Çarşamba, 14 Mart 2018 13:00

Şeker Fabrikaları Satılsın Mı Satılmasın Mı?

Şeker fabrikalarının özelleştirilmesiyle ilgili zorunlu gerçeği uzun uzun anlatmayacağım çünkü SATILMASIN - SATILSIN şeklindeki kuru gürültü arasında bizim harcayacağımız emek pek duyulmaz...

Yıl 1958... DP/MENDERES hükumeti işbaşında.

Avrupa devletleri AB’nin ilk temeli olan AET’yi (Avrupa Ekonomik Topluluğu) oluşturuyor.

Türkiye de 1958 de katılmaya karar alıyor tabii ki bu karar sadece DP/MENDERES hükumeti kararı değil. Aslında o dönemlerdeki ASKERİ VESAYET, CHP BÜROKRASİSİ ve HÜKUMET'in mutabık kararıdır.

27 MAYIS 1960 darbesinden sonra darbeci askerlerin desteğiyle kurdurulan CHP/İNÖNÜ hükümeti AET ile 12 EYLÜL 1963’de bir anlaşma imzalıyor. Ve böylece AVRUPA BİRLİĞİ'ne katılma süreci başlıyor. Anlaşma yine CHP/İNÖNÜ hükumeti döneminde 1 ARALIK 1964’te yürürlüğe giriyor.

Ve bu anlaşmada FESİH maddesi/hükmü olmadığından hiç bir hâlükârda özelleştirmeden geri adım atamıyorsun.... Sonradan yapılan PROTOKOLLER de 1963 Anlaşmasının EK maddeleri sayılıyor ve uygulamadan dönülemiyor.

Bu anlaşma çok kısa özetle... şöyle;

Türkiye Devleti üretimden çekilecek, sermaye piyasada serbest dolaşacak... yani KİT’ler (Tekel, Sümerbank, Etibank, Tekel vs...) özel teşebbüse satılacak.

E bu devlet işi, çorcocuk oyunu değil. Uluslararası hukuka uygun olarak Devletler arası bir anlaşma yapmışsın. Biz vazgeçtik diyerek mızıkçılık yapamazsın.

YA-PA-MAZ-SIN... ama farzedelim ki YAPTIK, ne olur?

“Ben vazgeçtim oynamayacağım” dedik.

“ŞEKER ÜRETİMİNİ (vd) özelleştirmeyeceğim” diye kafa tuttuk.

“Referandum yapacağım, halka soracağım” diye afra tafra yaptık ve sonunda “MECLİS KARARIYLA”;

“Satmıyorum sana ne?” diye rest çektik. Ne olur?

Kısaca şu olur;

Yurt dışına tek bir şey satamazsın, tek bir şey alamazsın.

Gümrükler kapanır.

Tek bir vatandaşına hiç bir ülke vize vermez, hiç bir ülke vatandaşını göndermez.

Bilim sanayi teknoloji alışverişi sıfırlanır.... falan filan.

Her neyse mızıkçılığın sonu iyi olmaz.

Bunu CHP de biliyor ama her nedense SATTIRMAM diye kuru gürültü yapıyor.

AK PARTİ de benim avamca yaptığım açıklamayı her nedense politik bir dil ile daha anlaşılır bir şekilde anlatmıyor. Sadece SATACAĞIM diyor.

Son söz...

DEVLETLER TÜKÜRDÜĞÜ TÜKÜRÜĞÜ YALAYAMAZ... Daha doğrusu bizim devlet geleneğimize yakışmaz… Bu kural kalleş ve “KABA GÜÇLÜ” (ABD, İngiltere, Almanya, Rusya gibi) devletler için çok da geçerli olmuyor.

Eğer gün gelir AB dağılma aşamasına gelirse… AB ile uluslararası hukuka uygun bir anlaşma daha yapılır ve bu macera son bulur.

Okunma 736 defa
Kemal Gökdoğan

This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.

Yorum Ekle

(*) ile işaretlenmiş zorunlu alanların tümünü doldurduğunuza emin olun. HTML kodları kullanılamaz.

asder logo

Adaleti Savunanlar Derneğinin ilkelerini benimsiyor ve her alanda "adalet"değerini temel alan kural ve uygulamaların gerçekleştirilmesi için mücadele çalışmalarına katılmanın gereğine inanıyorsanız; bizi takip edin...

E-Bülten

E-bültenimize üye olun. Haber ve duyurularımızı kaçırmayın.

Spam göndermiyoruz.

Bu sitede yer alan yazılar, makaleler, haberler yazarların sorumluluğundadır. © 2018 ASDER. All Rights Reserved.

Design & Development by JoomShaper