Çarşamba, 28 Kasım 2012 09:02

TSK'de Disiplin Kurulları Oluşturuluyor

Bu gün basına yansıyan haberlerden; TSK'de, Silahlı Kuvvetlerden çıkarma yetkisi de bulunacak Disiplin Kurulları ve Yüksek Disiplin Kurullarının oluşturulması için yasa teklifi hazırlandığı anlaşılmaktadır.

Haberlerden, bu kurulların oluşumu ile ilgili yeterli bilgi olmamakla birlikte Disiplin Mahkemelerini kurma yetkisi olan komutanlıklarda kurulacağı değerlendirilmektedir.

Bu düzenleme ile, TSK’den çıkarılma için YAŞ yerine görev yapacak, yeni idari bir heyet oluşturuluyor. Mevcut durum Disiplin Kurulu ve Yüksek Disiplin Kurulları vasıtasıyla devam ettirilmek isteniyor.

Subay ve astsubayları Silahlı Kuvvetlerden çıkarmak için Askeri Ceza Kanunun 30. maddesi yeterli iken, kişilerin yargılanmadan Silahlı Kuvvetlerden çıkarılmasını sağlayacak bir düzenlemedir.

Askeri Ceza Kanunun 30. maddesinde;

“Aşağıda yazılı hallerde subay, astsubay, uzman jandarmalar ve özel kanunlarında bu cezanın uygulanacağı belirtilen asker kişiler hakkında, askeri mahkemeler veya adliye mahkemelerince asıl ceza ile birlikte, Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarma cezası da verilir. Bu husus mahkeme hükmünde belirtilmemiş olsa dahi, Silahlı Kuvvetlerden çıkarmayı gerektirir.

A) Taksirli suçlardan verilen cezalar hariç olmak üzere ölüm, ağır hapis, bir seneden fazla hapis cezası ile hükümlülük halinde,

B) Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlarla basit ve nitelikli zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı veya şeref ve haysiyeti kırıcı suçtan veya istimal ve istihlak kaçakçılığı hariç kaçakçılık, resmi ihale ve alım satımlara fesat karıştırma, Devlet sırlarını açığa vurma suçlarından biriyle hükümlülük halinde.

Taksirli suçlardan verilen cezalar hariç olmak üzere, askeri mahkemelerce üç aydan fazla hapis cezası ile birlikte Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarma cezası da verilebilir.”  hükmü bulunmaktadır. Bu madde yalnızca, Silahlı Kuvvetlerden çıkarılmayı düzenlemiştir.

TSK 'de Halen;

Disiplin amirinin cezalandırma yetisi var.

Üyeleri Hakim olmayan, Alay ve üstü birliklerde oluşturulan disiplin mahkemeleri var.

Üyeleri Hakim olan, Kolordu ve üstü komutanlıklarda kurulan Askeri mahkemeler var.

Şimdi, anlaşıldığı kadarıyla, disiplin amirleri ile Disiplin Mahkemeleri arasında bir de Disiplin Kurulları oluşturuluyor.

Disiplin Mahkemelerinin üst ceza yetkisi 60 gündür.

Yani bu mahkemelerin dahi silahlı kuvvetlerden çıkarma yetkisi yok iken, mahkeme olmayan, idari bir kurum olan Disiplin Kurullarına Silahlı Kuvvetlerden çıkarma yetkisi veriliyor.

Yeni düzenleme hukuki değildir.

Askeri Mahkemeleri bay-pas etme amacına dönüktür.

Silahlı Kuvvetlerden çıkarılma yetkisinin, yargı yerine idari kademelere verilmesi anlaşılabilir gibi değildir.

Bu tür yetkiler, ancak ideolojik kadrolaşmanın vasıtası olarak kullanılabilir.

Disiplin Kurulları; Anayasanın 125. maddesi değiştirilerek, YAŞ Kararlarının yargı denetimine sokulması girişimine karşı geliştirilen bir yasal düzenleme niteliğindedir.

Silahlı Kuvvetlerden çıkarma askeri mahkeme kararı ile olmalıdır.

TSK'de disiplinsizliği önlemek için de, tazminatını ödemesi şartı ile, hizmet yılına bakılmadan, kişilere Silahlı Kuvvetlerden ayrılma hakkı verilmelidir.

Adnan Tanrıverdi

Emekli Tuğgeneral

www.adnantanriverdi.com | Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

1 yorum

  • Yorum Linki Bayram Ali Pazartesi, 03 Aralık 2012 19:44 yazan Bayram Ali

    Sayın paşamın'da belirttiği gibi disiplin kurulu ve yüksek disiplin kurullarının oluşturularak YAŞ,KARARNAME VE BAKANLIK ONAYI İLE türk silahlı kuvvetleri personelinin çeşitli bahanelerle ayırma işlemlerinde izlenen yolun bu kurullarda 'da aynen izlenmesi ile disiplin amirlerinin keyfi,kasti ve katı tutumunu sürdürmesinin tescili anlamını taşımaktadır.Yargı denetiminden geçmeyen disiplin cezalarının hak,adalet ve hakkaniyet ölçüleriyle bağdaşmasının mümkün olmadığı,disiplin cezalarının dayanak yapılarak ordudan ayırma işleminin gerçekleştirilmesinin hukukun üstünlüğü ve hukuk devleti ilkeleriyle değerlendirilmesinin maddi hataya sebebiyet verildiğinin açık göstergesi olması kuşku götürmez bir gerçektir.

    Raporla

Yorum Ekle

(*) ile işaretlenmiş zorunlu alanların tümünü doldurduğunuza emin olun. HTML kodları kullanılamaz.

asder logo

Adaleti Savunanlar Derneğinin ilkelerini benimsiyor ve her alanda "adalet"değerini temel alan kural ve uygulamaların gerçekleştirilmesi için mücadele çalışmalarına katılmanın gereğine inanıyorsanız; bizi takip edin...