Cuma, 18 Ekim 2019 13:50

Barış Pınarı Zafer Mi, Hezimet Mi?

Genlerinde askerlik ruhunu taşıyan Türk Milleti Barış Pınarı Harekatıyla özlediği kahramanlık türkülerini söylemeye başlamıştı. Ancak ABD’yle yapılan antlaşma gereği harekata ara verilmesiyle şu soruyu öne çıkardı; “Barış Planı Harekâtı Zafer Mi, Hezimet Mi?”

Elbette bir hezimet değil. Ancak mutlak bir zafer değil. Ancak küçümsenmeyecek bir başlangıç zaferidir.

Nasıl ki 1529 da Viyana Kuşatması ile Avrupa Türklerin durdurulabileceğini gördü ve yine 1699 da Karlofça Antlaşması ile Osmanlıdan toprak alınabileceğini gördüyse Türkiye de çağın süper gücü olarak bilinen ABD ye dur denilebileceğini dünyaya ve İslam Coğrafyasına gösterdi.

Bu açıdan bakıldığında Barış Pınarı Harekâtı gerçekten bir başarıdır. Bugüne kadar emme basma tulumba gibi ABD’nin dayatmalarına evet diyen, kendisine biçilen rolü oynayan bir Türkiye yerine oyun kurucu bir Türkiye ile karşı karşıya kalındığını ve kalınacağını tüm dünyaya gösterdik.

Türkiyesiz bir Suriye stratejisi geliştiren ABD, Batı ve Rusya şimdi Türkiye ile masaya oturmak durumunda kalmıştır. Üstelik Türkiye ile kim daha fazla yakınlaşırsa Suriye’de ki menfaatlerinin daha fazla ağırlık kazanacağı bir masa oluşmuş durumda.

Bakmayın siz ABD’nin ateşkes demesine. Onlar Türkiye’nin kararlılığı ve cesareti durumunda Dünya üzerinde çizilen karizmalarının kurtarılması derdindeler. Yapılan yazılı antlaşma metninin hiçbir maddesinde ateşkesi içeren hatta ima eden bir metin yok. Harekatın durdurulması bile 129 saatlik süreye ve terör unsurları PKK/YPG’nin barış koridoru bölgesinden çekilmesine bağlı.

Dışişleri Bakanımız Sayın Çavuşoğlu’nun yaptığı açıklama tamda bunu destekler mahiyette. Çavuşoğlu; “Barış Pınarı Harekâtı kesinlikle durdurulmamıştır. Ara verilmiştir. 120 saatlik süre sonrasında PKK/YPG unsurlarının bölgeden çekilmesini, ağır silahlarını tahliye etmesini ve tahkim edilmiş mevzilerin tahrip edilmesini yakından takip edecek ve süre sonrasında bu şartların yerine getirilmesi durumunda harekât durdurulacaktır.

Aynı zamanda ABD’nin uygulamaya koyduğu yaptırımlar harekât durduruluncaya kadar uygulanmayacak, durdurulduktan sonra ise tamamen kaldırılacaktır.

Peki bundan sonra ne olacak? Aslında çok basit. Öncelikle Barış Pınarı harekâtı ile Türkiye’nin terörden temizlediği bölgelere gönüllülük esasına göre Suriye’nin gerçek yerleşimci halkı yerleştirilecek. Bölgede yaşam alanları oluşturulacak.

Türkiye bölgede Barış Pınarı Harekâtı sonrası kazanımlarla yetinmeyeceğini de üstüne basa basa yineledi. ABD’nin boşalttığı, Rusya ve Rejim unsurlarının kontrolü ele aldığı Münbiç ve Fırat’ın doğusunda ki 444 km’lik alanın da terör unsurlarından temizlenmesi için Rusya ile görüşmelerine devam edecek.

22 Ekim’de Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın Soçi de Rusya lideri Sayın Putin ile yapacağı görüşmesinin ana temasını da bu konunun oluşturacağı artık kesinlik kazanmış durumda.

Türkiye zaten Astana süreci ile başlayan Suriye’nin siyasi istikrarının sağlanması yönünde atılacak adımlar üzerinde Rusya ve İran ile bir mutabakata varmıştı. Görünen o ki bu durumda süreç daha hızlı ilerleyecek.

Türkiye Barış Pınarı Harekatıyla ile sadece ABD ye değil tüm dünyaya bölgede oynayacağı etkin rolü göstermiş durumda. Bundan sonra iç dinamikleri ile tek bir ağızla hareket etmeyi başaracak bir Türkiye dış politikasını daha etkin kararlı ve cesaretle uygulayacak ve gerçekleştirecektir.

Türkiye bundan sonraki süreçte de başarılı olmak zorunda. Kararlılığını devam ettirmek zorunda. Çünkü harekatın aleyhinde açıklama yapmasına karşın Arap Halkları Arap Birliğinin aksine Türkiye’nin mazlum ve mahzun Müslümanların kurtuluş umudu olduğunun farkında.

Acele etmeyin! Sabırlı olalım. Eğer inanıyorsak zafer yakındır.

Ersan Ergür

Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

Yorum Ekle

(*) ile işaretlenmiş zorunlu alanların tümünü doldurduğunuza emin olun. HTML kodları kullanılamaz.

asder logo

Adaleti Savunanlar Derneğinin ilkelerini benimsiyor ve her alanda "adalet"değerini temel alan kural ve uygulamaların gerçekleştirilmesi için mücadele çalışmalarına katılmanın gereğine inanıyorsanız; bizi takip edin...