Pazartesi, 11 Kasım 2024 17:03

Allah’ın mescidlerini yıkanlar

”Allah'ın mescitlerinde O'nun isminin anılmasını engelleyen ve ibadet yerlerinin harap olmasına çalışandan daha zalim kim olabilir! Böylelerinin, oralara korku içinde girmekten başka bir hakkı olamaz. Onlara dünyada bir rezillik, ahirette de büyük bir azap vardır.” Bakara -114

Yıl 1999.  

28 Şubat döneminin fırtınalı yılları. Beş vakit namaz kılmanız, eşinizin tesettürlü olması şüpheli/sakıncalı personel olmanız için yeterli idi.

Nitekim 1993 yılından beri öyleydik. Hakkımızda altı ayda bir rapor gönderiliyordu. Bu rapora göre halinizde bir düzelme yoksa şüpheli personel önce sakıncalı kategorisine alınıyor, sonra da hala aynı tutum ve davranışlarınız devam ediyorsa dosyanız Askeri Şuraya gönderiliyor ve ihraç işleminiz gerçekleşiyordu.

Nitekim binlerce arkadaşımız bu şekilde TSK’lerinden ihraç edilmişti, ya da ayrılmak zorunda kalmıştı. Çatalca Levazım Depo komutanıyım. Binamızın girişinde güzel bir mescidimiz var. Cuma namazlarımızı rahatlıkla kılabiliyoruz. Sivil memurlar, işçiler, askerler…

Lojistik destek komutanımız Albay geliyor gidiyor; “bu yere ihtiyacımız var, haber merkezi yapmamız lazım. Mescidi başka yere yaparız” diye bana söyleniyor. Hâlbuki o kadar çok mekân var ki haber merkezi yapılacak. Amaç mescidi kaldırmak. Duymazlıktan geliyorum, bir şey bahane ediyorum. Hizmete yönelik bir emir olmadığı için de dikkate almamaya çalışıyorum.

Kendilerince uyanık davranıp bu yıkımı bana yaptıracaklar.

Ordu komutanımız sonradan hüküm giymiş ünlü bir 28 Şubatçı, İdari Yarbaşkanı Tuğgeneral…

Her gün irtica hakkında talimatlar yağmur gibi yağıyor.

Gel zaman git zaman Lojistik Destek Komutanı Albayımız tutumunu sertleştiriyor. Bir gün artık sabrım tükenmiş demek ki…“Komutanım, ben mescid yıktıran bir komutan olarak anılmak istemiyorum. Ben gidersem istediğinizi yaparsınız. Buyrun emir komuta sizde, istediğinizi yaptırın” dedim oldukça sert bir ifade ile.

Bu sözler eminim bir inayetle ağzımdan çıkmıştı.

Albay da şaştı, sustu kaldı. Nitekim bu tartışmadan dört beş ay sonra istifa dilekçemi verip, malulen emekliye ayrılmıştım.

Sonradan duydum ki, elbette mescidimiz yıkılmıştı. Bu ayete muhatap olmaktan daha acı ne olabilir? Dünyada ve ahirette hüsrana uğramak? İmtihanımızı kolaylaştıran Rabbimize sonsuz hamd-ü senalar olsun…

Ekrem Ata

Ekrem Ata

Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

Yorum Ekle

(*) ile işaretlenmiş zorunlu alanların tümünü doldurduğunuza emin olun. HTML kodları kullanılamaz.

asder logo

Adaleti Savunanlar Derneğinin ilkelerini benimsiyor ve her alanda "adalet"değerini temel alan kural ve uygulamaların gerçekleştirilmesi için mücadele çalışmalarına katılmanın gereğine inanıyorsanız; bizi takip edin...