Pazar, 28 Ekim 2018 16:59

Uluslararası İslam Birliği Sempozyumu…

Herkes kendi hayatında; birlik olanların kuvvetli olduklarını, bu birleşmeyi sağlayamayanların kaybettiğini bilir. Aynı fikir ve görüşte birleşenlerin sayısı ne kadar artarsa artsın başkalarıyla birleşme yapmazlarsa yerinde sayarlar. Ama ittihad ederlerse kuvvetleri artar.

Bediüzzaman Hz.leri; bu kuvvetin nasıl doğduğunu şu örneklerle anlatır: Hayat, vahdet ve ittihadın neticesidir. İmtizaçkârâne ittihad gittiği vakit, mânevî hayat da gider. *Evet, üç elif ittihad etmezse, üç kıymeti var. Sırr-ı adediyet ile ittihad etse, yüz on bir kıymet alır. Dört kere dört ayrı ayrı olsa, on altı kıymeti var. Eğer sırr-ı uhuvvet ve ittihad-ı maksat ve ittifak-ı vazife ile tevafuk edip bir çizgi üstünde omuz omuza verseler, o vakit dört bin dört yüz kırk dört kuvvetinde ve kıymetinde olduğu gibi, hakikî sırr-ı ihlâs ile, on altı fedakâr kardeşlerin kıymet ve kuvvet-i mâneviyesi dört binden geçtiğine, pek çok vukuat-ı tarihiye şehadet ediyor.

Acaba günlük hayatımızda bu kelimenin yerini nerelerde görürüz? Mesela her gün kılınan beş vakit namazda, Cuma namazlarında ve bayram namazlarında ”Allahuekber“ sözlerini hep birlikte söylerken hem alem-i gaybda hem de görünen alemde o birlikte olmanın sevincini yaşayarak görüyor muyuz? Fatiha suresi İşte bunun en güzel örneği değil mi ?

Evet, kulluk ortak paydası altında toplanmış olan Müslümanlar birleşmelerini kıldıkları namazlarla gösterirler. Bunun ilk örneklerini Peygamberimiz sahabelerle beraber kıldığı beş vakit namaz, Cuma ve Bayram namazlarıyla bizlere göstermedi mi?

Her ülkede dini muhabbet nedeniyle hizmet aşkıyla kurulmuş cemaatler vardır. Herkes kendi başına faaliyette bulunur, hizmet eder. Kendine ait yayınevleri, gazeteleri veya tv’leri olan, meslek ve meşrepleri farklı bu cemaatler, birbirleriyle nasıl ortak hareket edecekler?  Acaba hangi ortak payda da birleşebilirler?

Bediüzzaman ittihadın mümkün olduğunu ve onun şartlarını da ortaya koyar: Dinimizin getirdiği medeniyetin hayata dönük özelliklerinden biri de yardımlaşma kuralıdır. Bunun temelini ise birlik olma ve dayanışma oluşturur. Yardımlaşmak, birlik ve dayanışma içinde olmak müslümanların en temel özellikleridir.

*Bu zamanın en büyük farz vazifesi ittihad-ı İslâmdır. İttihadın hedef ve maksadı, o kadar uzun, münşaib ve muhitve merakiz ve meabid-i İslâmi yeyi birbirine rapt ettiren bir silsile-i nuranîyi ihtizaza getirmekle, onunla merbut olanları ikaz ve tarîk-i terakkiye bir hâhiş ve emr-i vicdanî ile sevk etmektir. *Mariz bir asrın, hasta bir unsurun, alîl bir uzvun reçetesi, ittibâ-ı Kur'ân'dır.Azametli, bahtsız bir kıt'anın; şanlı, tali'siz bir devletin; değerli, sahipsiz bir kavmin reçetesi, ittihad-ı İslâmdır. (Mektubat, Hakikat çekirdekleri)

25 Eylül 1969 da kurulan İslam İşbirliği Teşkilatı uluslararası bir teşkilat olup 57 üyesi bulunmaktadır. Türkiye kuruluşundan bu yana teşkilatın üyesidir. Bazı ülkeler de gözlemcidir. Üç yılda bir zirve toplantıları yapılır.

Birleşmiş Milletler Teşkilatı da 169 devletten kurulmuş bir oluşumdur. Beş devletten oluşan Güvenlik Konseyinde bir tane İslam devleti yoktur.

Her iki kuruluşta maalesef Türkiye’den başka devletlerin sesi çıkmıyor, Türkiye bütün gayretlere, “Dünya beşten büyüktür” sözlerini haykırmasına rağmen İslam devletlerinden gerekli desteği göremiyor. Maalesef İslam Ülkeleri bu türlü uluslararası kuruluşlarda ittifakın, ittihadın önemini kavramaktan uzak duruyorlar.

Dikkatinizi çekmek istediğim; bu sene ikincisi yapılmakta olan;(01-02 kasım 2018)Uluslarası ASSAM İslam Birliği Sempozyumu; İstanbul'da Adnan Tanrıverdi Paşamızın Koordinasyonunda sessiz ama etkin, reklamsız ama kucaklayıcı özverili bir çalışma yapılmaktadır. Bu faaliyetten inşallah güzel sonuçlar çıkacaktır.

Allah bütün müsümanları İttihad-ı İslamın önemini kavramış ve ona göre yaşayan kullarından, idarecilerinden eylesin, amin.

Okunma 206 defa Son Düzenlenme Pazar, 28 Ekim 2018 17:16
Mehmet Kanmaz

This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.

Yorum Ekle

(*) ile işaretlenmiş zorunlu alanların tümünü doldurduğunuza emin olun. HTML kodları kullanılamaz.

asder logo

Adaleti Savunanlar Derneğinin ilkelerini benimsiyor ve her alanda "adalet"değerini temel alan kural ve uygulamaların gerçekleştirilmesi için mücadele çalışmalarına katılmanın gereğine inanıyorsanız; bizi takip edin...

E-Bülten

E-bültenimize üye olun. Haber ve duyurularımızı kaçırmayın.

Spam göndermiyoruz.

Bu sitede yer alan yazılar, makaleler, haberler yazarların sorumluluğundadır. © 2018 ASDER. All Rights Reserved.

Design & Development by JoomShaper