Dünya “Sarı Yelekliler” tanımını ilk defa 17 Kasım 2018 de Fransa da akaryakıt zammının protesto edildiği eylemlerle duydu. Neredeyse Fransız halkının tamamına yakını bu eylemi destekledi ve hükümet geri adım atmak durumunda kaldı. Ancak nedense eylemler durmadı ve bugüne kadar Fransa genelinde adından söz ettirmeye devam ediyor.
Şimdilerde ülkemizde yaşanan bir olay Türkiye de “Sarı Yelek” eylemleri başlatılmak mı isteniyor? Sualini akıllara getirdi.
Geçtiğimiz hafta Koç Holdingin ana tedarikçisi konumunda olan Borusan Oto müşterilerine gönderdiği SMS mesajı ile ücretsiz araç bakımı hizmeti verdiklerini duyurmuş.
Söz konusu mesajı alan bir arkadaşım lüks marka otomobilini Borusan Avcılar Şubesine götürerek araç bakımını yaptırmış. Bakım sonrası aracını teslim aldığında aracıda ön yolcu koltuğu üzerinde bir hediye paketi görüyor.
Paketi açtığında içerisinden Shell akaryakıt firmasının bir ClupSmart kartı ile Fransa da ki eylemlerde giyilen sarı yelekten konulduğunu görüyor.
Elbette arkadaşım haklı olarak acaba Türkiye de sarı yelekli eylem hazırlığımı yapılıyor endişesi oluşuyor.
Belki ne var bunda canım. Fransa da sarı yelek taşımak araçlarda bir zorunluluk. Endişeye ne gerek var dediğinizi duyar gibi oluyorum.
Evet Fransa da araçlara sarı yeleklerin hediye ya da isterseniz adına promosyon deyiniz dağıtılması eylem öncesi hoş görülebilirdi. Ancak halkın mevcut devlet iradesine başkaldırı anlamına dönüşen sarı yeleklerin bir zorunluluk ya da alışılagelmiş bir durum olmamasına karşın dağıtılması üzerinde düşünülmeye değer bir durumdur.
“Bayram değil seyran değil eniştem beni niye öptü?”
Gezi Olayları, 17-25 Aralık hadisesi, MİT Tırları hadisesi ve en nihayetinde 15 Temmuz darbesi sonrasında başarılı olamayan kesimlerin hep tetikte beklediği aşikâr.
Eee birde muhalefetin ideolojik farklılığa rağmen bir orkestra gibi uyumlu çalışması ister istemez yeni bir eylem hazırlığımı sorusunu dikkate almamız gerektiğini haykırıyor.
Bilindiği üzere emperyalist devletler gelişmekte olan devletlerde STK lar ve toplumsal kuruluşlar üzerinde oluşturdukları suni gündemlerle mevcut iktidarı hizaya çekmeye gayret ediyorlar.
Amaç kendilerine bağlı, emir alan iktidarlar oluşturmak.
Suudi Arabistan gibi… Mısır gibi..
Artık çok dikkatli olmalıyız. Üzerimize yazılan senaryoları oynayan değil, senaryo yazan ülke olmak zorundayız.
Her zamankinden daha çok birlik ve beraberlik içerisinde olmamız gerekli.
Kaybedilecek bir anımız dahi olamaz.
Onlarca denemeye rağmen pes etmiyorlar.
Bilir misiniz? Bir arı bir gram bal için bir çiçeğe yedibin civarında uçuş gerçekleştirirmiş.
Asla pes etmeyecekler. Bizde etmeyeceğiz.
Sarı yelek değil ne dağıtırlarsa dağıtsınlar.
Algı için ortaya koydukları yolsuzluk ve yoksulluk söylemleri de bizi rehavete sevk edemez.
Bugüne kadar ortaya attıkları kocaman yalanları sürekli tekrarlayarak toplumda var ettiler.
Ömrü boyunca bir tek karıncaya bile zarar vermemiş devlet mekan Abdulhamit Hana Kızıl Sultan dedirten onlar değil miydi?
Şimdilerde de hırsızlık, yolsuzluk, yoksulluk ve liyakat kelimelerini ağızlarından düşürmeyenler kim?
Bakın bakalım geçmişlerinde Müslüman kadının başörtüsünü çekip alan,
Küçük yaşta İslami eğitimden mahrum bıraktıkları çocuklarımızı İslami değerlerden uzaklaştılar deyip eleştirenler ki?
Onlar değil mi?
Şimdi anladınız. Türkiye artık eski Türkiye olmayacak.
Değil sarı yelekliler kim gelirse gelsin karşılarında aslına rücu eden Milli İrade’yi bulacaklar.

