Perşembe, 02 Temmuz 2009 05:28

Çarşaf yasağı var mıdır?

Çarşaf yasağı var mıdır?

Cumhuriyet döneminde çarşaf giyimini yasaklayan bir kanun olmadığı halde, halk içinde böyle bir kanunun var olduğu zannediliyordu.

Bu zan çeşitli nedenlerden hasıl olmuştu. Bunlardan bir tanesi, yönetici, memur ve eğiticilerin modern giyimi, yani Batılılar gibi giyinmeyi ısrarla teşvik hatta emretmesi; hanımlarının da halk karşısına her zaman Batılı tarzda giyinerek karşı çıkmaları sayılabilir.

Tüm resmi kurumlarda Batılı giyimin propagandası yapılıyor, Batılı tarzda giyinenlere "aydın ve ilerici", geleneğe ve tesettüre uygun giyinenlere ise "cahil ve mürteci" muamelesi yapılıyordu.

Bir başka neden ise, çarşaf giyiminin yurdun çeşitli kesimlerinde belediye yönetmelikleriyle yasaklanabilmesiydi. Örneğin Mersin'de çarşaf giyilmesi bir belediye kararıyla bütün olarak yasaklanmıştı.

Trabzon'da da valinin başkanlığında toplanan İl Genel Meclisi, kadınların çarşaflı olarak sokağa çıkmasını yasaklamış, karar oybirliği ile alınarak bir bildiriyle halka duyurulmuştu. Bildiride "çarşafın sakıncaları" ortaya konularak, özellikle de onun kötü niyetli kadınların kendilerini gizleme aracı haline geldiği ileri sürülüyordu. Polis, çarşaflı gördüğü herkesi en yakın karakola götürme konusunda emir almıştı. Rize İl Genel Meclisi de Trabzon'da alınan bu kararı aynen alıp uygulamakta gecikmemişti. Benzeri yasaklar çok geçmeden daha pek çok ile ve ilçeye yayılmıştı.

Buna bağlı olarak çarşafın lehinde "propaganda" veya konuşma yapanlara karşı cezalar uygulanmaya başlamıştı. İstanbul'da Şeyh Musa, vaazlarında kadın konusu ve çarşafın kaldırılması başta olmak üzere Cumhuriyet rejiminin aldığı Batılılaşma önlemlerini eleştirdiği için ceza mahkemesi önüne çıkarılmıştı.

Bu yaptırımlar elden geldiği kadar genişletilmeye çalışılmıştı. Buna mukabil İstanbul'da çıkan Akşam gazetesinde yayınlanan bir karikatürde, bir balona binen genç kız havalanmadan önce bırakılan fazla ağırlıklar olarak namus, edep ve öteki erdemleri atarken gösterildiği için, gazetenin sorumluları hemen mahkeme önüne çıkarılmışlardı.

Gazetenin başyazarı, yöneticisi ve sahibi her ne kadar karikatürün Türk kadının karşılaşabileceği kimi tehlikelere dikkat çekmek isteyen ahlaksal bir amaçla yayınlandığını ileri sürmüşlerse de, ilki 5 ay, diğer ikisi de 3'er ay hapis cezasına çarptırılmışlardı.

Türk Ocakları'nın kadın şubelerinden olan Türk Kadınlar Birliği 1950'den sonra yeni bir biçim ve hız kazanan "çarşafla mücadele" faaliyetlerinde önemli bir rol üstlendi. Örneğin 13 Mart 1956'da "bizi yabancı milletler nazarında küçük düşürüyor" diyerek çarşafın yasaklanması için meclise kanun teklifi götüren üç milletvekili de bu dernekte genel merkez üyeleriydi.

Teklifi olumlu karşıladığını açıklayan dernek, "Kanunun çıkacağına eminiz. Bizi Batı alemine karşı küçük düşürecek ve doğrudan doğruya gayri medeni bir kisve olan çarşafın mevzuuna karşı tedbir alınması şarttır" diyecekti.

Derneğin İzmir şubesi ise, bu kanun teklifine katılmamıştı. Dernek üyelerinin "çarşafla mücadele" konusunda izledikleri bir diğer yol, onların çarşaf giyen kadınları nasıl değerlendirdiklerini ifade bakımından ilginçtir: Dernek üyelerine göre, "manto bulamadıkları için çarşaf giyen kadınlara ucuz manto teminiyle çarşaf giyen kadınların sayısal artışının önlenmesi" sağlanmış olacaktı.

1960'tan sonraki elverişli ortamda bu dernek, faaliyetlerini "çarşaf ve başörtüsüyle" mücadeleye ağırlık vererek sürdürdü ve halen de bu maksatla başka ad ve örgütlerle sürdürmeye çalışmaktadır.

Görüldüğü gibi çarşaf ve başörtüsü kanunen yasaklanamamış fakat Anayasa Mahkemesi kararıyla kamu kurumlarında yasaklanmaya çalışılmıştır.

Kaderin cilvesine bakın ki devrimlerin yılmaz bekçisi CHP’nin çarşaf açılımı bazı kesimlerde tam bir hayal kırıklığı meydana getirmiştir. Bundan sonraki gelişmeleri ilgiyle takip edeceğiz.

Görelim Mevla neyler, neylerse güzel eyler…

                                                                                  Vehbi HORASANLI

Vehbi Horasanlı

Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

Yorum Ekle

(*) ile işaretlenmiş zorunlu alanların tümünü doldurduğunuza emin olun. HTML kodları kullanılamaz.

asder logo

Adaleti Savunanlar Derneğinin ilkelerini benimsiyor ve her alanda "adalet"değerini temel alan kural ve uygulamaların gerçekleştirilmesi için mücadele çalışmalarına katılmanın gereğine inanıyorsanız; bizi takip edin...