Öncelikle, Her sanatı icra edene Sanatçı denmez. Sanatçı üretendir. Üretmiyorsan taklitçisindir. Uyduruk kelimeleri yanyana getirmek, seni şair, Uyduruk tınıyı noktaya dökmek seni bestekar, sanatçı yapmaz. Nice sesleri berbat kişiler var ki, ses sanatçısı diye takdim edilir bizlere. Millet bunu gayet iyi bilir, görür. Hak ettiği mevkide konumlandırır onu. Baş üstüne alınması gerekeni de başının üstünde taşır, hayırla yad eder, onu unutmaz. Barış Manço gibi, Neşet Ertaş gibi, Aşık Veysel gibi.
Taklitçiler unutulup gitmeye mahkumdur. Sanatçı, her ağzına geleni fütursuzca, düşünmeden konuşamaz.
Halkın sanatçısı olmak istiyorsa ölçülü konuşmak zorundadır.
Hangi inanca, hangi ırka hangi siyasi ve dünya görüşüne sahip olursa olsun kimseyi ötekileştirmeden, hor görmeden, hakaret etmeden tüm millete eşit mesafede olmalıdır.
Sadece konuşma mı? Hal ve hareketi, davranışı ile de örnek olmalıdır sanatçı.
Sanatçı etiketi bunu hak etmeyenlerin üzerinde iğreti durur sahte ziynet gibi Bir gün kararır, dökülür.
Sanatçı vakur olur. Şaklabandan, dalkavuktan, soytarı gibilerden sanatçı olmaz.
Soyunmak, kendini teşhir etmek sanat değil pespayeliktir. Hele bunu sanat yaptığını zanneden şeye garnitür, Sos yapıyorsa. Sen sesinle, sözünle, sanatınla ön plana çık,bedeninle,dişiliğinle değil.
Sanatçı,
Sanat halk içindir.
Sanat, sanat içindir.
Sanat Allah içindir.
Felsefesini anlamamış ise o zaten SANATÇI değildir.
Selam ve dua ile...
Mesut Yücetürk

