Pazartesi, 03 Şubat 2020 17:30

İdlib Bataklık Mı? Yoksa Varoluşun Başlangıcı Mı?

Bu sabah tüm ülke İdlib kırsalında rejim birliklerince Türk Silahlı Kuvvetleri konvoyuna  yapılan saldırının şokuyla güne başladı. Saldırıda 4 askerimiz şehit olmuş 9 askerimizde yaralanmıştı.

Şoku diyorum çünkü rejimin böylesi bir bataklıkta Türk Silahlı Kuvvetlerine saldırması mümkün değildi. Bu bana tasmasını elinde tutan sahibinden aldığı cesaretle etrafına saldıran tasmalı köpekleri hatırlattı. Tasmasını bırakınca az önceki hırçın hallerinden bir eser kalmaz.

Elbette Suriye başta olmak üzere Libyada da bir müttefiklik söz konusu olan Rusyadan aldığı cesaretle buna tevessül etmekte.

Fakat Türkiye’nin artık sabrının tükendiğini anlamaları lazım. Cumhurbaşkanımız Erdoğan AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları toplantısında Suriye’nin diğer bölgelerinde ki ve İdlib de ki olaylara seyirci kalamayacaklarını vurgulayarak; “Bunun için de askeri güç kullanmak dâhil ne gerekiyorsa yapmaktan çekinmeyeceğiz.” İfadeleri sadece rejim unsurlarına değil Suriye de hesapları olan tüm kesimlere de net bir mesajdı aslında.

Bugüne kadar gerek Astana ve gerekse de Soçi süreçlerinde barışçıl çözüm için çabalayan Türkiye’nin attıkları adımlara Rusya ve İran olumlu bir karşılık vermedi.

Tüm devletler Suriye de akan kardeşkanına duyarsız kaldılar. Aksine kendi ideoloji ve menfaatleri noktasında sorunu körükler bir tavır sergilediler.

Türkiye Suriye başta olmak üzere tüm İslam coğrafyasında yapılmak istenenin farkında. Ama bölgede ki istikrar için bu yeterli değil.

Esed’in bu şartlarda siyasi bir çözüme yanaşmayacağı artık kesin. Bundan sonra Esed’i köşeye sıkıştıracak bir hamle yapılması şart. Yoksa sessiz sedasız barışa doğru bir adım atacağa benzemiyor.

Türkiye İdlib kırsalında saldırıyı gerçekleştiren hedefleri anında cevap vererek imha etmiş olsa da bu İdlib için barışın tesisinde yeterli olmayacaktır.

Türkiye her an rejim unsurlarını vurabilir. Ancak burada çok dikkatli olmak lazım. Çünkü bugünkü olay bana Enver Paşa’nın Alman Savaş gemisiyle Osmanlıyı bir oldubittiye getirip Rusya karşısında savaşa soktuğu kurguyu hatırlattı.

Tarih yeniden tekerrür mü ediyor acaba? Birileri Esed Rejimi içerisinde bazı satın alınmış ajanları vasıtasıyla askerlerimizi şehit ederek Türkiye’yi dipsiz bir savaşa mı çekmek istiyor.

Çok dikkatli olmak lazım. Devletlerarası ilişkilerde duygusallığa yer yoktur. Kırk defa düşünüp bir defa biçmek lazım. Yoksa sonu gelmez dipsiz çatışmalarla karşı karşıya kalabiliriz.

Ancak bu ve benzeri olaylara sessiz kalmakta olmaz. Komplo teorilerini düşünüp temkinli hareket ederken yılanın başını ezmezsek iş işten geçebilir.

Türkiye ya Rusya ile kararlı ve kalıcı ateşkesi İdlib de temin etmeli ya da kendisine karşı sürdürülen vekâlet savaşları misali Suriye de ki unsurları eğitip donatıp üstün silah gücü ile kuşattıktan sonra Rejim Unsurlarını İdib’den çıkarabilecek tedbirler almalıdır.

Türkiye’yi İdlib bataklığına sokmak isteyenler çok değil yakın zamanda bunu başaramayacaklarını anlayacaklar. Ancak burada önemli olan Türkiye kendi stratejisini uygulayarak İdlib bataklığından çıkmayı başarabilecek midir? Yoksa iç muhalefetle uğraşmaktan dış politikasını milli menfaatlerimize uygun gerçekleştirmekte zorlanacak mıdır?

Türkiye artık bundan sonra rejimin birçok askeri üslerini hedef alacak şekilde hedefler belirlemelidir. Bugün yaşanan olay gibi bir olaya yeniden tevessül edecek olurlarsa sadece saldırıyı gerçekleştiren hedefler değil en az on katı ve daha önemde etkili hedefler anında imha edilmeli.

Bir kere muhalif unsurlara süratle hava savunma füze sistemleri verilmelidir. Rejim uçakları İdlib kırsalında uçmaya asla cesaret edememelidirler. İdlib bölgemizde etkin rol oynayan Türkiye’nin çıkışı olabilir.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin İdlib’e yapacağı muhtemel harekâtın ismi “İdlib İçin İstikrar Harekâtı” olmalı. Böylece Suriye halkına ve Dünya kamuoyuna istikrar vurgusu yapılmalı ve Türkiye’nin ne olursa olsun Suriye’nin toprak bütünlüğüne kastedici bir harekâtın yapılmayacağı, ilan edilmelidir.

Ersan Ergür

Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

Yorum Ekle

(*) ile işaretlenmiş zorunlu alanların tümünü doldurduğunuza emin olun. HTML kodları kullanılamaz.

asder logo

Adaleti Savunanlar Derneğinin ilkelerini benimsiyor ve her alanda "adalet"değerini temel alan kural ve uygulamaların gerçekleştirilmesi için mücadele çalışmalarına katılmanın gereğine inanıyorsanız; bizi takip edin...