı görülen büyük aşiretler ve aileler yapmaktadır. Bunlara da engel olunmalıdır.
Açılım diye geçmişte verilen siyasi haklar verilmemelidir. Devlet “-Hak!” kavramının ihyasından sorumludur. Adam canidir. Bu belgelidir. Af siyasi, ahlaksız bir rüşvettir. Eğer af olacaksa teröristin şartlarında değil, devletin ve kamunun şartlarında olmalıdır.
PKK’nın din düşmanlığı toplumda kullanılmalı, TSK’de din düşmanı görüntüden kurtarılmalıdır. Bunun için bölgedeki komutanlar ve devlet ricali mümkünse namazlarını mahallerinde bulunan camilerde cemaatle kılmalıdırlar.
Hakkâri ve Şırnak’ta özel tedbirler düşünülmelidir.
Şu asla unutulmamalıdır! Meselenin çözümü silah değildir. Çözüm teröristle halkın arasına engel koymaktır. Çünkü terör en başta bölge halkının ve değerlerinin düşmanıdır. PKK Kürd’ü imanından koparmanın adıdır. Ergenekon ve 28 Şubat darbesi Türk’ü imanından koparma operasyonunun adıdır. PKK-Ergenekon ilişkisi bu yönüyle önemlidir. Doğu Perinçek’lerin, Yalçın Küçük’lerin Apo ile fotoğrafları çok anlamlıdır.
Türk-Kürt Çatışması amaçlanıyor.
Burada nihayetinde bir Türk-Kürt Çatışması hedeflenmektedir. Buna karşı da uyanık olunmalı, bölge öncelikli olmak üzere Diyanet İşleri, STK ve bölgedeki akil kanaat önderleri etkinleştirilmelidir. Artık sivil toplumu örgütlemeye çalışan, dışarıdan da destek almaya çalışan topyekun bölücülük hareketine karşı tüm sivil toplum harekete geçirilmelidir. Bu çatışmayla değil, yardımlaşmayla, bölge insanına ulaşmayla yapılmalıdır.
Sınır Ötesinde ise;
Öncelikle Kuzey Irak’ta Türkiye yanlısı, Türkmenler, Kürtler ve Araplar vardır. Bunlardan bilgi toplamada yararlanılmalıdır. Sınır bölgemizdeki PKK kampları temizlenmeli, gerekirse buralara askeri birlikler yerleştirilmelidir.
İran, Irak, Suriye ve ABD işbirliğine zorlanmalı, PKK’nın silah, mühimmat ve terör malzemesi aldığı ülke ve şirketler yaptırım uygulanmalıdır.
Heron gibi hedef tespit malzemeleri yoğun bir şekilde kullanılmalıdır.
Sınır ötesi muhtemel bir harekât yapılırsa, kaçış yolları kapatılmalıdır.
Kandil söndürülmelidir. ABD bu manada müteakip defalar sözler vermiştir. Yerine getirmesi konusunda dünya kamuoyu nezdinde de uyarılmalı, yoksa Kandil’e girileceği net ifade edilmelidir.
İran’la işbirliği yapılmalı, İran’a Suriye ile oluşturmaya çalıştığı Şii blok konusunda da uyarıda bulunulmalıdır. İran bölgede terör konusunda uyarılmalıdır. Kendi Ülkesi terör ve bölünme konusunda Türkiye’den daha hassastır.
Sınır Ötesine yapılan hava harekâtı sonuçları itibari ile sadece toplumun şişkinliğini alacaktır. Kalıcı bir tedbir değildir. Kalıcı tedbirler düşünülmelidir. Terörist biri Karayılan çıkıpta Türkiye’yi oradan tehdit edememelidir.
Halil MERT http://www.facebook.com/81mert, http://twitter.com/#!/merthalil
(E) Topçu Yarbay
Strateji Uluslararası İlişkiler ve Yönetim Uzmanı

